Terörsüz Türkiye sürecinde oldukça çalkantılı günler yaşanıyor.
Tabir caizse terörsüz Türkiye sürecinde tarafların her biri ayrı telden çalıyor.
Yani sürecin taraftarı olan her kafadan bir ses çıkıyor.
Kimi İmralı sakini Öcalan’a etkin bir statü verilmesi gerektiğini ileri sürüyor.
Kimi yeni bir yol haritasından söz ediyor.
Kimi örgüt tüm silahları bırakmadıkça hiçbir şey yapılamayacağını vurguluyor.
Yani süreç büyük bir hızla çıkmaz sokağa doğru gidiyor.
Bu arada İmralı sakini Öcalan’ın bugüne kadar duymaya alışık olmadığımız açıklamalar yaptığı iddia ediliyor.
Mesela İmralı sakini Öcalan’ın “benden bu kadar” diyerek süreci beraberce yönettikleri isimlere rest çektiği söyleniyor.
Bir taraftan kendisinin içinde bulunduğu şartların iyileştirilmesi yolunda olumlu mesajlar verilirken diğer taraftan çözümü kolaylaştıracak adımların atılmadığını ileri sürdüğü belirtiliyor.
İmralı sakini Öcalan’ın örgütü feshetmek ve silah bıraktırmak konusunda “acaba hata mı yaptım” diye kendi kendisini sorguladığı iddiası da gündeme getiriliyor.
İmralı sakini Öcalan’ın kendisine verilen sözlerin yerine getirilmemesi üzerine “acele mi ettim” diye süreci sorguladığı yolundaki görüşler ağırlık kazanıyor.
Açıkça görülüyor ki terörsüz Türkiye süreci oldukça çalkantılı günlerden geçiyor.
Sürecin Cumhur İttifakı tarafından AKP ile MHP arasında tam bir mutabakattan söz etmek mümkün değil.
MHP lideri Bahçeli tarafından yapılan açıklamalar, AKP sözcüsü Ömer Çelik tarafından yapılan açıklamalar ile dengelenmeye çalışılıyor.
DEM Parti ise İmralı ile Kandil arasına sıkışmış bir politika izlemek zorunda kalıyor.
Yani sürecin tüm tarafları sıkıntılı günler yaşıyor.
En önemlisi de İmralı sakini Öcalan’ın kendisinin atmış olduğu adımların karşılıksız kalmasını “bu işin içinde bir bit yeniği var” sözleri ile eleştirdiği ifade ediliyor.