İlk çeyrek

Abone Ol

Hayatın ilk çeyreğinde, eğitim politikaları sahne alır. İkinci çeyreğinde ekonomi politikaları, üçüncü çeyreğinde sosyal politikalar ve son çeyreğinde dış politika ön planda yer alır. İlk çeyrekteki her çaba, tüm çeyreklere etki eder, kararlarda belirleyici olur. Bu açıdan ikinci 50 yılda, eğitim politikalarının önemi büyüktür.

Eğitimin dört boyutu olan; talim, terbiye, tedrisat ve tahsil aşamaları, yaşam boyu öğrenen kuşaklar için yeni bir zihniyete açtır. Bu açlığı “kritik” etmek ve “farkındalık” oluşturmak becerileri ve okuryazarlıkları geliştirmeye bağlıdır. Statik işgücü becerilerine göre tanımlanmış iş hayatının, yerini sosyal ve dinamik becerilere bıraktığı günümüzde, bilinç eşliğinde hayatını şekillendirenler öncülük yapmaya adaydır. O halde öğrenme, bilgiden çok becerileri geliştirecek şekilde yeniden tasarlanmalıdır.

Bugüne kadar eğitimciler, bilgi taşıyıcı rolleriyle etkin olurken, yeni dönemde “yeni öğrenme” ve “kritik deneyim” tasarımcılarına dönüşecektir. Çünkü bireylerin uzun vadeli başarılarını desteklemek için en önemli şey; sahip olduğu umutları ve hayalleri bilmek ve destek olmaktır. Bireylerin kendilerini tanımaları sağlayacak ilk çeyrek, kaynakları anlamlandıracak bilgi okuryazarlığı zemininde dünyanın “arka planı”nın da gözler önüne serecektir. Öğrenmeyi öğrenen, farkındalık ve üretkenlik sergileyen ve böylelikle olayları tahlil eden sorumlu birey sayısını artıracaktır.

Böylece inisiyatif kullanma ve kendini yönlendirme çabaları artacak ve karar alma ve problem çözme teknikleri zenginleşecek, “okuryazarlık bilinci” ile teknoloji, sadece bilgiye ulaşmak için değil, dünyayla bağlantı kurmanın ve anlamlı işler üretmenin aracı olacaktır. Bireylerin deneyimlerini zenginleştirmelerine, “kritik ve eleştirel düşünme” ekseninde hayatı sorgulamalarına yol verecektir. Sorgulayan her birey, etkili iletişim ve yetenekli işbirliği sayesinde yeni fırsatlara kapı aralayacaktır.

Ümit ediyoruz ki; ikinci 50 yılın ilk çeyreği, yeni fırsatları sosyal etkileşimler yoluyla kazanımlara dönüştürecek, takım çalışması ve işbirliği ile yeni trendler yakalayacaktır. Özgün öğrenme deneyimlerini destekleyen ve bireyleri yeni disiplinlerle buluşan her yenilik, becerilerini fark eden ve uygulayanlara “yeni dünya görüşü” kazandıracaktır. “Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu”, ilk çeyrekte sorumlu organ olarak bu dönüşümü “kritik” etmek adına kimlerin “görüş”üne başvuracağına hazırlanmalıdır. Çünkü eğitim, en iyi hazırlıktır!