İnançtaki bozukluğun sebep olduğu neticeler...

Abone Ol

Çağımızda insanların çok önemli bir bölümü ateist, materyalist düşüncelerin etkisinde, ekonomik baskılarla makina hayat çarkına düşmüş, büyük çoğunluğu da ruh sağlıklarını yitirmişlerdir. Sonuç olarak insanların mutsuzluğu olağan hale gelmiştir.

İnsanlardaki ruhsal sıkıntılar, bedene yansımış hastalıklar içindedir. Üzüntülerin hormon sistemine yaptığı tahribat mide ülseri, kalb damarı hastalıkları, çeşitli sindirim sistemi hastalıkları yapmaktadır. Hatta çağımızın hastalığı sayılan kanserde bile ruhi sıkıntıların etkisi inkâr edilemeyecek kadar açıktır.

Sırf ruh sağlıkları bozuk olduğu için insanlar maddesel hastalıkların pençesinde kıvranmaktadırlar.

İnsanların beşte biri ruh sağlıkları bozuk oldukları için alkolizmin ve beyaz zehirin pençesine düşmüştür.

Bugün ruhi bunalımlar olağan hale gelmiş, herkes çantasında uyuşturucu zehirlerin daha masumu sayılan saadet hapları taşır hale gelmiştir.

İnsanların, "ekonomik sıkıntı" diye yaptıkları ahlaksızlıkları kapatmak için kendilerini mazur göstermeleri, aslında materyalist kafa yapısı ile paraya kulluk yapmaktan doğan bir yanılgıdır.

İstatistikler fuhşun, evini terkeden kızların, kocasını aldatan kadınların her gün biraz daha arttığını gösteriyor. Materyalist kafalar buna sebep olarak ekonomik sıkıntıları başka bir ifade ile geçim darlığını gösteriyor. Bu tamamen yanlış bir tespittir. Bunun temelinde iman zafiyeti diğer bir ifade ile imansızlık vardır. Memleketimiz de dahil olmak üzere dünyadaki ekonomik sıkıntıların tamamı sun idir. Daha çok yemek, daha çok çeşit giyinmek, daha bol eşya kullanmak, kafaları ve gönülleri meşgul eden tek şeydir. TV, basın-yayın organlarıyla toplumlara bu şırınga edilmiştir. İnsanlar, bunlarsız hayat, hayat değildir fikrine saplanmıştır.

Gerçekler bunun zıddınadır. Dünyada az yiyenler değil, çok yiyenler daha çok hastalıkların pençesindedirler. Daha çeşit giyenler ile daha bol eşya kullananlar ekonomik sıkıntılara ve neticesi olan ruhi bozukluklara düşmektedirler.

Hasılı, bedenî ve ruhî aksaklıkların ve bitmeyecek gibi görünen sıkıntıların asıl sebebi, Allah a olan itaatsizliktir. İnsanlık, yaratanına karşı isyan halindedir. Namazını kılmamakla, zekatını vermemekle, faize dalmakla, cihadı terk etmekle, Kur ân ı askıya almakla... İsyankârlık sürüp gitmektedir.

Kur ân her insanın telâş ve yanlışlıklarını yıkıp yeni bir dünya yaşantısını tarif eden harika bir ilaçtır. Bir insan ne denli çıkmazda olursa olsun, Kur ân onu çıkmaz sokaklardan alıp, Sırat-ı Müstakîm e, gerçeklerin ve güzelliklerin yoluna koymaya muktedirdir. Ona sarılan da ne dünya, ne de gönül hastalığı kalmaz.

Bütün sıkıntıların kaynağı Kur ân sız hayat düzenidir. Onsuz her ilacın terkibi bozuktur. Terkibi bozuk ilaçlarla değil, bir ismi de "eş-Şifa" olan ilaç ile şifa bulunuz.

Allah (CC) meâlen şöyle buyuruyor:

"Allah ın indirdiğine şüphe olmayan o Kur ân içindeki hükümlere hiç ayırt etmeden amel edenleri dünya ve ahiret saadetine kavuşturur." (Bakara suresi: 2)

"Kur ân mü minler için şifa kaynağıdır." (İsra Suresi: 8)