Yıllar önce şu soru Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günayın başını hayli ağrıtmıştı...
Bilmem hatırlar mı sayın Bakan
Deniz Baykalın yepyeni CHPde "İmam Hatipli ile diskodaki genci aynı potada buluşturacağız, hiçbir ayrım gözetmeyeceğiz..." dediği yıllardı..
Ertuğrul Günay da işte bu Baykalın Genel Sekreter Yardımcısı...
Ertuğrul Günaya dedim ki; "İmam Hatip mezunları Harp Okullarına alınmıyor. Siz ne diyorsunuz bu işe "
Mealen dedi ki Ertuğrul Günay: "Nasıl alınmaz.. İmam Hatip mezunlarına Harp Okullarının kapısı sonuna kadar açılmalı..."
Günayın bu değerlendirmesi o dönem çalıştığım gazetede yarım sayfa olarak yeraldı...
Ertesi gün tabii belli çevrelerde kıyamet koptu; "Sen nasıl olur da böyle bir demeç verirsin! Hem Atatürkün kurduğu partide olacaksın hem de İmam Hatip okulu mezunlarının Harp Okullarına alınmasını isteyeceksin!.."
Sanki Atatürk İmam Hatip mezunlarının Harp Okullarına alınmasına karşı!
Nereden biliyorsun a mübarek!
Neyse...
Ertesi gün ne oldu biliyor musunuz
En solda bir gazetemiz yine aynı Ertuğrul Günaydan tam tersi bir değerlendirme almış... Günay diyor ki o gazeteye, "Ben böyle birşey demedim. Sözlerim yanlış anlaşıldı..."
Haydaaaaa!
Teyp kaydı var Ertuğrul beyciğim, teyp kaydı...
Bir gün sonra Günayı Meclis kulisinde gördüm...
Aynen şunları aktardı bana...
"Yav Adnancığım nolur kusura bakma. O demecim gazetenizde yayınlandıktan sonra CHPnin özellikle kadın örgütlerinden öyle bir baskı ve tazyik geldi ki... Partide faks kağıtları bitti gelen tepki mesajlarından... Ben de öyle bir düzeltme yapmak zorunda kaldım..."
Bu anekdotun ardından yıllar geçti...
"İmam Hatip mezunları askeri okullara alınmalıdır" diyen ama sonradan baskılar sebebi ile çark etmek zorunda kalan Ertuğrul Günayın önünde şimdi nasıl bir engel var
Tamam, İmam Hatip okullarının orta kısımlarının yeniden açılması kararı elbette bir kazanımdır ama bu eskiden zaten vardı...
Bir hakkın verilmesi değil, bir hakkın iadesi 4 4 4te yapılan...
Demokrat Partinin ezanı yeniden arapçaya çevirmesi gibi...
Yüksek sesle sormamız gereken soruyu bir kez daha dillendirelim:
Bu ülkede İmam Hatip Lisesi mezunları neden hâlâ Harp Okullarına alınmıyorlar
Nelerinden çekiniliyor bu pırıl pırıl çocukların...
Açıklamalarını ilgi ile takip ettiğim Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı da benzer hislerin tercümanı oldu:
"İmam Hatipliler Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarına müracaat dahi edemiyor. Askeri okullar başvuru koşulları genelgesine göre değil İmam Hatip mezunu olmayı bir dönem dahi İmam Hatip Lisesine devam edenler bile başvuruda dahi bulunamıyor. İmam Hatip öğrencilerine yapılan bu ayrımcılığa son verilmelidir. Ben de İmam Hatip Lisesi mezunuyum ve en büyük hayalim Harp Okuluna girmekti. Yaşadığım mağduriyet ve hayal kırıklığının bugün dahi yaşanıyor olması üzücüdür. Herkesin, tüm gençlerimizin, imam hatip liselilerin de hayallerini gerçekleştirebileceği özgür ve demokratik bir eğitim sistemini kurmamız gerekiyor. Demokrasinin, özgürlüklerin, barış ve huzurun hâkim olduğu bir Türkiye, demokratik bir eğitim sistemiyle sağlanabilir. Bu nedenle; eğitim sisteminde devrim niteliğinde reformlar başlatan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçerden özgürlükçü, eşitlikçi ve demokratik yenilikler kazandırmasını bekliyoruz"
İlginç iki açıklama
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 27 Nisandaki e-muhtıranın ardından dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıtı emekliye sevk etmek konusundaki en önemli engelin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer olduğunu söyledi.
Peki ama neden
Hüseyin Çelik demeye getiriyor ki, Biz şayet dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıtı emekli etmeye girişse idik Çankaya buna mani olacaktı...
Peki ama adama sormazlar mı -ki programda gerçekten de sormadılar- Siz Büyükanıtı görevden alma Kararnamesini hazırlayıp Çankayaya gönderdiniz de iade mi oldu
Benim hatırladığım böyle bir kararname yok...
Peki ama hâlâ açıklanmayan ve mezara kadar sır olarak gideceği belirtilen o meşhur Erdoğan-Büyükanıt Dolmabahçe Zirvesi neyin nesi
Geçtik...
CHPli Haluk Koç evlere şenlik bir beyan buyurdu; "27 Mart e-Muhtırasına karşı çıkacaktık ama o gece aradık aradık Sayın Baykala ulaşamadık..."
Sanki darbeye karşı gelmek için Genel Başkandan icazet alma zorunluluğu var bu ülkede..
Sevgili Tamer Korkmaz her zaman der ki, "Bu ülkede zorunlu tek şey var o da askerlik..."
Peki ya son dönemde bir gsm şirketinin reklamlarını da izlemedin Haluk bey; "Zorunda mıyım, zorunda mıyım!..."
Komik olmayın lütfen!
Haluk Koç partisinin Genel Başkanlığına soyunan bir isim..
Bilir...
CHP tarihinin aynı zamanda darbelere destek tarihi olduğunu...
Enseyi karartmayalım...
Bunları biliyor musunuz
* Uzun süredir uyuduğu varsayılan ve Masonların uzantısı olarak görülen dış odaklı Rotarylerin yavaş yavaş kıpırdadıklarını, son olarak dün Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgülün de desteğiyle Maçka Parkında Kermes düzenlediklerini,
* İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Türkiye Yayıncılar Birliğinin 10 yıldır birlikte düzenledikleri Türkiye Yayıncılık Kurultayının 3-4 Mayıs 2012 tarihlerinde Santral Kampüsünde gerçekleşeceğini,
* Ankarada Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No:24/8 Demirtepe adresinde faaliyet gösteren Server Vakfının 2 Mayısta yazar İhsan Işıkı, 9 Mayısta eski Bakanlardan Abdulkerim Doğruyu, 16 Mayısta Orhan Aydını, 23 Mayısta Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Balı, 30 Mayısta ünlü edebiyatçı-yazar Hilmi Yavuzu konuk edeceğini, konuşmaların akşam saat 19:00da başladığını,
* Bu sütunlarda birçok kez dile getirdiğim, yoksul ama zeki Anadolu çocuklarının eğitimleri sırasında ücretsiz barındıkları, antidemokratik 28 Şubat sürecinde kapılarına kilit vurulan Vakıf Öğrenci Yurtlarının açılması için bugüne kadar hiçbir girişimde bulunulmadığını,
* CHPli Gürsel Tekinin, "Son 30 yılda askeri darbelerden en çok CHP mağdur oldu..." diyerek partisinin 27 Mayıs askeri darbesindeki rolünü bir güzel sakladığını,
* Anayasa Mahkemesinin Cumhurbaşkanının görev süresini belirleyen yasayı iptal etmesi durumunda bu yaz aylarının beklenenden daha sıcak ve hararetli geçeceğini hatta Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaz aylarında olabileceğini, biliyor musunuz
NOT: Bugün 29 Nisan 2012. Demirbank iyi günler diler. 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 3 ay 29 gün eksildi. Oysa, yeni sivil anayasa adına atılan en küçük bir somut adım henüz yok. Şaka gibi... Takipçisiyiz...