Spor

Infantino'dan tarihi itiraf: Trump Balogun için aradı!

Dünya Kupası'nda patlak veren Folarin Balogun krizinde sessizliğini bozan FIFA Başkanı Infantino, ABD Başkanı Trump'ın kendisini aradığını resmen itiraf etti.

Abone Ol

Futbol dünyası FIFA kararıyla karıştı. Ev sahibi ABD'nin yıldız oyuncusu Balogun'un kırmızı kart cezasının bir anda sümen altı edilmesiyle başlayan yangın, siyasetin yeşil sahaya inmesiyle dev bir alev topuna dönüştü. "Çifte standart" ve "siyasi baskı" iddiaları havada uçuşurken, futbolun bir numaralı isminden gelen o itiraf niteliğindeki açıklama gündeme bomba gibi düştü.

Telefonun Ucundaki İsim

FIFA Disiplin Kurulu'nun aldığı skandal kararın yankıları sürerken, Infantino kamuoyuna yansıyan ağır eleştirileri gördüğünü belirterek kameralar karşısına geçti. FIFA'nın yargı organlarının tamamen otonom çalıştığı, kararların sadece somut gerçeklere dayandığı savunuldu. Asıl sarsıcı gelişme, sürecin perde arkasına dair yapılan bilgilendirmeyle patladı. ABD Başkanı Donald Trump ile kupa meselelerini düzenli konuştuğunu belirten Infantino, Balogun dosyası için de çok kritik bir telefon aldığını kaydetti.

"Sadece Bilgilendirme Yaptım"

"Evet, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ile FIFA Dünya Kupası’na ilişkin konuları düzenli olarak görüşüyorum; bu hususta da Başkan Donald Trump’tan bir telefon aldım" sözleriyle o görüşmeyi doğrulayan yetkili isim, sürecin sadece bilgilendirme düzeyinde kaldığını iddia etti. Kurulların bağımsız olduğu ve yargı sürecine müdahale edilemeyeceğinin Trump'a açıkça iletildiği vurgulandı. Farklı devlet başkanları ve hükümet yetkililerinden de benzer telefonlar aldığını ifade eden FIFA Başkanı'nın, bu olağanüstü durumu sıradanlaştırma çabası dikkatlerden kaçmadı.

Kararlara Kendisi de Şaşırıyormuş

Disiplin kurulu dosyaları karara bağlandığında kendisinin de metinleri sonradan okuduğu aktarıldı.

Infantino, "Bazen bu kararlar karşısında şaşırdığım oluyor. Bazen onlara katılabiliyorum, bazen ise fikir olarak ayrışıyorum" diyerek topu taca attı. Kişisel zevklerin veya hoşnutluğun hiçbir ehemmiyeti olmadığı, kararların hukukun üstünlüğüne göre verildiği ifade edildi.