14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri’nden sonra Meclis’te oluşan tablonun içinden Saadet Partisi’nin çatısı altında Saadet Partisi ve Gelecek Partisi birlikte yeni bir grup kuruldu. Bu grup kuruldu da Meclis’te milletin dertleri gündeme taşınır oldu. Yirmi kişilik grup gerek araştırma önergeleri ile gerek soru önergeleri ve gerekse de genel görüşme talepleri bazen de olağanüstü toplantılarına Meclis’i çağırarak Meclis’i hareketlendirdiler.
Yıllardır iktidar ve ana muhalefet partileri arasında sıkıştırılmış ve bir kısır döngüye dönüştürülen Meclis çalışmalarına yeni soluklar geldi. Seçim öncesi kurulan ittifaklarla Meclis’e giren partiler içinde de varlık gösteren Saadet-Gelecek Grubu, ülkenin gerçek sorunlarını, meselelerini gündemde tutuyorlar.
Saadet Grubu’nun gecesini gündüzüne katarak çalıştığı, milletimizden gelen şikâyetlerin dile getirildiği bu araştırma önergeleri Meclis çoğunluğu elinde olan Cumhur İttifakı üyelerinin mensupları tarafından hep “AKP ve MHP oyları ile ret edildi” şeklinde sonuçlandı. Vatandaş anlamakta zorlanıyor. Neden milletimizi ilgilendiren konularda verilen araştırma önergeleri ret edilir? Muhalefetten gelen her araştırma önergelerini “ret etmek” için mi vekil oldular, soruları soruluyor. İktidarın bu tavrı Meclis sanki milletimizin temsil edildiği yer değil de “iktidar gücüne” sahip olanların temsil edildiği yer diye düşündürüyor.
Bu konuyu bir kenara bırakarak Saadet Grubu’nun, TBMM’ye vermiş olduğu araştırma önergelerinin başlıcaları nelermiş ve sonuçları ne olmuş bir bakalım:
Saadet Grubu; “Engelli vatandaşlarımızın engellerinin dünya standartlarına göre kategorizasyonlarının sağlanmasına yönelik araştırma önergesi vermiş. Sonuç; AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmiş.
Toplumun her kesimi tarafında rahatsızlık oluşturan, milletin ahlaki erozyonunu körükleyen "Gündüz kuşağı programların aile yapısına etkisi” hakkında araştırma önergesi yine AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
Tüm dünyanın gözü önünde üç aydan fazla zamandır devam eden Gazze’deki soykırım, aylardır vicdan sahibi olan insanların gündeminde. Bu olayda milletimizin başını öne eğen haberlerle sarsıldık. Katil İsrail ile devam eden gemicik ticaretleri insanım diyenin tepkisine sebep oldu. Toplumda belli ölçüde infial oluşturdu. Bu konu hakkında Saadet Grubu; “Türkiye'nin İsrail'e gönderdiği malların içeriğine ve miktarına yönelik” araştırma önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. Ekranlarda en şiddetli söylemlerle ve kınamalarla kendine yer açan AKP’nin bu konuyu neden ret ettiğini de herkes biliyor.
Diğer konuları da maddeler halinde yazalım:
“Çin'e bir heyet gönderilerek, Uygur Türklerine yapılan baskı ve asimilasyonların yerinde incelenmesine yönelik” araştırma önergesi,
"Üniversite öğrencilerinin sorunların tespit edilmesine yönelik” araştırma önergesi,
“ Filistin’de yaşanılanların yerinde tespit edilmesine yönelik” araştırma önergesi,
“Mülakat uygulamasının yol açtığı hak ihlalleri ve kaldırılması aşamasındaki yöntemlerin belirlenmesine yönelik araştırma önergesi,
"Emeklilere 8.077 TL seyyanen zam verilmesine yönelik” araştırma önergesi,
"Vergi ve harç artışlarının vatandaş üzerine etkisine yönelik” araştırma önergesi,
“Kredi Garanti Fonu’na (KGF) ilişkin” araştırma önergesi…
Bu araştırma önergelerinin hepsi AKP ve MHP’nin oyları ile ret edildi.
Bütün bu konuları geçelim. Son günlerde Epstein davası (dünyanın birçok yerinden çocukların dünyanın kodamanlarından olan pedofil sapıklar için kaçırılması, istismar edilmesi, cinsel istismar ve insan ticareti ve birçok karanlık işleri içine alan dava) diye gündeme gelen ve insanın bu kadar insanlıktan nasıl çıkar sorusunu sorduran iddialar ortada dolaşıyor. Ve ülkemizin ismi de bu davada geçiyor. Bu konu hakkında Saadet Partisi Ankara milletvekilinin verdiği soru önergesine iktidarın bu duyarsızlığının sebebi nedir? Çocuklarımız geleceğimiz değil mi? Çocuklarımızın canının korunmasından öncelikle iktidar sorumlu değil mi? Bu kadar ciddi iddialar ve belgeler ortaya dökülmüş iken iktidarı harekete geçirmekten alıkoyan nedir?
Saadetli Doğan’ın Meclis’te sorduğu önergenin gündemden düşürülmemesi için biz de bir kez köşemize taşıyoruz: “1- 1999 Depremi'nden sonra kaybolan çocuklarla ilgili daha sonra ortaya çıkan yeni gelişmeler olmuş mudur?
2- Adana'daki olayla ilgili yürütülen soruşturmanın sonucu ne olmuştur?
3- Türkiye Cumhuriyeti, Epstein davasıyla ilgili bir süreç başlatacak mıdır? Davaya müdahil olacak mıdır?
4- 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde kaybolan çocuk sayısı kaçtır? Bu konuyla ilgili bir süreç yürütülmekte midir?
5- Kamu kurumlarımızın kaybolan çocuklarla ilgili kapsamlı bir çalışması var mıdır?
6- Kaybolan çocuklarla ilgili yürütülen soruşturma sayısı kaçtır? Bu soruşturmalarda iddia edilen olayla ilişki bir bulguya rastlanmış mıdır?”