Bir Müslüman olarak gayemiz Allah ın rızasını
kazanmaktır.
Herkes bir şey kazanmak, bir şey toplamak, bir yerlere
gelmek için çalışıyor. Müslümanlar da Allah ın rızasını kazanmak için çalışması
lâzım. O nun rızasını kazanmadıktan sonra dünyayı kazansanız boştur. Çünkü
sonunda dünyayı bırakmak zorundasınız. Ne kadar sarılsanız, tutulsanız,
bağlansanız, sarsanız, sarmalasanız sonunda bu dünya ölüm hâdisesiyle
silkeleyecek ve burayı terk edeceksiniz.
Allah ın rızasıdır size kalan. Bu dünyadan ahirete
götürüleceksiniz içinde size faydası dokunacak tek şey iman ve salih ameldir.
Onun için bunlara çok önem vermek lâzım. Müslüman sevdası bu olmalıdır.
Allah ın rızasını kazanmanın tedbirini almalıdır. Cenab-ı Hakk, herkese bunda
muvaffak olmayı lütfetsin
Müslümanlar toplumun huzurunu kaçıracak hareketlerden
uzak oldukları gibi, huzur ve sükûnu ihlâl edenlere de fırsat vermemelidirler.
Çünkü İslâm ın yaşanacağı, anlatılacağı anlaşılacağı ortamlar huzur
ortamlarıdır. İnsanlar kavgalı, birbirleriyle çatışmalı iken İslâm ı
anlatamazsınız. Nerede barış ve sükûnet varsa İslâm orada anlatılabiliyor,
anlaşılabiliniyor. Buna toplumun barışı diyoruz. Topluma barış hâkim olursa
İslâm da hâkim olur.
Toplumda fitne, fesat, kargaşa terör hüküm sürerse İslâm
orada hâkim olamaz. Çünkü böyle ortamlarda İslâm anlatılamaz, anlaşılamaz.
Onun için son günlerde İslâm ı terör yuvası gibi lanse
ediyor İslâm düşmanları. İslâm ın fesatla, fitne ile, terör ile, kargaşa ve
karmaşa ile hiçbir alakası olamaz. İslâm zaten bunları ıslah etmeye gelmiştir.
İslâm, toplumu barışa götürmek için vardır, savaşa götürmek için değil.
Her Müslüman, insan hayatına Kur an-ı Kerim e göre değer
verecek. Nefsine göre verirse helâke gider. Çünkü nefis fâni, Kur an-ı Kerim
bâkidir. Bâki ölçü alınır, fâni alınmaz. (Mâide Sûresi:32)
İçki içen bir topluluğun bulunduğu yere bomba
atamazsınız.
Köy basıp katliam yapamazsınız.
Meyhaneyi silahla tarayamazsınız.
Açık-saçık geziyor diye bir kadını dövemezsiniz.
İslâm da bu yok.
Yok ama kâfirler İslâm ı bir terör merkezi olarak
gösteriyorlar.
Mü minler İslâm ı anlamak zorunda. Sükûnet içinde
etraflarına anlatmak zorundadır.
Mâide Sûresi nin 32 inci ayetini Kur an-ı Kerim e ben
koymadım. Allah, öyle buyuruyor:
Bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibi
suçludur. Bir kısım Müslümanlar bir yerde bir şeyler yaptılarsa onu
Müslümanlığa mal etmek ancak kâfirlikle izah edilebilir.
Müslümana göre Kur an-ı Kerim in üstünde bir kitap
yoktur. Bunu herkes kabul etmek zorundadır.
Özellikle son günlerde dozajını arttırarak Müslümanları
saldırgan, vahşi ve acımasız tanıtmaya başladılar. Şiddet taraflısı gibi lanse
ediyorlar. Bunu asla kabul edemeyiz.
İslâm, huzur ve saadetin, selâmetin kaynağıdır. Bunu
nasıl bozabilirsiniz, bundan nasıl kaçabilirsiniz
Türk toplumu dinini tanımıyor. Çünkü bu topluma din
eğitimi verilmiyor. Askeri eğitimden geçmeyen askerlik bilir mi Elbette
bilmez. Din eğitiminden geçmeyenler de dini bilmez, tanımaz. Bir asırdır bu toplum
din eğitiminden uzak tutuluyor. Onun için dinine düşman oluyor.
Günah işleyen bir kişiyi sorgulamadan bir şey
yapamazsınız. Sorgulamayı kimler yapacak, nasıl yapacak bunun kuralları var.
Cenâb-ı Hakk şeytana, Adem e dün bana secde et dediğinde
şeytan karşı geldiğinde onu karşısına aldı sordu.
-Niçin emri yerine getirmedin
Şeytan:
-Ben ondan üstünüm. O topraktan ben ateşten yaratıldım
diye cevap verdi. Mazeret kabul edilmedi ve şeytan lanete uğradı.
Allah önce sorguladı, sonra cezalandırdı.
Bize bu örnektir.