İlk girişte üniversiteyi kazanamayan ikincisine nasıl hazırlanacak?

Abone Ol

Eğitim politikalarının yaz-boz tahtasına döndüğünü, her

gün yeni bir uygulamanın gündeme geldiğini söylemeyen yok. Ama partiler asgari

ücrete takılıp kalmış, bu alanda bir yarışı sürdürüyorlar. Hâlbuki seçmenden oy

isteyen partiler, iktidar iseler yaptıklarını, muhalefet ise eksik gördüklerini

ve neler yapmayı düşündüklerini anlatarak oy isterler. Bu ülkenin tek sorunu

sadece asgari ücretin düşüklüğünden ibaretmiş gibi ücret yarışına tüm partiler

kilitlenmiş durumda. Hâlbuki hayatın her alanına yönelik teklifleri olması

gerekir. Bu arada kanaatim o ki, iktidarın eğitim alanında yaptığı

değişiklikler AB raporlarında övgüye değer bulunuyorsa da şahsen Batı nın

övgüsüne inanmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bununda ötesinde Batıdan -AB

ve ABD- gelecek övgü ve yergilere bakarak kararlar almak yerine ülkemizin

ihtiyaçlarını dikkate alarak bir takım düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Bunu

yaparken de ayak üstü kararlardan kaçınmak şart. Söz gelimi 28 Şubat sürecinde

koalisyon ortaklarının darbecilerin isteğine uyarak zorunlu eğitimi kesintisiz

olarak 8 yıla çıkarmış olmalarının ülke gerçeklerine uymadığı bilinmesine

rağmen, AK Parti iktidarının onlar zorunlu eğitime 8 yıla çıkartılar biz

onlardan çok daha çağdaş ve eğitime önem veriyoruz mantığı ile 12 yıla çıkarmış

olmaları üzerinde gerektiği gibi durulmadığını söylemek yanlış olmaz. Hatta,

seçilme yaşının da 18 e indirilmesi söylemleri üzerinde de gerektiği gibi

durulmuyor.

Herkes aklına geleni söylüyor, söz uçup gidiyor. Çünkü

zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartıldığı bir ülkede seçilme yaşının 18 e

indirilmesinin gerçekçi olmadığını zaman gösterecektir ama bugünden görmekte

fayda var. Cumhurbaşkanı nın gerekirse 18 yaşında seçilecek gencin askerliğini

yapmış sayılabileceğini açılaması da daha işin başında seçilme yaşının 18 e

indirilmesi düşüncesi üzerinde durulmadan gündeme taşınmış olduğu görülüyor.

Çünkü zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması demek pek çok genimiz için zorunlu

eğitimin 18 yaşında daha tamamlanamayacağını gösteriyor. Eğitimle ilgili

üzerinde hiç durulmayan bir başka husus ise dershanelerin kapatılması ve

dershane işlevinin okullara bırakılmasıdır. Özellikle lise son sınıflarda

dersler üniversite sınavına hazırlık şeklinde geçiyor. Dershanelerin

kaldırılması ile bu iş biraz daha ağırlık kazanacak. Özellikle lise son

sınıflarda okullar dershane görevi yapacak. Ancak, bu noktada bir sorun var.

Lise son sınıftaki öğrenciler üniversite sınavına girdikleri ilk denemede

kazanamadılarsa ne olacak Bu sorunun cevabı hiç düşünülmedi. Ancak; önemli bir

konu olarak düşünülmesi gerekiyor. Çünkü liseden mezun olan öğrencilerin büyük

bir bölümünün üniversite sınavlarını ilk girişte kazanması mümkün değil. İlk

girişte kazanamayanların büyük bir bölümü şanslarını tekrar deneyeceklerdir.

Aksi halde tamamladıkları zorunlu eğitim önemli ölçüde anlamını yitirecektir.

Böyle olunca liseden mezun oldukları yıl üniversiteyi kazanamayan öğrenciler

ikinci sene sınavlara hazırlanmak için nereden destek alacaklardır Dershaneler

kapatıldığına göre öyle bir imkân söz konusu olmayacak. Liseden mezun oldukları

içinde okulla ilişkileri kalmayacağı için mezun oldukları okula giderek

üniversiteye hazırlık imkânından yararlanamayacaklardır. Kısacası ciddi bir

sorun söz konusudur. Bu sorunun şu günlerde hissedilmiyor olması önümüzdeki

yıllarda da hissedilmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu batkımdan ilk sınavları

kazanamayan öğrencilerin gelecek yıllarda ders tekrarı yapmalarını sağlayacak

bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Şu günlerde seçmenden oy isteyen özellikle

iktidar partisinin bu soruya makul cevap ve çözüm bulması gerekiyor. Biz yaptık

demekle sorun çözülmüş olmaz.