Önceki İstanbul Valisi -şimdi Merkez Valisi- Hüseyin Avni Mutlu ile şimdiki İstanbul Valisi Vasıp Şahin arasındaki farklar ne
* Vali Hüseyin Avni Mutlu, karlı, fırtınalı havalarda bile İstanbullulara, “Acaba tatil olacak mı, bu havada okullar tatil olmayacak da ne zaman tatil olacak ” dedirterek, sabaha kadar milleti televizyon ekranı karşısında “bir haber gelecek mi ” diye kilitlerdi. Ama yine de kolay kolay tatil kararı almazdı. Vali Vasıp Şahin ise, daha kar bile yağmadan, “yağacak” haberleri üzerine okullara tatil kararı aldı.
* Vali Mutlu sabah erkenden twit atmaya başlardı. Kuş seslerinden, mutluluktan bahsederdi. *Vali Şahin ise sosyal medyaya biraz daha mesafeli.
* Vali Mutlu hafiften şakirt bıyıklıydı, Vali Şahin ise kaytan hatta biraz da pos bıyıklı.
* Vali Mutlu -biraz da Gezi olaylarından mülhem olsa gerek- genelde gençlerle hemhal olurdu, Vali Şahin ise İstanbul’a geldiğinden bu yana çoğunlukla Sivil Toplum Kuruluşları, dernekler, kamu idarecileri ve bürokratlarla takılıyor.
* Vali Mutlu Rizeli, Vali Şahin ise Bayburtlu. Vali Şahin bir yanıyla da ilk, orta ve lise eğitimini o ilde tamamladığı için Erzincanlı.
* Vali Mutlu 2 çocuk babası, Vali Şahin’in ise 3 çocuğu var.
* Vali Mutlu beyaz tenli, Vali Şahin kara yağız, esmer.
* Vali Mutlu olaylar karşısında daha çabuk tepki veren bir yapıya sahipken, Vali Şahin daha bir ağırbaşlı.
n Vali Mutlu özel etkinliklerde daha fazla gözükürken, Vali Şahin biraz daha içe kapalı bir görüntü vermekte.
* Vali Mutlu, basınla, gazetecilerle daha sıkı fıkıydı, ekranlarda sık sık boy gösterirdi, Vali Şahin ise zorunlu olmadıkça medya karşısına çıkmamayı yeğlemekte. O kadar ki, Dolmabahçe Sarayı saldırısında, olay yerine İstanbul Emniyet Müdürü’nün gidip değerlendirme yapmasını uygun gördü.
* Benzer yanları da var iki valinin; Vali Mutlu da, Vali Şahin de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Ah o fotoğraf karesi ah!..
* Son birkaç haftadır iktidar partisi sözcülerince Anayasa Mahkemesi hakkında olmadık laflar ediliyor ya, hani
* “Arkadaşlarımızı Yüce Divan’a yem etmeyiz” denildi ya, hani!
* “Siyaset dışı kurumların millet iradesi üzerinde hâkimiyet kurmasına asla müsaade etmeyeceğiz” ifadeleri son zamanların en çok konuşulan argümanı oldu ya, hani!
* Tüm bunlar neticesini verdi ve 4 Bakan TBMM Soruşturma Komisyonu’nda 9 AKP’li milletvekilinin oyu ile aklandı! 4 Bakan’a Yüce Divan yolu “şimdilik” kapandı.
* “Şimdilik” diyorum, zira kısa bir süre sonra TBMM Genel Kurulu’nda muhalefetin vereceği bir önergeyle 4 Bakan hakkında bir oylama daha yapılacak. Bu gizli bir oylama. Zor ama burada 276 oy bulunabilirse 4 Bakan’a Yüce Divan yolu açılabilecek. Bunun için 50’den fazla AKP’li vekilin muhalefetle birlikte oy kullanması icap ediyor ama dediğim gibi zor. Muhtemelen, 4 Bakan Yüce Divan’a gönderilmeyecek.
* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dün büyükelçilere hitap ederken kullandığı, “17-25 Aralık iddiaları, 30 Mart ve ardından 10 Ağustos seçimlerinde millet tarafından yargılanmıştır, millet kararını sandıkta vermiştir. Asıl önemlisi, 17-25 Aralık mahkemelerde yargılanmış ve oyun o mahkemelerde bozulmuştur. Şimdi yargı içindeki bir takım odakların, siyaseti dizayn etme arzularına öyle umuyorum ki izin verilmeyecektir” cümlesi zaten her şeyi anlatıyor.
***
Asıl anlatmak istediğim başka bir nokta!
Hepinizin dikkatini çekmiştir; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son dönemde 2 önemli isme belirgin bir “mesafe” koydu;
-Abdullah Gül ve Haşim Kılıç…
Esasen Abdullah Gül’ün AKP’nin başına geçme ihtimali varken ani bir atakla, Kongre tarihi öne çekilmek suretiyle Gül’ün önü kesildi.
Gelecekte neler olur bilinmez ama en azından yakın bir gelecekte Gül’ün önü kapalı gibi…
Benzer şekilde Haşim Kılıç!
Haşim Bey de yakın zamana kadar Erdoğan’la yakın duran bir isimdi. Ama öyle bir noktaya gelindi ki, Anayasa Mahkemesi “tu kaka” ilan edildi.
Tam da burada bir soru;
Peki, ne oldu da bu noktaya gelindi Erdoğan bu iki isim hakkında neden “negatif” elektrikle yüklendi
***
Hatırlayınız lütfen, şu sahneyi yeniden çağırın belleklerinizden;
* Anayasa Mahkemesi’nin 52. Kuruluş Yıldönümü…
* Mahkemenin Yüce Divan Salonu’nda tören düzenlendi.
* Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile o zamanki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.
* Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, burada yaptığı konuşmada siyasi irade tarafından yargı cephesine yapılan eleştirilere cevap verdi.
* Haşim Kılıç’ın Twitter erişim yasağının kaldırılması kararı ile ilgili, “Anayasa Mahkemesi’nin son günlerde verdiği bireysel başvuru kararlarına yapılan ölçülü eleştirileri saygıyla karşılarken verdiğimiz kararların arkasında olduğumu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandığı sırada kameralara ilginç bir kare yansıdı.
* Kılıç bu konuşmayı yaptığı sırada Recep Tayyip Erdoğan’ın çok gergin olduğu gözlenirken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bıyık altından gülümsediği görüldü.
* Gül’ün yapmış olduğu bu hareket kısa sürede sosyal medyada da büyük yankı buldu.
***
Şimdi… Acaba…
Erdoğan’ın bu iki isim hakkındaki son kanaatinin gerekçesi, bu fotoğraf karesi olabilir mi
Erdoğan orada kendisine yönelik bir kumpas kurulduğu izlenimine mi kapıldı, acaba
Kim bilir…
NOT: Bugün, 7 Ocak 2015, Çarşamba… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!