İnsan güzellikleriyle insandır. Güzellik insana anlam ve değer kazandırır. Güzellikler ahlâk ile anlamlıdır. Hayatını iyiliklere, güzelliklere adayanlar kendilerinden asla vazgeçmezler. Kendilerini başkalarıyla tartıp biçmezler.
Peygamber ahlâkından söz ediliyorsa onun gibi olmaya özenli olurlar. Her söz ve davranışlarına dikkat etmelerine gerek yoktur, çünkü bu, onların doğasıdır. Davranışlarından, sözlerinden bir sapma oluyorsa o zaman sırıtır, göze batarlar.
Edep bunun yansımasıdır.
Kaba, nobran insanlar asla kendilerini bilmezler. Ruhlarından akan o karanlığı doğaları gereği yayarlar. Saldırgan olurlar. Bahaneler üretirler. Hakikatin peşinde olmak yerine kendi ruhlarından akanla var olmaya çalışırlar. Zamanla da o duruş onların özelliği olur.
İncelikler ve güzelliklerden söz ederken böyle bir tanımlamayla araya girmek yazının, düşüncenin doğasına ters düşer. Ancak güzel ile çirkin, kaba ile narin gibi zıtlar olumlu olanları tanımlamada belirleyici olur.
Güzel insanın sözü de güzel olur. Merhum Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerini önemserim. Özellikle de şu iki dizesi ne çok şey ifade ediyor:
“Güzelin düşmanı güzel olur
Güzelin yâri güzel”
Ruhunda güzellikleri barındırmayanlar o ağır, kaba, keskin dilleriyle başkalarını sindirmeye bakarlar. Susturmanın tek yolu da budur. Oysaki Hakikat Medeniyeti’nin güzellikleri asla sindirilemez. Tarihin derinliklerinde bu tip insanların asla bir yeri yoktur. İnsanları ruhlarıyla doğramaya bakanlar kendi karanlık ruhlarından akan zift ile etrafı kirletirler. Bunu da bir başarı olarak görürler.
Güzel insanlar vefalıdır. En küçük iyilikleri ihmal etmezler. İnsanın insana bir dokunuşu insanın yönünü ve hayatını değiştirebilir. Umulmayan, beklenmeyen bir insanın hayatına yön verebilir. Güzellikler denizinde bulunduklarından arı bir ruha sahiptirler.
Hakikatleri ifade etmekten, mücadele etmekten asla vazgeçmezler. Günübirlik yaşamazlar. Aleyhlerine olsa bile gerçekleri ifade etmekten kaçınmazlar. Zor zamanlara hazırlıklı olurlar. Şeytanların tuzağına kapılmazlar. Şeytanlarla arkadaşlık etmezler.
Çıkar onların dünyasında yer almaz.
Verdikleri mücadele, yaşama tarzları onların aydınlık yolda olmalarını sağlar. Güçlüklerle karşılaşırlar asla yılmazlar. Zaman onları haklı çıkarır.
Şeytanlar güzellikleri, ahlâkı donanımları onları kolay alt edemez. Etrafında çok gezinirler. Dünyevi çıkarlara gözleri kapalıdır. Gün ve dönemler gelip geçicidir. Saltanatlar ilânihaye sürmez. Bunun bilincindedir. Dünya saltanatı göz alıcı, yanıltıcı ve hatta göz karartıcıdır.
Güzellikleri olmayanlara laf yetiştirmeye değmez. Bu, zaman kaybı olur.
Güzel insanların güzelliklerle, güzel insanlarla işi olur.
Onlar bir yerden geçtiklerinde yürüyüşlerinde bile güzellikler yansır.
Lafın kalabalığından kaçınırlar. Az konuşurlar. Güzelliklerine güzellikler katarlar her hâlleriyle.
İnsanı öldürmeye değil diriltmeye bakarlar.
İnsanı incitmeye değil gönüllerini almaya bakarlar.
Hakikatin sözcüsü olurlar.
Yanlarında güzel insanlar olur. Birlikte güçlü olurlar. Bir gül bahçesinin güzelliklerini yaşar ve yaşatırlar. Ağızlarından akan sözler insana hoşluk verir. Melek ruhludurlar.
Niyetleri aşktır, sevdadır. Bununla güzeldirler.