Teknoloji ve maddi imkânlar gelişirken insanların huzur ve mutluluğu azalıyor. Ahireti unutup dünya malına dalanlar, daha fazla kazanmak için çalışıyor. Oysa İslam dini insanların hayatlarını dengeli yaşamasını istiyor.

İnsanlar daha fazla kazanmak ve harcamak için sürekli çalışıyor. Kendisinin her şeyi elde etmeye her türlü imkandan yararlanmaya hakkı olduğuna inanlar, hedeflerine ulaşamayınca büyük hayal kırıklığı yaşıyor. Geçmişe göre refah içinde yaşayan insanlar, geçmişteki insanlardan daha mutsuz durumda. İnsan zekasının ürettiği teknolojinin sürekli ilermesine rağmen, insani değerlerin gerilediğine dikkat çeken İnsan Vakfı Eğitim Danışmanı Şerafettin Kalay, insanın ahireti unutmadan dengeli bir hayat sürmesi gerektiğini belirtti.

İnsani değerler geriliyor

Teknolojinin ve insanların maddi imkanlarını ilerlediğini ancak insani değerlerin gerilediğini vurgulayan Şerafettin Kalay, "Bugünün insanı dünkülerden daha mı mert, daha mı cesur, daha mı iffetli. Maalesef hayır" dedi. Çeyize ve eşyaya verilen değerin namusa verilmediğini belirten Kalay, "Bir ülkede zina suç olmaktan çıkmışsa orada iffet bitmiştir. Fertler de vardır ama o toplumda kalmamıştır. Halbuki bütün dünya malını, bir evin eşyalarını gelinin takısını üst üste koysanız, bir kızın iffeti ve namusu etmez" şeklinde konuştu. Vefanın, sadakatin, diğergamlığın ve cömertliğin azaldığını dile getiren Kalay, insanı insan yapan hasletlerin bunlar olduğunu söyledi.

Mülk suresi 15. ayette "O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah‘ın rızkından yiyin. Dönüş ancak onadır" buyrulduğunu hatırlatan Şerafettin Kalay, insanların ellerindeki malları ve imkanların hesabını vereceklerini unutmamaları gerektiğini vurguladı.

Dünya geçici, ahiret kalıcı

Müslümanların dünya malının peşinden sürüklendiğini anlatan Kalay, "Unutmayalım ki dünya geçici ahiret kalıcıdır. Dünyaya dalıp ahreti unutmak zeki ve basiret sahibi insanların yapacağı iş değildir. Ahiret hayatı için dünya hayatını bırakıp zillete ve başkasına muhtaç olmak da doğru değildir. İnsanlara katkı da bulunacak, başkasına muhtaç olmayacaksın. Geleceğe güzel günler hazırlayacaksın. Ancak bu akıntıya kapılmayacaksın" şeklinde konuştu. Bakara Suresi 172. ayette  "Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz, helal ve nezih olanlarından yiyin, sadece Allah‘a inanıp, kulluk ediyorsanız ona şükredin,"  diye emredildiğini belirten Kalay, Müslümanların rızıklarını helal yollardan kazanması gerektiğini vurguladı.

"Ömür boyu hüsran olmasın"

İnsanın isteklerinin sınırsız olabileceğini söyleyen Kalay, ancak insanın akıl ve iradesiyle bu istekleri sınırlayabileceğini dile getirdi. Kanaatin tükenmez bir hazine olduğunu aktaran Kalay, "İnsanın imkanları ve fırsatlarına göre taleplerde bulunmalı aksi halde hüsrana uğramaya mahkumdur. Bir çocuk bisiklet hayal eder, simit satarak alabilir.  Çünkü elinin yetebileceğini hayal ediyor onun için çalışıyor. Eğer elinin ve imkanlarının yetişmeyeceği şeyler hayal ederse bir ömür boyu hüsran yaşayabilir. İnsan denge kuran bir varlıktır imkanlarıyla hayallerini dengeleyen varlıktır. Dengeli insanlar daha başarılıdırlar" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi