İkiyüzlü Batı, demokrasini al da git!

Abone Ol

BATI NIN dış politikadaki iki yüzlülüğü kimsenin meçhulü

değil. Mısır da yaşananlar, bu ikiyüzlülüğü canlı yayında açıktan açığa görülür

duruma getirdi. Ȃkif, yüz yıl önce Batı nın ikiyüzlülüğünü şöyle anlatmıştı:

Tükürün Ehl-i Sâlibin o hayâsız yüzüne! / Tükürün onların asla güvenilmez sözüne!

60 yıl despotlar tarafından yönetilen Mısır halkı,

2012 de demokratik bir seçimle Cumhurbaşkanını seçmişti. Cumhurbaşkanı Muhammed

Mursî, bir yıllık yönetiminde başarılı icraatlara imza attı. İslâm âlemi ile

iyi ilişkiler geliştirdi. Filistinlilerin huzur ve güvenliği için Refah Sınır

Kapısı nı açtı.

Müslümanların kendi ülkelerinde mutlu olmaları fesat

yuvası olan Siyonistleri rahatsız etti. Hele, Mursî nin başarılı yönetimi

gelecekleri adına onları ürkütüyordu. Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD,

Müslümanların kendi kendine yeterli duruma gelmelerinden hoşnut değildi. Onlar,

kendi kontrollerinde bir İslâm dünyası ve işbirlikçi yöneticiler istiyordu.

ABD ve Batı, İsrail in güvenliğini korumak gerekçesine

sığınarak Mursî ye kafayı takmıştı bir kere. Kendilerine çok güveniyor

olmalıydılar ki, bu sefer oyunu açıktan oynadılar. Muhammed Mursî ye cephe

açmakta gecikmediler. Bildiğiniz oyunlar sonucu İsrail ve ABD nin menfaatlerini

koruma sözü aldıkları Mısır Savunma Bakanı Abdülfettah el-Sisi ye askerî darbe

yaptırdılar. 

ABD ve AB,  bütün

güçleriyle İsrail e destek verdi. Mısır da darbecilerin dış destekle bu işi

yaptıkları o kadar açık ki Geçtiğimiz günlerde New York Times gazetesi Bütün

ipler Tel Aviv in elinde ifadesine yer verdi.

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres de Darbe başarısız

olursa bedelini İsrail in ödeyeceğini açıkladı. Bu söz, darbecilerin halkın

üzerine salınıp daha çok kan döküleceğinin işareti.

BATI HER ZAMAN BUNU YAPIYOR

Batı, kendisini medeniyetin beşiği; demokrasi, insan

hakları ve özgürlüğün kaynağı olarak görüyor. Bencil Batı, bunları yalnız

kendisi için istiyor. Başkası ve bütün dünya için de istiyor görünmesi politika

gereği. Saldırırken barış ; işgal ederken insan hakları ; bombalarken

özgürlük söylemlerinin arkasına sığınarak yapıyor bunu. Propaganda araçları

ile kitle psikolojisini etkileyerek çok kere asılsız iddialarını dünyaya

inandırıyor da.

Batı, her zaman menfaatinin yanında oldu. Demokrasinin

vazgeçilmezliğini savundu, ama menfaati icabı krallık ve despotları desteklemekten

geri durmadı.

Batı nın demokrasi havariliği yapması aldatmacadan başka

bir şey değil. Halk idaresi anlamındaki bu kelime halkın seçtiklerine karşı

saygılı olmayı gerektiriyor. Eğer halk, ABD ve Batı nın isteğine uygun

işbirlikçi bir yönetimi seçmişse problem yok. Eğer bir toplum, ülkesi ve

halkının menfaatlerini öne çıkarmışsa Batı nın elinden çekeceği var.

Cezayir halkı 1991 de yüzde 80 oyla Abbas Medenî

liderliğindeki İslâmî Selâmet Cephesi ni (FİS) seçti. Batı, daha göz açtırmadan

darbe yaptırıp iç savaş çıkardı, 300 binden fazla insan öldü. 1995 te Refah

Partisi 1. parti oldu ve hükümeti kurdu. Nice entrikalar sonucu seçilmiş

hükümeti düşürdüler. Filistin de Hamas büyük çoğunlukla seçimi kazandı,

âkıbetleri ortada. Son olarak, Mısır da İhvân-ı Müslimîn in desteklediği

Muhammed Mursî yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçildi. Batılı emperyalistler 1

sene bile tahammül edemedi ve darbe yaptırdılar. Ayrıca, ülkelerin

yöneticilerini kontrollerine alabilmek için nice fırıldaklar çeviriyorlar.

Batı, Demokrasinin kendi menfaatlerine uygun şekilde işlemesini istiyor. İşte,

Batı bu! Dünya, bu oyuna daha ne kadar seyirci kalacak

UYUYAN DEV UYANMALI

Emperyalistler, böl, parçala, yut metodunu

kullanıyorlar. İslâm ülkelerini sıraya koymuş, birer birer yok etmeye çalışıyorlar.

Irak, Afganistan, Libya, Sudan, Suriye Şimdi de Mısır Sıra kendilerine

gelmeden uyuyan dev durumundaki İslâm âlemi bir an önce harekete geçmek

zorunda.

Geçtiğimiz hafta, Konya da Saadet Partisi öncülüğünde

Büyük Mısır Mitingi yapıldı. İslâmî referansları ölçü almamızın önemini ortaya

koyan maneviyat yüklü bir miting oldu. Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan

Asiltürk Siyonizm in 1897 de İslâm ı 100 sene içinde silme kararı aldığı nı

belirterek Mısır daki darbenin arkasında dünya Siyonizminin olduğu nu anlattı.

Genel Başkan Mustafa Kamalak da; Batı destekli Firavun

ordusu Müslümanları şehit ediyor diyerek Müslümanları göreve çağırdı: Allah,

Müminleri bırakıp da Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin buyuruyor. Can

dostlarım! Bu âyetten haberiniz var mı Haçlı Birliği ne girmek isteyenlerin

arabasına biniyorsunuz. Bindiğiniz arabanın plâkasına değil, sizi nereye

götürdüğüne bakın. Sancak düştüğü yerden kalkacak. İslâm Birliği ve Adil

Düzen i siz kuracaksınız!

Müslümanlar problemlerinin çözümünü can düşmanlarının

elindeki uluslar arası kurumların insafına bırakamazlar. İki milyara yaklaşan

İslâm âlemi problemlerini kendi kurumlarına havale etmeli; vakit geçirmeden

bütün kurumlarıyla İslâm Birliği ni kurmalıdırlar.

Eğer, Mısır da halkın tercihi hiçe sayılır, demokrasiden

darbe ve kaos çıktığı yanlışı düzeltilmez ve özür dilenip Mursî görevine iade

edilmezse Batılılara söylenecek tek söz kalır: İkiyüzlü Batı, demokrasini al

da git!