İnşaallah - Maşaallah

Abone Ol

S

oru: Bazı kimseler günlük konuşmalarında: "Bu iş, inşaallah ile maşallaha kaldı ise yandık" diyorlar. Bunun dini bir sakıncası var mıdır

Cevab: Bismillahirrahmanirrahim.

Bu konuşma, tehlikeli sözlerdendir. önce kelimeleri açalım: İnşaallah: Eğer Allah-ü Teâlâ isterse, dilerse, maşallah: Allahın istediği olur manasındadır. Mülk Allah-ü Teâlânındır ve sadece Onun hükmü geçerlidir. Allah-ü Teâlâ şöyle buyurur: (Resûlüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri laırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik Senin elindedir. Gerçekten Sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır, dilediğine de sayısız rızık verirsin. (Âl-i İmran suresi: 26-27)

Evet Allahın dilemediği, Onun izin vermediği hiçbir işi, dini ne olursa olsun mümkün değil kimse başaramaz. Bunu kesinlikle bilmemiz gerekiyor. Bu bilinmeden sıhhatli bir inanca sahip olunamaz. Bir çok Müslüman bu gerçeği bilmiyor. Bilmiş olsa böyle söylemez. Gerçi bazen bu söz yani: "Bi şi maşallahla inşaallahla olmaz" sözü: Ciddi gayret göstermeksizin anlamında da kullanılır. Bu manada kullanmanın bir sakıncası yoktur. Çünkü bir Müslüman her şeyden önce üzerine düşeni yapmalı, ciddi gayret göstermeli, ondan sonra Allahda tevekkül etmelidir. Üzerimize düşeni yapmadan, tembel tembel oturup inşaallah dur demek de tevekküle, dini esaslara aykırıdır. Maşallah şu manalarda da kullanılır:

1- "Allah nazardan saklasın" karşılığı olarak kullanılır.

2. Hayret ve memnunluk uyandıran hâller karşısında söylenir.

3. Olacak şey değil, böyle de olmaz ki.

4. (i) Nazar değmemesi için çocukların boynun atakılan veya elbisesine iliştirilen, binaların çeşitli yerlerineasılan veya konulan levha.

Mâşallahı var: Durumu iyi, nazar değmesin.

Seyyidü l-İstiğfar

Soru: Seyyidü l-İstiğfar ı yazar mısınız Cevab: Bismillâhirrahmânirrahîm.

Tevbe ve istiğfar İslâm kaidelerinin en mühimidir. Ve üç şartı vardır. Günahı terketmek, yaptığına pişman olmak ve bir daha yapmamaya azmetmek (karar vermek). Suç insan hakkına ait ise, dördüncü bir şartı daha vardır ki, o da; hakkı sahibine iade etmek, yahut helâlleşmektir. Güneşin batıdan doğması tövbenin kabulü için son haddir. Bir daha tövbe kabul edilmeyecektir.

İstiğfar da: Diliyle, Allah tan günahının affını istemek ve kalbiyle kusuruna pişman olup, bu kusuru bir daha işlememeye niyet etmek ve ancak Allah ın rızasını gözetmektir.

Şeddad ibn-i Evs (R.A) dan rivayete göre Peygamber (SAV): Seyyüd l-istiğfar şudur buyurdu: Allahümme ente rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va dike mestada tü ebuû leke bini metike ve ebuû leke bizenbî, fağfirlî feinnehü lâ yağfirüzzünübe illâ ente, eûizu bike min şerri ma sana tü. Manası: (Ey Allah ım! Benim Rabbim Sen sin. Senden başka bir ilâh yoktur. Beni Sen  Yarattın. Ben Senin kulunum. Ben gücümün ettiği derecede Senin ahdin ve va din üzere sabitim. Ben Sen in ihsan ettiğin ni metlerini i tiraf ediyor ve günahlarımı da itiraf ediyorum beni mağfiret eyle! Şu muhakkak ki, günahları Senden başkası mağfiret edemez. Ben işlediğim işlerin şerrinden Sana sığınıyorum!)

İnsan akşama girerken bu duayı okuduğu zaman, o gece ölürse Cennete girer, yahut Cennet ehlinden olur. Bu duayı sabaha girerken okuduğu zaman da, o gününde ölürse, o da (geceki okuyan) gibi Cennet ehlinden olur.