Nasreddin Hoca akşam hanımına:
Hanım şimdiden
hazırlığımızı yapalım. Yarın hava güneşli olursa tarlaya gideceğim. Yağmurlu
olursa, medreseye gideceğim, demiş. Hanımı da:
Hoca efendi ne
olur ne olmaz inşaallah de. Belki bir mâni çıkar.
Hoca da:
Bire kadın ben ne diyorum, sen ne diyorsun. Hava güneşli
olursa tarlaya, yağmurlu olursa medreseye gideceğim. Üçüncü bir şık mı
olacak İnşallah demeye gerek yok.
Sen yine inşallah de.
La havle, demiş hoca.
Neyse yatmışlar, sabahleyin kalkmışlar hava güneşli; Hoca
tarlaya gitmeye karar vermiş.
Yolda giderken bir atlıya rastlamış. Adam:
Sen herhalde hocasın, falanca köy ne tarafta diye sormuş.
Nasreddin hoca da:
Şöyle gideceksin. İleriden sola döneceksin. 2 saat sonra
oraya ulaşırsın. Elinin tersiyle böyle tarif etmiş.
Adam kırbacını çekmiş.
Düş ulan önüme beni oraya götür. Yürü bakalım önümden.
Sonra kırbacıyla da sırtına vurmuş. Yürü bakalım demiş.
Gideceği yere varmışlar.
Bu defa adam hocaya bir kırbaç daha vurmuş.
Yürü ulan, şimdi geldiğin yere dön. Hadi bakalım yürü
demiş.
Hoca iki saatlik çetin yolculuktan sonra gece yarısı
evine gelmiş.
Kapıyı tak tak diye çalmış. Hanım içerden:
Kim O deyince, hoca:
Hanım aç kapıyı. Benim İnşaallah demiş.
Kapı açılmış içeriye hoca girmiş. Hocanın perişan halini
görünce ona takılmadan edememiş:
Hani İnşaallah demiyordun Hayırdır inşallah!
Nasreddin hoca hanımına şu cümle ile başlayarak cevap
vermeye başlamış.
Hiç kimse hayata hâkim değil, diyerek olanları olduğu gibi
anlatmış. İnsanın hayatında inşaallah ın ne kadar önemli olduğunu beyan ederek
meseleyi anladığını anlatmış.
İnşaallah kelimesi, Allah (c.c.) nün geleceğe dönük
cümlelerimiz arasında kullanmamızı istediği bir vahiy yoludur.
Bu ifade Allah (c.c.) dilerse anlamına gelen bir şart
cümlesidir.
Kainatta her şey Allah ın takdiri ile cereyan eder. Allah
(c.c.) istemeden hiçbir şey olmaz. Mü minler, gelecekte bir görev yapmak
istediklerinde bunu ifade ederken İnşaallah şöyle yapacağım derler. Bununla
Allah ın irade ve gücünü ikrar edip O ndan izin ve yardım istemiş olurlar. Bunu
Allah (c.c.) şöyle beyan eder:
Hiçbir şey için, bunu yapacağım deme; ancak Allah
dilerse (inşallah) yapacağım de. (Kehf Suresi 23-24) Bu ifade ile Allah,
Müslümanlara ileride yapmayı düşündükleri işler için inşallah demelerini
emrediyor.
Çünkü gelecek bizim elimizde değil, gelecek Allah ın
takdirindedir.
Bazen kararsız olduğumuz ve hatta olumsuz düşündüğümüz
bir meselede sırf muhatapdan kaçtığımız için inşallah deyip geçiyoruz. Bu
yanlıştır. Çünkü bu durumda bu kelamı (inşaallah) bir kaçış cümlesi olarak
kullanıyoruz. Muhatabımız da çileden çıkıyor. İnşaallahla, maşaallahla olmaz
gibi nezaketsiz sözler sarf ediyor. Bu nezaketsizlikte böyle söyleyenlerin de
payı vardır.
Her zaman Allah ın adını anmak için inşallah denir.
Sadece şüpheli şeylerde değil, kesin olan şeylerde de inşallah denir.
Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz de, ölmek kesin olmasına rağmen, İnşaallah
öleceğiz diyor. Mezarlığa uğradığında diyor ki:
Es-Selamu aleyküm, ey Mü minler diyarının sakinleri.
İnşaallah biz de sizlere uğrayacağız. (Müslim)