İnanma Erdemi ve Bağlanma

Abone Ol

Dönemlerin insanlar üzerinde belirgin etkileri olur. Dönemler derken dönemlerden çok dönemin koşulları ve insanların yönelimleri belirgin olur.

Düşünce yoğunluklu zamanlardaki insanların tutumları elbette canlı ve hareketli olur. İnsanları etkileyen ve yönlendirenler daha çok büyük sanatçılar, düşünürlerdir. Edebiyat en belirgin olanı. Edebiyatın da çekim alanı şiirdir. Şiir daha çok duygulara, insanın gönlüne hitap ettiğinden ister istemez dokunur. Bu ister ruha, ister kalbe olsun fark etmez. Düşünce hayatını belirleyen siyasayı da etkileyen gene sağlam ve köklü düşüncelerdir. Akımlar da sanat eksenlidir.

Şiirin hayatımızın merkezinde yer almasının en temel nedeni Sevgili Efendimizin şiire izin vermesidir. Şiir ile duygular çok rahat yönlendirilebiliyor. Müslümanların hayatında şiir merkezdedir. Hemen her ana ve duyguya hitap eder. Bağlanışlar şiirin etkisi büyüktür.

Milletlerin merkezinde sanat var ise toplum duyarlığı da yüksek olur. Osmanlı sanatı şiiri, mimarisi, hattı, ebrusu, hemen bütün zanaatların estetik oluşu insanların ruh dünyasının yansımalarıdır.

Şiir ile hemen her adımda yüzleşiriz. Sevgililere, aşklara ve bağlanışlara öncülük eder. Salt bununla sınırlı değil hayatın diğer alanlarına da etki eder. Aşk ile bağlanış, sevdalanış insanı coşkun hâle getirir. Dava aşkının sevdaya dönüşmesinin de nedeni budur.

İdeolojik akımlarda da şiir ve roman gibi sanatlar çok etkilidir.

Günümüz siyasa insanlarından sanat adına bir beklentimiz yoktur ne yazık ki. Bu yüzyılın siyasilerinde sanat ilgileri oldukça azdır. Sanat, özellikle de şiir onlar için sadece bir malzeme konusudur. Şiirin özünden yararlanma, hayata uyarlama gibi bir anlayış ve yaklaşımları yoktur ne yazık ki. Kültürsüzlüğün ve düşüncesizliğin en etkili olduğu dönemlerdir bu dönemler. Onları çekip çeviren, yön veren büyük sanatçıların dikkate alınmayışı asıl sorunları ve hatta talihsizlikleri.

Dönemlerinde büyük sanatçılar birçok yönüyle etkindiler. Şu zaman için artık bu etkiden söz edilemez. Okumayan, düşünmeyen, duyarlıkları olmayan sadece reklam ve PR ile yönlendirilen kimselerdir bunlar.

İnanan toplumların duyguları çok daha sağlıklı ve sağlamdır. Bağlanışları güven verir. Güven verici olan kendilerini yöneten erdemlilerdir.

Slogan ve kaba bilgilerle insanları yönetenlerin kalıcı etkileri olmaz. Gelip geçicidirler. Türkiye siyasasının önemli sorunlarından biridir. Siyasilerin siyasal dönemleri bittikten sonra unutulurlar.

Osmanlı sultanlarının unutulmazlıkları sadece sultanlıkları yani padişah oluşları ile değil. Örneğin Osmanlı sultanlarında otuzun üzerinde isim var. Ancak bunların bir kaçı akılda var. Bunlar ise ya şair, ya da başka özellikleri var. Düz kişiler değildirler.

Müslümanın inanışı başka inanışlara benzemez. İman ile düşünce birbiriyle ilişkilidir. Bunda da sahihlik ve adalet aranır.

Hayatın terazisi ağırdır ve dikkat gerektirir. İncelikli olan, güzel ve iyi olan kalıcı etki bırakır. İslâmî bilinç ve duyarlık bakımından bu yüzyılın önemli ve büyük şair ve düşünürleri var. Bunlar hem genç kitleleri etkiler hem de siyasileri de beslerler. Beslenme nasibini alanlar yolculuklarını sağlıklı sürdürürler.

Bugün şair ruhlu siyasilerin olmayışı her yönüyle belirgin. İnsanı derinden kavrayan

Gençliğin de sanat ve düşünceden uzaklaşması, siyasal söylemin ağırlık basması ile bir savrulma yaşanıyor. Çünkü siyasilerin sanat ve düşünce bağlamında kalıcı etkileri olmadığı gibi besleyici de olmazlar. Onların varlığı siyasilerin etki alanın ile sınırlı olur.

Gençliğin savruluşunun ve boşlukta kalışının asıl nedeni de budur. İdealsiz, düşüncesiz ve davasız bir gençlik var olur sadece. Var olmak denecekse buna.