Kur an şifadır. Kim Allah için okursa bu ilahi kitaptan
faydalanır. Kur an ın şifası okuyanın ihlasına göre farklı tesir eder. Yani
hocanın okuması farklı, halkın okuması farklı, hafızın okuması da, sahabenin
veya Peygamberin okuması farklı tesirler bırakır.
Peygamber Efendimiz, Kur an ı Azimüşşan ı öğreniniz.
Çünkü o hidayete erdirir, şefaat eder. Onunla cenneti isteyiniz buyuruyor.
Kur an ı öğrenmek, öğretmek insanı cennete götürür. Dini ilimlerin hepsi
aynıdır. Çünkü hepsinin kaynağı da Kur an dır. Hadis ilmi de, Fıkıh ilmi de,
Akaid ilmi de Kur an a dayanır. Buhari de Kim ilim talep ederek bir yola
girerse Allah ona hem cenneti hem de ilmi kolaylaştırır buyuruluyor. Bir başka
hadis şerifte, İlim talebesine acıyınız. Çünkü onlar çok yorulurlar. İlim
öğrenmek için yorgunluğa katlanırlar. Eğer kendilerini kibir tutmayacak olsaydı
melekler onlarla musafaha ederlerdi buyuruluyor. Bir başka hadiste ise, ilim
öğrenen talebenin yolu üzerine melekler kanatlarını serer. İlme giden talebe bu
kantların üzerinde yürür buyuruluyor. Ayrıca ilim öğrenmemin yaşı da yoktur.
Yaşınız kaç olursa olsun. Allah için ilim öğrenmeye gayret edin. İlim öğrenmek
her Müslüman üzerine farzdır. Peygamber Efendimiz, Kur an öğreniniz ta ki
Kur an tüccarları türemeden, Allah ın kitabını para için öğrenenler
türemeden... buyuruyor. Bu hadisi şerifte Kur an öğreterek para kazanmak
kötüleniyor. O zaman nasıl hareket edeceğiz Konuyla ilgili başka hadisler de
var. Bu yüzden bir müminin gördüğü bir hadis veya ayet dolayısıyla ahkâm
kesmesi ve kanaat sahibi olması doğru değildir. Konuyla alakalı diğer ayet,
hadis ve icmaları bilen bir üstada, âlime danışması gerekir. Sadece bu hadisi
okuyan adam başka bir malumatı yoksa bütün hoca ve hafızlara düşman olur. Başka
bir hadiste ise, Kur an karşılığı para alan ateş parçası almış olur
buyuruluyor. Başka bir hadiste geçen bir vakıa da Peygamber Efendimiz, sahabe
efendilerimizden bir grubu savaşa gönderir. Buna seriye denir. Yani küçük
seferlere bir grup asker gider, büyük savaşlarda Peygamber ordunun başında
bulunur. Gönderilen sahabe grubu savaş dönüşü aç kalmışlar, perişan olmuşlar.
Zaten savaş dönüşü olduğundan yorgun ve uykusuzdurlar. Bu sırada çölde bir adam
gelir yanlarına. Adamın üstü başı dağılmış deli divane bir halde olduğundan,
sahabe durumunu sorar. Adam da oğlunun ağır bir hastalığa yakalandığını ve
hiçbir doktorun çare bulamadığını söyler. Sahabelerden birisi Ben senin oğlunu
tedavi edeceğim der ve hasta çocuğun yanına giderler. Sahabe efendimiz,
Hazreti Peygamberin, Fatiha şifadır hadisi üzerine çocuğa Fatiha Suresini
okur ve çocuk iyileşir. Bu duruma çok sevinen adam ise sahabeye bin koyun
verir. Sahabe bin koyun yerine bir tane koyun alarak arkadaşlarının yanına
getirir. Koyunu sahabenin bir kısmı yer bir kısmı ise yemez. Medine ye
geldiklerin de ilk iş Resulullah a giderler. Peygamber Efendimiz ise olayı dinleyince
bir bacakta bana getirseniz iyi olurdu buyurur. Şimdi bu iki farklı hadisi
izah edecek İmam-ı Azamlar ve İmam-ı Şafiler lazım İmam-ı Azam a göre şart
koşmadan birisinin işini görürsen, birisine hiçbir şey talep etmeden yardım
edersen o kişi de bundan dolayı sevinip sana hediye verirse alabilirsin. Ancak
vermezse de bir hak iddia edemezsin.
İMAM- AZAM IN
HASSASİYETİ
İmam-Azam Hazretleri, halka cevaz vermesine rağmen
ömrünün sonuna kadar hep ücretsiz talebe okutmuş ve maaş almamıştır. Ticaretle
uğraşmış ve geçimini böyle sağlamıştır. Halk arasında çok sevildiğinden
hükümdar İmam-Azam ı yanına almak istemiş fakat mübarek kabul etmemiştir.
Halife, kadı yapmak isteyince İmam-ı Azam benden kadı olmaz demiş bunun
üzerine sinirlenen Halife yalan söylüyorsun deyince Ebu Hanife Hazretleri,
bakın kendiniz söylüyorsunuz Kur an da sabit olduğu üzere yalancıdan kadı
olmaz cevabını vermesi üzerine İmam-ı Azam hapse atılmıştır. O büyük âlim
hapiste kırbaçlanarak şehit edilmiştir. Allah makamını âli eylesin.
HOCALARIN MAAŞ
ALMASI CAİZ Mİ
İmam-ı Azam Hazretleri nin talebeleri İmam-ı Yusuf, İmam
Muhammed, Kur an öğretmenleri ve cami görevlilerinin de hayatlarını idame
etmeleri ve ailelerine bakmaları için para almalarının gerektiğini ve bunun
zarureti diniyye olduğunu söyleyince, İmam- Azam Ebu Hanife Hazretleri sessiz
kalmıştır. İşte bu İmameyn in fetvasına göre bugün din görevlileri maaş
alıyorlar. İşin aslı budur. Kur an mal değildir. Şu kadar verirsen veya ne
verirsen okurum diyerek okumak ve okutmak yasaktır. Hazreti Allah dinini
ticarete alet edip, İslam ın üzerine leke kondurmaya çalışanlara müsaade
etmesin. Rabbim bizleri ihlaslı kullarından eylesin.
İKİNCİ SINIF
KUR AN MI OLUR
Eski Bakanlardan Lütfi Kırdar vefat ettiğinde biz
talebeydik. O günün gazetelerinde bir haber yayınlanmıştı. Lütfü Kırdar ın
hanımı ve oğlu dönemin en iyi mevlithanına giderek mevlit ve Kur an okumalarını
istemiş. Bunun üzerine mevlithan onlara Birinci sınıf Kur an ve mevlit mi
İkinci sınıf Kur an mı yoksa üçüncü sınıf Kur an mı okunacak Diye sorunca
onlar da süper olsun cevabını vermişler. Biz talebeliğimiz de bunu gazeteden
okuduğumuz da çok sinirlendik ve hocamız Ömer Nasuhi Bilmen e vakayı sorduk. O
da sinirlenerek evladım millet güç bela Kur an dinliyor. Yaptıkları yanlış ama
okunan Kur an a da mı engel olalım Bu işin hesabını da ticareti bu güzelliğe
alet edenler versin demişti. İşte o dönem yaptıkları gibi efendim birinci
sınıf Kur an, ikinci sınıf Kur an diye bir şey olmaz. Kur an Allah için okunur
para için değil