28 Aralık 2011 akşamında Türk Hava Kuvvetleri‘nin F-16 savaş uçaklarıyla yaptığı bombardıman sonucunda Şırnak‘ın Uludere ilçesi yakınlarında 34 sivil vatandaşımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay, TBMM İnsan Hakları Komisyonu‘nda hâlâ araştırılıyor.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Irak sınırında 34 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili olarak, ‘‘Başladığımız yerden çok ilerideyiz, o zaman vatandaşlarımıza demiştik ‘inşallah bu işi çözeceğiz‘ diye, bu kararlılıkla çalışmalarımıza devam ediyoruz‘‘ dedi.
Üstün, Uludere‘de güvenlik bürokrasisiyle ve idarecilerle görüştüklerini hatırlatarak, rapor hazırlamak için eksik bilgilerin tamamlanmasını beklediklerini söyledi.
Uludere‘deki gelişmeleri adım adım izlediklerini ifade eden Üstün, şöyle konuştu:
‘‘Heron görüntülerini de seyrettik, bunlardan bilgi edindik. Daha sonra bunların raporları geldi, ondan ayrı bilgi edindik. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından şahısların konuşmalarına ilişkin dökümler aldık. Son olarak İçişleri Bakanlığımızın müfettişlerinin hazırladığı raporu kısmen okuduk. Başka kurumlardan da birtakım taleplerimiz olmuştu, o bilgilerin gelmesini bekliyoruz. Başladığımız yerden çok ilerideyiz, o zaman vatandaşlarımıza demiştik ‘inşallah bu işi çözeceğiz‘ diye, bu kararlılıkla çalışmalarımıza devam ediyoruz ama hiçbir şey hemen olmuyor.‘‘
Karışık bir olay
Basit bir trafik kazasında dahi savcının 5-6 ay içinde dava açabildiğini belirten Üstün, Uludere‘deki gibi karışık bir olayın çözülebilmesinin zaman alabileceğini kaydetti.Sürecin sabırla takip edilmesi gerektiğini düşündüğünü bildiren Üstün, şöyle devam etti: ‘‘Üyelerimizle vardığımız mutabakatın dışında bazen bazı bilgileri tersinden de vererek bu soruşturmayı zora sokuyorlar. Bu soruşturmanın sabırla izlenmesi, sonucunun sabırla takip edilmesi gerektiği inancındayım. Komisyon başladığı yerden çok ileride ama bu işin raporunu yazmadan bir şey söylemek mümkün değil. Bütün burada hata mı, kusur mu, kasıt mı, ihmal mi var, bunu ancak raporumuzda söyleyeceğiz. Bazen bir konu duyuyoruz, bunu başka bir yerden teyit ettiğimizde farklı olduğu anlaşılıyor.
Bütün bilgileri masanın üzerine koymadan bir şey söylemek erken ve yanıltıcı olur. ‘Raporumuzu 1,5-2 ay içinde hazırlayacağız‘ demiştik ama yeni geldiğimiz noktada biraz zamana ihtiyacımız olduğunu gördük. Bir pencere açıyorsunuz, o pencerenin arkasında birkaç pencere daha çıkıyor. Onları da açmak ve incelemek gerekiyor. O bakımdan zaman veremiyoruz ama en kısa zamanda bütün bilgileri topladıktan sonra raporumuzu yazmayı düşünüyoruz.‘‘



