Şunu peşinen söyleyeyim: Bendeniz İmam Hatip lisesi mezunuyum.
Okula gitmekle gitmemek arasında bocalayıp dururken kendimi
bir anda İmam Hatip Lisesi nde buldum. İmam Hatip alışkanlıkları
diyebileceğimiz birçok şeye alışamasam da parlak geçmeyen bir öğrencilik hayatı
sonrası liseyi bitirdim.
Okul dışı müfredatla beni tanıştırdığı için, hayatın yüzünü
bana en net haliyle gösterdiği için, en önemlisi yedi yıllık yaşamsal
tecrübeyle adeta lise içinde üniversite bitirmemi sağladığı için İmam Hatip te
okumuş olmayı ömrümün en avantajlı safhalarından birisi olarak kabul ediyorum.
Bu okullar sayesinde Türkiye de ortaöğretime giden ve fakülte bitiren sayısında
ciddi bir artış olmuştur. Yine bu okulların memleket için en büyük faydası kız
çocuklarının okuma oranının yükselmesinde çok belirgin rol oynamış olmasıdır.
İmam Hatip Liseleri resmi eğitime çekinceli bakan
muhafazakâr kitle için alternatif olmuş ve yargılarını olumlu anlamda
değiştirmiştir.
Önündeki engeller kaldırılıp yüreklendiği zaman Anadolu
çocuklarının ne büyük başarılar sağlayıp büyük işlerin üstesinden geleceğinin
ispatı yine bu okullardır.
On yıllardır din kavgasına sahne olan bu topraklarda dinin
sahih bir şekilde anlaşılmasında İmam Hatip kuşağının hatırı sayılır bir
katkısı olduğu da inkâr edilemez.
Bu maddeleri İmam Hatip ler lehine daha da çoğaltmak mümkün.
Fakat biz de başkalarının düştüğü hataya düşmemek için
güzellemeleri makul bir yerinde noktalayalım. Zira bir şeyi ne kadar tebcil ve
takdis ederseniz onu o denli dokunulmaz kılmış olursunuz.
Her iltifat cümlesi adeta bir zırha dönüşür.
İmam Hatip Liseleri üzerinde övgüden mütevellit sarhoşluktan
başımızı kaldırıp da göremediğimiz durum tam da budur. O kadar haylazlık ve
yaramazlığına rağmen evladına laf söylemeye kıyamayan ebeveyn gibiyiz.
Oysa İmam Hatip Liseleri nin özellikle sayılarının
katlanarak arttığı şu günlerde en çok muhtaç olduğu şey eleştiridir. Tekasür suresini derinlemesine okuyan ve
çokluğun manipülasyonuna karşı hep dikkat ve teyakkuz halinde bulunması gereken
bir ümmetin mensupları olarak nicelikten çok niteliğe yönelmemiz gerekmez mi
Her köşe başında bir İmam Hatip okulunun olması sadece sorumluluk gerektiren
bir sebeptir. Bunun övünülecek bir tarafı olmaktan ziyade mesuliyetin
ağırlığından dolayı uykuları kaçıracak, kaygılanacak bir tarafı vardır. Ne
öğrettiğiniz, ne kadar öğrettiğiniz, en önemlisi nasıl öğrettiğiniz önemlidir.
Yeni bin yılda İmam Hatip Ortaokulları ve Liseleri ile
övünmeyi gerçekten hak edebilmemiz için sanırım şu 10 maddeyi hiçbir komplekse
kapılmadan hazmedip gereğini yapmamız icap ediyor.
Bir; Değişen
zaman ve gelişen araç gereçlerle birlikte gençliğin de on yılda bir değiştiğini
hesaba katıyorsak eğer İmam Hatip gençliğini neden bunun dışında tutuyoruz
Sanki İmam Hatip gençleri zaman karşısında devinimsiz kımıltısız bir gençlikmiş
gibi. Dönüşmeden gelişmek İmam Hatip gençlerinin de serüvenine dâhildir.
İki; İmam Hatip
öğretmenleri içerisinde olağanüstü zinde beyin taşıyan, öğrencilerin dünyasında
iz bırakanlar olduğu gibi, bilgilerini hiç güncellemeyen, coşkusuz, mesleki
yorgunluk yaşayan öğretmenlerin sayısı daha fazladır. Bu okullarda öğretmenlik
yapacakların eğitim psikolojisinin yanında din psikolojisi, mizah kültürü,
teatral beceri, içtenlik bilgisi, müzik duyarlığı konusunda donanımlı olması
şarttır.
Üç: Yoğunluklu
Arapça öğretimi görmesine rağmen İmam Hatipler in mezun olduktan sonra vasat
düzeyde Arapçayı konuşamamaları nasıl bir eğitimin maharet (!) ve
marifeti(!)dir Yedi senede Arapça nın öğretilmezliği ve de öğrenilmezliğini
ispat etmek için mi konulmuştur bu dersler
Dört; Kur an ı
anlayarak okumanın tecvit kaidelerini bilmek kadar değeri yok mudur ki İmam
Hatip lerde neden bunun için bir çaba göremiyoruz
Beş; İmam Hatip idarecilerinin ve meslekçi öğretmen
kadrosunun belli bir süre normal liselerde görev yapıp sonra İmam Hatip lerde
görevlendirilmesi Türkiye yi tanımak noktasında mukayese imkânı
kazandıracaktır.
Altı; İmam
Hatip lere alt ve orta sınıf ailelerin çocukları kadar zengin muhafazakâr ve
üst sınıf ailelerin çocukları da teşvik edilmelidir. Özellikle din hizmeti
verecek kişilerin zengin ailelerin zeki çocuklarından olması faydalı olacaktır.
Yedi, Yoksul ve
orta sınıf ailelerin çocukları tıp, eczacılık ve hukuk gibi dallara kanalize
edilmelidir.
Sekiz; Sınıf
yönetimini beceremeyen bir öğretmenin okul ya da sair müdürlüklerin yönetimini
becerme ihtimali çok zayıftır. Bunun işaretlerini sıklıkla görüyoruz.
Dokuz; İmam Hatip
Liselerinin ismi değiştirilmelidir. Bu isim özellikle kız öğrenciler için
hiçbir şey ifade etmemektedir. Kızlar imamlık yapamayacaklarına göre
On; İmam
Hatip lerin öneminin niteliğinden kaynaklandığını unutmadan bunu sağlayabilmek
için öne sürülen iyi niyetli eleştirileri her zaman kazanç kabul etmek gerekir.