İklim anlaşması ve Cedaw!

Abone Ol

Bugünlerde en çok konuşulan konu TBMM'de görüşmeleri devam eden İklim Yasa Teklifi...

İklim Yasası yoğun olarak tartışılıyor...

Yıl, 2021... Türkiye'nin imzaladığı Paris İklim Anlaşması karşılığında uluslararası toplumdan 3,1 milyar avro değerinde kredi almaya hazırlandığı çok konuşulmuştu...

Bu kredinin 2 milyar avrosunun Dünya Bankası, yaklaşık 1 milyar avrosunun Fransa ve 200 milyon avrodan fazla bir kısmının Almanya tarafından verileceği bildirilmişti, o yıllarda.

Böyle bir kredi verildi mi? Verildiyse bu para nerelere harcandı, acaba?

***

Ancak bundan önce imzalanan yine bir sözleşmeden söz etmek istiyorum; CEDAW.

1985 yılında imzalanan, “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi”

Ve elbette sonrasında düzenlenen 6284 sayılı yasa...

Bir ifsad projesi olan İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı ama CEDAW hâlâ yürürlükte...

CEDAW'la ilgili biraz bilgi vermek gerekirse;

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM), güya kadın haklarının ilerletilmesi için 4,5 milyon avro destek olmaya karar verdi.

AB’nin ve BM’nin Türkiye’nin gelişmesi ve büyümesi için bugüne kadar bir adım atmadığı/atmayacağı gerçeğinden yola çıkarak;

* Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women-BM Kadın Birimi) ve Avrupa Birliği’nin mali desteği ile üç yıl süren bir proje bu.

* Şu açık; toplumu ifsad çalışmalarından biri olan, “Toplumsal cinsiyet eşitliği” temel hedeflerden biri!

* ‘Örtülü gerekçe’ de hazır; Türkiye’de kadın haklarının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin gelişmesine katkıda bulunacakmış, BM ve AB!

***

BM ve AB’nin yaklaşık 4,5 milyon avroluk yardım gerekçelerine şöyle bir bakalım mı?

* “Proje Türkiye’de kadınların karşılaştığı ve özellikle Kovid-19 salgını sonrası artan güçlük ve eşitsizlikleri ele alacak. Nisan 2021’de başlayan proje Mart 2024’e kadar sürecek.”

* “Ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde desteklenecek platformlar, ağlar ve forumlar aracılığıyla STK’ların, hak savunucularının ve genç aktivistlerin bir araya gelebileceği, deneyimlerini paylaşabileceği alanlar oluşturulacak.”

* “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Akademisi sayesinde kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında farklı gruplara yönelik eğitim materyalleri geliştirilecek ve bu eğitimler herkese erişilebilir kılınacak... Okur-yazarlığı ve toplumsal cinsiyete duyarlı verinin savunuculuk amaçlı kullanımı… İklim değişikliği ve afet riskini azaltmanın toplumsal cinsiyet boyutu… Kırsalda yaşayan kadınların durumunu, ihtiyaçlarını ve önceliklerini toplumsal cinsiyet bakış açısıyla…”

Yalan... Manipülasyon... Çarptırma... Sapkın anlayış...

Gördünüz mü; işin nereden nereye geldiğini!

 

TAMAMEN YALAN, DOLAN!

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut demişti ki;

* “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele, Avrupa Birliği’nin en büyük önceliklerindendir.”

* “Bu sorunu çözme hedefimizle paralel olarak, Sivil Toplum Aracı ve Medya Programı kapsamında finanse edilen proje, sivil toplum kuruluşlarının çabalarını tam da zamanında destekleyecektir.”

* “BM Kadın Birimi ile bu ortak amaçlarımıza ulaşmada kilit rol oynayan iş birliğimizi takdir etmekteyiz.”

***

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Asya Varbanova’nın o dönemki değerlendirmelerine de kulak kabartmanızı isterim;

* “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW), Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile verilen taahhütlerin hayata geçirilmesinde sivil toplum kilit rol oynuyor.”

* “Sivil toplum kuruluşları ve kadın hareketi, Kovid-19 salgınıyla daha da derinleşen eşitsizliklerle mücadelede ve kadın haklarının ilerletilmesinde en ön saflarda yer alıyor.”

* “Sivil toplum kuruluşlarının bilgi, deneyim ve liderliğinden istifade ederek, arzu ettiğimiz eşit geleceği birlikte inşa edebiliriz.”

***

Yalanınız dolanınız batsın e mi?

* Burada asıl amaç, bir ifsad çalışması olan CEDAW’a verilen destektir.

* Kadınlara karşı ayrımcılığı toplumumuzda kim istiyor, kim destekliyor Allah aşkına! Geçmişte de, günümüzde de!..

* “Cennet anaların ayakları altındadır” genel düsturunu emreden bir dine mensubuz, Elhamdülillah.

Eee, o zaman mesele ne? Şunlar;

* Aileyi yok etmek! * Bizi de kendilerine benzetmek! * Asli değerlerimizden koparmak! * Kendi öz benliğimizden ayırmak! * Dışarıdan yıkamadıkları ülkemizi ‘içeriden’ fethetmek!

Mesele tam da budur!

 

CEDAW'IN NE OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ?

CEDAW…

Orijinal ismi, (İngilizce: Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination Against Women)

Türkçesi, “Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi”. İsmi hoş ama içeriği problemli!

CEDAW, 1979’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edildi.

1981′de yürürlüğe girdi ve Türkiye tarafından 1985 yılında imzalandı.

Bazı maddelerini burada hatırlatmakta yarar var;

* “Erkeklerin ve kadınların kalıplaşmış rolleriyle ilgili kavramların eğitimin her düzeyinden ve biçiminden tasfiye edilmesi için karma eğitim ve bu amaca ulaşılmasına yardımcı olacak diğer eğitim türleri teşvik edilir ve özellikle okul kitapları ve ders programları gözden geçirilir ve bu öğretim metoduna göre uyarlanır.”

* “Kız öğrencilerin spora ve beden eğitimine faal olarak katılmalarını sağlamak için aynı imkânlar tanınır.”

* “Aile planlamasında bilgilendirme, danışmanlık ve hizmet verme de dâhil, yeterli sağlık hizmetinden yararlanma hakkı.”

* CEDAW, aile kurumunun temel yıkım dayanaklarından biri. Aileye en büyük zarar bu sözleşme ile verildi. Süresiz nafaka, aile reisliği kavramının kaldırılması, erkeğin evlilik içinde aldığı görev ve yetkilerin yok edilmesi, zinanın suç olmaktan çıkarılışı, toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının mevzuata girmesi gibi çok sayıda sorunun asıl kaynağı CEDAW’dır…

Şu soruyu sormak gerekmiyor mu; Türk öğrencilerin beden eğitim dersine katılması, katılmamasından BM’ye ne, AB’ye ne?

İstanbul Sözleşmesi'nde olduğu gibi CEDAW'ın da yürürlükten kaldırılması elzem!

***

Böyle bir girizgâh ve hatırlatma yaptık...

İklim Kanunu tartışmalarına devam edeceğiz, inşallah...

Öyle şeyler konuşuluyor ki şaşırmamak elde değil...

Takipte kalınız lütfen!

---