Özerk Diyanet Vakıf Çalışanları Birliği Sendikası (Din-Bir-Sen) Genel Başkanı Lütfi Şenocak, Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası‘na ilişkin çalışmanın, mali ve özlük haklarına ilişkin sorunlara çözümü için 31 yıldır ümitle bekleyen Diyanet çalışanlarının ümitlerini suya düşürdüğünü söyledi.
Şenocak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı‘nın TBMM Plan Bütçe Komisyonu‘nda görüşülerek kabul edildiğini anımsattı.
Tasarının son şeklini ‘‘dağ fare doğurdu‘‘ şeklinde değerlendiren Şenocak, ‘‘31 yıldır teşkilat yasasını ümitle bekleyen Diyanet çalışanlarının ümitleri suya düştü‘‘ görüşünü dile getirdi.
Mağduriyet sürüyor
Komisyonda kabul edilen Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı‘nda sendikaların taleplerinin dikkate alınmadığını ifade eden Şenocak, şöyle konuştu:
‘‘Din hizmetinde çalışanlara yapılan iyileştirmelerin genel idare hizmetleri, sağlık hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfına da yapılması önerisi dışında sendikaların talepleri dikkate alınmadı. Diyanet çalışanlarının birçok sorununa çözüm getirilmeyerek, çalışanların mağduriyetleri devam ettiriliyor. 4/b, vekil imam hatiplerin sorunları, maaş adaletsizlikleri, özlük haklardaki kayıplar aynen devam ediyor. Tasarı bu haliyle yasalaşması durumunda çözümden çok sorun üretecek. Böyle bir yasayı din görevlileri olarak bunu kabul etmemiz imkansız.‘‘ Özgür ve özerk olmalı
Tasarıda, Diyanet İşleri Başkanlığının mevcut yapısının aynen korunduğuna dikkati çeken Şenocak, ‘‘Diyanet İşleri Başkanlığının bu haliyle daha iyi bir hizmet sunması mümkün değildir. Diyanet, özgür ve özerk bir yapıya kavuşturulmalı, başkan seçimle gelmelidir. Yoksa bu sorunlar artarak devam edecektir‘‘ dedi.
Sendika olarak çalışanların mağduriyetinin giderilmesi için çalışmalarına devam edeceklerini kaydeden Şenocak, milletvekillerine de çağrıda bulunarak, ‘‘Din görevlilerinin bu feryadını duyun. 100 binden fazla din görevlisi 31 yıldır sorunlarını sona erdirecek bir teşkilat yasası bekliyor. Tasarı TBMM Genel Kurulu‘na geldiğinde onları hayal kırıklığına uğratmayın‘‘ ifadelerini kullandı.
Bardakoğlu‘nun sözleri
Lütfi Şenocak, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu‘nun, ‘‘hafta sonunda görev yapan din görevlilerinin fazla mesai ücreti alamayacakları ve sendikaların bu konuda söylediklerinin doğru olmadığını‘‘ yönünde değerlendirmelerde bulunduğunu belirterek, açıklamaları ‘‘talihsiz‘‘ olarak nitelendirdi.
Toplu görüşme sürecinde, 2006‘da ‘‘din görevlilerine fazla mesai ücretinin imza altına alındığını‘‘ ifade eden Lütfi Şenocak, şöyle konuştu:
‘‘Din görevlisinin izin hakkı, en temel insan hakkıdır. Görevlisinin izin kullanma problemini çözemeyen bir kurum asla başarılı olamaz. Sendikalar olarak din görevlisinin izin hakkını kullanması için elimizden geleni yapacağız. Din görevlisine mesai ücreti vermemek için ‘vatandaşın haklarını koruyoruz‘ bahanesi kabul edilemez bir ifadedir. Din görevlisinin özlük haklarını korumayarak, psikolojisini bozarak mı vatandaşa hizmet ediyorsunuz? Diyanet İşleri Başkanlığındaki bu mantık yüzünden din görevlisi amirinin iki dudağı arasında görevini sürdürmeye çalışmaktadır. Din görevlisi sendikalı olduktan sonra hakkını arayabilmekte, amirine karşı kendini savunabilmektedir. Bu durumu hazmedemeyenler Diyanette sendikacılığı yok etmek için çalışmaktadır. Diyanet keyfi uygulamalar kulübü olmayacak. Din görevlileri de diğer memurların sahip olduğu hakka kavuşacak.‘‘