İlk günkü sahte aşk ve Mecnunun Leylası

Abone Ol

AKP, seçim startını “İlk günkü aşkla!” sloganıyla verdi. İlk gün ne olmuş veya bu hareket nasıl başlamıştı

Fethullah Gülen, bir grubun öncülüğünü yapıyor, önemli mesajlarını da Aydın Doğan medyası üzerinden veriyordu. Hürriyet gazetesinde “Başörtüsü fürüattır” sözü manşetten verildi. 12 Eylül ve 28 Şubat’ta darbecilerin yanında yer aldı. Kanal D’den Yalçın Doğan’a verdiği mülakatta Erbakan Hoca için, “Bu adama benim hiç içim ısınmadı” sözünü etti.

1996 yılında kurulan Erbakan Hükümeti bolluk ve bereket getirdi; Türkiye’yi dünyada “öncü” yapmanın müjdesini verdi.

Mason locaları telaşlanmış, büyük loca Fransa’da toplanarak Erbakan Hükümeti’ni yıkma çalışması başlatmıştı.

Gelişmeler basına da yansıdı. Talat Halman, “RP’nin üçe bölüneceği”nden söz ediyor, “Milletçe okuyalım üfleyelim de birleşik din cephesi delinsin, bölünsün, parçalansın” (Milliyet, 30. 4. 1997) diyordu. Güneri Civaoğlu planı açıkladı: “Siyasetin doruklarında, FP’yi bölme planı yapılmıştı… Recep Tayyip Erdoğan ismi, iyice cilalanıp parlatılacaktı.” (Milliyet, 24. 9. 1998)

Erbakan Hoca’nın 30 yıllık mücadelesi sağcılık ve solculuğu bitirmişti. Demirel cumhurbaşkanı olmuş, Ecevit hastalanmış, Türkeş ölmüştü. Sağ ve sol partiler yeni karizmatik liderler çıkaramıyordu. Sıra büyük ümit haline gelen Milli Görüş’teydi.

Siyonizm, Milli Görüş’ü içinden parçalamayı planladı. Derenin kuşunu, derenin taşıyla vurmak istiyorlardı.

AMERİKA DEVREDE

Halk, Milli Görüş’ü bırakmıyordu. Lider’inin siyasi yasaklı yapıldığı, 28 Şubat baskısının alabildiğine sürdüğü FP dönemindeki 1999 seçimlerinde bile yüzde 15.41 oy vermişti.

2001’de FP kapatıldı. 1 ay sonra Saadet Partisi kuruldu. İç ve dıştaki şer odaklar, “Erbakan’ın partisini kapatmak yetmez, üzerine beton dökmek gerekir” diyorlardı.

Milli Görüş içinden çıkan bazıları bu fırsatı değerlendirdi; İslam Birliği için yola çıkan bir hareketten ayrıldılar. İcazet -Tur sefere çıktı. Recep Tayyip Erdoğan ABD’ye gitti. Yetkililerle görüştü. Pensilvanya’yı da ihmal etmedi. İktidar nimetlerini paylaşmak adına Erdoğan’la Gülen anlaştı. Nasühi Güngör’ün Yenilikçi Hareket eseri süreci ayrıntılarıyla açıklamaktadır.

17 Aralık Operasyonu’na kadar devam edecek sahte aşk başlamıştı. Taraflar birbirine toz kondurmuyor, yanlışlarını örtüyorlardı.

Gülen grubu devlete nüfuz etmişti. ABD, AKP’nin kontrolden çıkacak ölçüde büyümesini istemedi. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, “Biz Türkiye’de paralel bir devlet yapısı oluşturulmasına fırsat vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı.

17 - 25 Aralık operasyonlarının asıl sebebi buydu. Zamanın Başbakanı AKP’nin yerine geçme mücadelesi veren Gülen grubuna “Ne istediniz de vermedik” diye sitem etti.

AKP, 12 yıl beraber oldukları Gülen grubuna “paralel çete” diyecek ölçüde düşman olmuştu. Bir süre önce görüştüğüm bir AKP çalışanı şöyle diyordu: “3 sene önce, Gülen’e bir söz etsek, AKP’liler bizi döverdi.”   

Bir Hadis meali: “Sevdiğini ölçülü sev, belki yarın düşman olabilir. Düşman olduğuna ölçülü davran, belki yarın dost olabilir.” (Tirmizi)

MİLLİ GÖRÜŞ SEVDASI BİTMEZ

Kaderin cilvesine bakın! AKP bunca gücüne rağmen, Gülen’in önemli mesajlarını yayınlayan Aydın Doğan medyasıyla başı belada! Neredeeen nereye

AKP’nin kurucusu, elde ettiği dünyalıkla eski arkadaşlarına karşı kibirlendi. Tecrübelerinden faydalanmak adına Ecevit ve Demirel’i ziyaret etti; Hoca’sını görmezden geldi. Yalnız Nermin Erbakan için taziyede bulundu, bir de Hocasının cenazesine katıldı. Hocasının 2 ay yattığı hastanenin önünden defalarca geçtiği halde bir kere uğramadı. “Politikada vefa yoktur” sözünü doğruladı.

Milli Görüş erleri yollarına devam ettiler. Nice engellere rağmen yılmadılar. Uhut Savaşı’nda yerlerini terk etmeyen okçular misali Liderlerine sadık kaldılar.

Türkiye, İslam dünyası ve insanlığın saadeti Milli Görüş’e bağlıydı. Onlar harçlık ve ekmeklerinden keserek davaları için harcadılar. Şahsen, her gün benzeri şeylerle idare ettikleri halde, “Bugün de ekmek -domates yiyelim” diyerek seçim çalışması yapan Saadet Partilileri bilirim.

7 Haziran’da ve bu seçimde Ordu Milletvekili Adayı gösterilen Muammer Bilgiç kardeşim yakın takibimde. Gecesini gündüzüne katarak çalışıyor. 7 Haziran seçim sonuçlarını, “Bizimkisi bir aşk hikayesi” şeklinde değerlendirmişti.

Milli Görüş’ü “Leyla”da sembolize etmiş, Mecnun aşkıyla davasına sarılmıştı. Arabası yoktu. Lüks arabalarıyla seçim çalışması yapanlara inat; araç bulamadığı zamanlar, yolcu otobüs veya minibüsleriyle seçim çalışmalarına gitmekten ar etmiyordu. Çölleri aşan Mecnun misali…

Bilinsin ki, hak davaya inananlar bitmez. Biterse, kıyamet vakti başlamış demektir.