İktidarlar niçin tuhaflaşırlar - I

Abone Ol

Şaşkınlıktan çok, tuhaf bir durum ve görünümün alışkanlık tavrıyla peşpeşe sergilenmesi, sanıyorum, her sağduyu sahibinin dikkatini çekiyor olmalıdır. Şaşkınlık, ani ve genellikle nadiren ortaya çıkar. Bir anlık tereddüt, birden etkili olabilen intibak, yani uyum güçlüğü sözkonusu olabilse de, nihayet sıkça karşılaşılmayan bir durumdur. Bir süreliğine şaşırma, heyecan veya tutukluktan sonra normale dönme kaçınılmazdır. Tuhaflıkta zamana yayılma, süreklilik gösterme, sıkça tekrarlama ve alışkanlık niteliği edinme sözkonusudur. Tuhaf durum, birden ve beklenmedik olmadığı için, intibak etmede bir takım güçlükleri beraberinde getirir. Normale dönmesini kestirmek belirsizdir.

Hükümetin bugün somutlaştırdığı ve sınırlarını giderek kalınlaştırdığı görünüm, isterseniz resim diyelim, tuhaflıkları daha sık tekrarlama ve sürekli kılma yönünde daha fazla belirginleşiyor gibidir. Aslında "gibi"si bile fazladır.

Makul olanı, herhangi bir iktidarın tuhaflıkların muhatabı olmamaya itina ve dikkat etmesidir. Gerçekte iktidarın mahiyeti gereği tuhaflıkları ortadan kaldırmak, hiç değilse en aza indirmektir. Buna rağmen tersi yapılmaktaysa, ortada ciddiyetle irdelenmesi gereken bir durum var, demektir. Bu durum üzerinde durulmadığı takdirde ağır bir soruna dönüşme istidadına da sahip olabilir.

Herhangi bir önyargıya yol açmayacak biçimde ve "beraat-ı zimmet asıldır" genel ilkesi ya da düstûru bakımından gelinen noktayı tasvir etmeye çalışalım.

Somut göstergeler, genel durumun doğru bir topoğrafyasını çizmede yardımcı olabilir. Somut göstergelerin açık seçik sergilenmesine imkan veren alanların başında iktisadi alan gelir. Matematik anlatım, yani istatistiki veriler. İktisadi alanda olup biteni dolaysız bir şekilde kavramada kolaylık sağlar. Bu bağlamda olumlu bir takım veriler olarak enflasyonun düşürülmesini, ihracatın arttırılmasını (ithalat artışını bir an için hatırlatmayalım), bazı sektörlerde üretimin canlanmasını, özetle makro düzeyde belli oranda iyileşmenin işâretleri bulunduğunu kabul edelim. Fakat aynı zamanda eşya ve girdi fiyatlarının yükseldiğini, üretim artışı düzeyinde itihdamın artmadığını, hatta bazı sektörlerde azaldığını, dolayısıyla işsizliğin ağırlık, yaygınlık ve derinlik kazandığını belirtmek gerekir. Fert başına düşen gelirin yükselmesi istatistiksel olarak doğru olabilir, ama değer olarak itibaridir. Tıpkı siyasi istikrarın itibari, iktisadi istikrarın "kapitalist sömürü" yönünde seyredişinin gerçek oluşu gibi.

Toplumsal durumun gelişme seyrini, sınırlı göstergelere dayanarak tahlil etmeye çalışmak çoğunlukla yanıltıcı sonuçlar verebilir. Ancak bazı göstergeler yapının bir takım saldırı ve tehlikelere karşı korumasız halde bulunduğu işaretlerini göstermekten de geri kalmaz. Cana ve mala karşı suçların artması ve çeşitlilik göstermesi önemli bir işârettir. Keza geçmiş yıllarla kıyaslandığında boşanmaların fazlalaşması bir başka uyarıcı önemli konudur. Toplumsal durumun anlaşılmasında, toplumun dayandığı değerlerin etki ve yeterliliğini kavramada sarsıcı rolü olan intiharların artma eğiliminde olmasını da mutlaka hatırlamak ve dikkatle incelemek şarttır. Toplumsal ruh ve bilincin beklenti, umut, karşılaşılan sorunlara karşı direnci, güven duygusuna sahip olup olmadığı bununla yakalanabilir. Bir intihar olayını bireyin hayatıyla sınırlandırarak açıklamak, bizi asıl gerçeğe tam olarak ulaştırmaz. Bazen toplumsal ruh ve bilinç, bir bireyin intiharında olanca vehametiyle somutlaşabilir.

Özetle, iktidarın tuhaf bir durum ve görüntü sergilemesinde, yukarıda örnekleme kabilinden dikkat çekmeye çalıştığımız somut göstergeler, bir yönüyle neden, diğer yönüyle sonuç şeklinde okunduğunda "tuhaf"lığı anlamak imkan dahiline girebilir.

Bu noktada "neden tuhaf davranıyor" sorusunu tartışmak şarttır.

Bundan sonraki yazının konusu bu olacaktır.