İkili eğitime devam mı edilecek?

Abone Ol

Geçtiğimiz yıllarda en kısa zamanda okullarda ikili eğitime son verileceği açıklanmıştı. Ancak, gelinen noktada eğer medyaya yanıysan haberler doğru ise daha bir süre ikili eğitim devam edeceğe benziyor. Çünkü LGS tercih sonuçlarına göre bazı okullarda ciddi yığılma yaşanırken, bazı okullarda kontenjanların dolmadığı ifade ediliyor. Gerçi tercihler sona ermiş değil. Önümüzdeki günlerde nakiller söz konusu olacak. Ancak, anlamakta güçlük çektiğim husus bazı okulların belirlenmiş kontenjanlarının iki katı öğrenci kayıt etmiş olmalarıdır. Kontenjanlar önceden belirlendiğine göre bazı okullar niçin kontenjanlarının iki katı öğrenci kayıt etmişlerdir? Bunun dayanağı nedir? Bunun da ötesinde okul yönetimlerinin belirlenen kontenjanın iki kat öğrenci kayıt etmeleri nasıl mümkün olmuştur? Akla gelen bir başka soru ise bakanlık daha önceden ikili eğitime son verme kararı almış iken, kontenjanlarının üzerinde öğrenci alarak yeniden ikili eğitimin gündeme gelmesinin sorumluları kimlerdir?

Derdim birilerini suçlamak değil, böyle bir suçlamayı da doğru bulmam. Adrese dayalı kayıt sistemi de devreye girdiğine göre öğrencilerin evlerine en yakın okula kayıtlarının yapılması. Hatta bunun için öğrencilerin sınava girmesi bile gereksizdir. Ancak, görünen o ki birileri imam hatip düşmanlığı sebebiyle zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarırken hiçbir ön hazırlık yapmaya gerek duymadıkları gibi ikili eğitime son verme konusunda eldeki imkânlar tam olarak gözden geçirilmemiş görünüyor.

Yıllarca öğrenciler evlerine en yakın liseye kayıtlarını yaptırdılar. Hatta evlerine yakın bir lise yok ise nispeten uzakta olan liseye gittiler. Söz gelimi bir sene sonra evlerine yakın bir lise açılmış ise kayıtlarını oraya aktardılar. Demek istediğim o ki, yıllarca öğrencilerin hangi okula kayıt yaptıracakları hususunda bir problem yoktu. Geçen zaman içinde önceleri liselerin adlarının başına bir takım sıfatlar eklendi. Böylece liselerin cinsi artırıldı. Hâlbuki geçmişte liselerde ikinci sınıftan itibaren edebiyat ve fen diye iki bölüm vardı. Ne var ki, daha iyi eğitim vermek iddiası ile fen ve sosyal liseler gibi yeni liseler ortaya çıkartıldı. Hâlbuki liselerin çeşidini artırmaya gerek yoktu. Sadece yeni lise binaları devreye sokmak ve bu arada zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması ile meslek liselerine vurulan darbenin önlenmesi için meslek liselerinin sayısının artırılması ve bu liselerin cazip hale getirilmesi için bazı desteklerin verilmesi yeterli olacaktı.

Alınan bazı kararlar ile mesleki eğitim yeniden cazip hale gelmeye başladı. Ancak, meslek liselerinin sayısının artırılmasında kolaycılığa kaçıldı. Eskiden ilk ya da ortaokul olarak kullanılan bir okul binası meslek lisesine dönüştürülüverdi. Hâlbuki meslek liselerinin düz liselerden farklı bir alt yapıya sahip olması gerekiyor. Söz gelimi laboratuar ve tam teşekküllü atölyeleri olmayan meslek liseleri ortaya çıktı. Belki her meslek lisesinde atölye ve laboratuara ihtiyaç oymayabilir. Bu yaklaşım doğru bile olsa bilgisayar bölümü olan bir meslek lisesinde her öğrenciye bir bilgisayar düşecek imkânın sağlanması gerekir. Yoksa bilgisayar bölümü açtık demek yeterli olmaz. Aslında çözümü çok zor olmayan bir takım konuları önce acelecilikle ortaya atıyor, sonrada çözümsüz hale getiriyoruz.

Son olarak başlığa aldığım konuya dönmek istiyorum. Mevcut Anadolu liselerinin kontenjanlarının üzerinde öğrenci almalarının sebebi okul yetersizliği ise söylenecek bir şey yok. Ancak, yeterli okul var da kontenjanın üzerinde öğrenci alınmış ise bunun sebebinin izah edilmesi gerekir.