İMAMLAR VE KERTENKELE

Abone Ol

Kırsal kesimin büyük şehirlere büyük ölçüde göç etmediği yıllarda Anadolu coğrafyasında iki karakter tip karşımıza çıkardı. Birisi öğretmenler diğeri de imamlar.

Öğretmenler ve imamlar modernleşmenin henüz başlamadığı o yıllarda bilgiden mahrum cahil halkı aydınlatma görevini ifa ederlerdi. Halk da birçok konuda ya imama ya da öğretmene başvururdu.

Aradan yıllar geçti. Ülkede çok şey değişti. Özellikle de teknolojik gelişmeler birçok şeyi geride bıraktı. Birçok alanda uyuyan insanlar uyandı. Bazı şeyleri bilinçli olarak görmeseler de bazı şeyleri de görmeye başladılar.

Kutsal mesleklerden olan öğretmenlik üzerinde durmayacağım.

İmamlığa gelince…

Malum olduğu üzere imamlar sadece cemaate vaaz vermekle, namaz kıldırmakla kalmazlar. Kullara İslami konularda bilgi de verirler, bu anlamda yol da gösterirler. En önemlisi de imam ve müezzinlerin çocuklara Kur’an kurslarında verdikleri, Kur’an okuma, tefsir, hadis ve dini bilgilerdir. Çocukların Kur’an kurslarına gitmelerini hazmedemeyen inancı kıt veya tamamen inançsız bir kesim de vardır. Bu kesim çeşitli bahanelerle çocuk yaşta verilen bu kursları çeşitli sebeplere bağlayarak eleştirmişlerdir. Diğer yandan her meslekte olduğu gibi imamların içinde de çürük insanlar çıkabilir. Bunların yüzdesi de istatistik grafiğine girecek sayıda dahi değildir. Çünkü imamlar sürekli toplumla, cemaatle iç içedir. Yalan söyleme, gıybet etme, hırsızlık yapma ve daha da kötü alışkanlıkları yaşamak gibi bir lükse tabi değillerdir. Öyle olsa bu meslekte yer bulmazlar. Halkın gözünden düşerler, yok olup giderler.

İmamların itici olanı, sevilmeyeni yok mu elbette vardır. Siyasi davranışlar içinde olanlar da vardır. İmamların İslami gayeye hizmetini karalamak isteyen, misyonu gereği ve diğer sebeplerde olmak üzere imamları sevmeyen çıkabilir.

Bazı imamlar vardır ki her hafta Cuma kürsüsünde vereceği hutbeyi kendi hazırlar. Sürekli dini ve ilmi kitaplar okur ve araştırır. En önemlisi de kendine yeni cemaat toplar. Bazı insanları yanlış yollara gitmekten alıkoyup o kişileri düzelten de imamlardır.

Beğenilse de beğenilmese de toplumun bozulmayan bir damarıdır imamlar. Dolayısıyla imamlar yıllardır özellikle de filmlerde karalanmaya çalışılmış, karikatürlerde kötü bir tip olarak çizilmiştir.

İşin sanatsal boyutuna geldiğimize göre gelelim ‘Kertenkele’ dizisine…

Bizdeki diziler Türk ahlâkıyla bağdaşmayan fevkalade kötü bir yol tutturmuş gidiyor. Dizi filmlerin karnesi özellikle işlenilen konu açısından zayıf bir haldedir. Bir zamanlar dışarıdan ithal edilen dizilere bakınca Türkiye’deki film sektörü dışarı film ithal etmeye başladı. Bu maddi anlamda bir başarı olarak görülmektedir. Ancak ümit edilmesi gereken M. Şevket Eygi üstadın vurguladığı gibi yapılan işin hayırlı bir başarı olmasıdır. Hayırsız bir başarının bize de başka milletlere de bir yararı dokunmaz.

Bir TV kanalında yayınlanan bu dizinin bir Kore dizisinden uyarlandığını duydum. O dizdeki papazı bu dizide imam kılığına sokmuşlar! Her ne olursa olsun imamları hedef alan bir görüntü veren, böyle bir algı oluşturan bu tür dizi veya diziler imamlık mesleğine gölge düşürmek gibi bir amaç güdebilir. Halk arasında itibarı olan imamları itibarsızlaştırma gibi bir amaca hizmet edebilir.

‘Kertenkele’ mizah yapayım derken çok hassas bir alana girdiğini ya görmüyor ya da göremiyor. Her TV izleyicisi, bir gazetede yazan ‘Asabi Adam’ın yazdığı gibi de görmeyebilir. ‘Asabi Adam’ dizinin geceyi reyting açısından 3. sırada tamamlandığını belirterek şöyle diyor; “Demek ki halk diziyi kimilerinin göstermeye çalıştığı gibi algılamadı aksine bunun bir kurmaca olduğunu, dizinin hikâyesinin imamlarla ilgili değil imam kılığına girmiş bir sabıkalıyla ilgili olduğunu gayet iyi gördü.”

Bizim işimiz felsefe yapmak, demagoji yapmak, polemiğe girmek değildir. Her ne olursa olsun dizide de olsa imamlar üzerinden istismar yapmak ahlâki bir durum değildir. Dizi filme karşı tepkiler artmaya başladı. Tepkilerin daha artacağını, şikâyetlerin RTÜK’ü bir süre meşgul edeceğini sanıyorum. Çoğalmakta olan tepkilere RTÜK de ne yapacak bilmiyoruz ancak bu bir kutuplaşma zemini sağlayabilir düşüncesindeyim.

Kurmaca da olsa dizi algılarda imam kılığına girmiş bir sahtekârı ve imamı düşündürecektir.

Temennimiz dizide ‘Kertenkele’ üzerindeki cüppeyi bir an önce çıkartmalıdır. Zira o karakter imama hiç uymuyor!