Yakın zamana kadar “İmralı ile görüşülmeli mi görüşülmemeli
mi ” tartışması yapılıyordu!
Nihayet o tartışma aşıldı ve İmralı ile görüşülmeye karar
verildi ama bu sefer bir başka tartışma konusu ortaya çıktı!
Adına “Görüşmeye kimler gitmeli ” tartışması diyebileceğimiz
bu tartışma da iktidar kanadı “Görüşecekleri ancak ben tespit ederim” diye
diretirken BDP’liler de bu konuda karar verecek merciinin sadece kendileri
olduğunu iddia ediyorlar!
İktidar kanadı kendine göre kurallar koymaya çalışıyor!
Mesela, “Dağdaki teröristlerle kucaklaşanlar İmralı’ya
gidemez” diyorlar!
Mesela, “Söylemleri sert olanlar gidemez” diyorlar!
Mesela, “Döndükleri zaman ne söyleyecekleri belli olmayanlar
gidemez” diyorlar!
İktidar İmralı’ya gidecek olanların dönünce yapacakları
açıklamalarla sürece katkıda bulunacak isimler olmasında ısrarlı görünüyor!
BDP’liler ise bu şartlara rıza gösterecek gibi durmuyorlar!
Kimin gidip kimin gidemeyeceği konusu bugün yarın açıklığa
kavuşacak gibi görünüyor!
İktidarın bu konudaki endişelerini tamamen haksız bulmuyoruz
ama terörist başı ile görüşmeye razı olduktan sonra dağdaki terörist ile
kucaklaşana yasak konulmasına bir anlam veremiyoruz!
“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ” diye sormak geliyor
içimizden!
İmralı’ya gitmek için gösterilen teveccühe bakınca iktidarın
yakın zamanda başka arayışlar içine girmek zorunda kalabileceğini düşünmeden
edemiyoruz!
Onca kişiyi İmralı’ya taşımak yerine İmralı sakinini bu
tarafa getirmenin daha makul ve mantıklı olacağı düşünülebilir diyoruz!
“Hiç öyle şey olur mu ” diye ayaklanmayın!
Bu sorunu çözmeye niyetli olanlar “İktidar elimizden gidecek
olsa da biz bu sorunu çözeceğiz” noktasına gelmişlerse olmayacak şey yok
demektir! Evet, Türkiye zor günler yaşıyor!
Zor günlerden iktidar da nasibine düşeni alacak, muhalefet
de!
Zor günlerin sonrasında aydınlık günlerin gelmesi en samimi
temennimiz!
Yine en samimi temennilerimizden biri de bu zor günleri
kazasız belasız atlatmak!