İki kritik soru!

Abone Ol

1-Biliyorsunuz, 16 Nisan Referandumu ile benimsenen “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”yle birlikte “Başbakanlık” anayasadan çıktı. Başbakanlık yetkileri de Cumhurbaşkanı’na bağlandı. 

Yeni sistem, 2019 yılında yürürlüğe girecek. Ama… Evet, bu arada 2019 Mart ayında mahalli seçimler yapılacak. Kadir (Topbaş) abi zaten yeniden aday olmayacağını açıklamıştı. İstanbul Büyükşehir için adaylığı konuşulan isimlerden birisi Başbakan Binali Yıldırım. 

Soru şu; Binali Yıldırım İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçilirse, kabine de (Bakanlar Kurulu) otomatikman düşmüş sayılacak. Peki, yeni Başbakan kim olacak? Kabine kimlerden oluşacak? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletvekillerinden birisini görevlendirecek ve o isim de yeni kabine üyelerini Beştepe’nin onayından geçirerek açıklayacak… O isim şimdiden siyasi kulislerin başlıca konusu… 

Tabii, bir de şu var; acaba, Binali Yıldırım bu görevi kabul eder mi? Bana göre eder. Zira -kimilerine göre- kaybedeceğini bile bile, belki de istemeye istemeye İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterilmiş, ciddi de bir oy toplamıştı, Binali Bey… İstanbul’u neden kabul etmesin ki… Bakalım neler olacak?

2) İkinci kritik soru da şu; hatırlayacaksınız, ABD Başkanı Donald Trump, Rakka operasyonu öncesi Suriye’de Kürt Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) silah yardımı yapılmasını onayladı. YPG’ye gönderilecek silahlar arasında ağır makinalı tüfekler ve zırhlı araçlar da var. 

YPG, Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği bir yapı. Dolayısı ile ABD’nin göze parmak sokar gibi bu örgüte silah yardımı yaptığını açıklaması akıllara şu soruyu getirdi; ABD, Türkiye’nin çileden çıkacağını bile bile bu silah yardımını neden açıkladı? 

10 yıl süren İran-Irak Savaşı döneminde, İran, “Büyük Şeytan” Amerika’dan gayri resmi yollardan silah satın almıştı; “İrangate” olarak yansımıştı haberlere… “Büyük Şeytan” hem Irak’a hem de İran’a silah satmıştı… Şunu söylemek istiyorum; Amerika açıklama yapma gereği duymadan da zaten silah satıyor… Bunu bilmeyen mi var!

Soruyu bir kez daha tekrar edeyim; ABD, terör örgütü YPG’ye silah satışını niçin açıkladı?

***

Her iki soruya da cevabı olan var mı?

TV5’TEKİ DEĞİŞİMİN FARKINDA MISINIZ?

TV5 ekranlarında bir süreden beri yaşanan değişimin/dönüşümün farkında mısınız?

Geçenlerde Mustafa Kurdaş’ın odasında karşılaştığım Muhittin Hamdi Yıldırım hoca, “Avrupa’dan yeni geldim. Herkes, son dönemde TV5’teki canlı ve olumlu değişimi konuşuyor…” demesin mi…

Yeni programlar, yeni ekran… Yeni ekran yüzleri… Hadi bakalım kolay gelsin… Bir acayip zor yarış…

***

Mesela, yeni dönemde her Cuma akşamı yayınlanan “Aykırı Gündem” programını izleme şansını buldunuz mu?

Harikulâde bir program…

Milli Gazete Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz’ın hazırlayıp sunduğu programda birbirinden ilginç ve çarpıcı konular, alanlarında uzman kişilerce yorumlanıyor… Program gece geç saatlere kadar devam ediyor ama gözünüzü ayırmadan izlemek istiyorsunuz… Gizemi içeriğinde…

Keşke TV5 yöneticileri hafta içi her akşam böyle uzun süreli ve tempolu haber-yorum programları koysa…

TV5’teki değişimleri, yeni programları ve arka planlarını buradan duyurmaya devam edeceğim… 

***

Burada birkaç kez yazdığım bir konuyu, bu vesile ile bir kez daha tekrar etmek istiyorum... Daha doğrusu bir “güçlü temennimi” dile getirmek istiyorum;

Mustafa Yılmaz benim bugüne kadar şahit olduğum, gördüğüm, bildiğim, tanıdığım en iyi ve güçlü kalemlerden birisi… Milli Gazete’de kulis yazılarına keşke yeniden başlasa… Hadi iyi bir haber…

Kendi alanında efsane olan Mustafa Kurdaş-Mustafa Yılmaz’ın birlikte hazırladıkları “Ankara Kulisi” de öyle…

Keşke…

ADNAN DEMİRTÜRK’E RAHMETLE…

*  Hizmet ve çalışmayı terk eden, dedi-kodu ile meşgul olur.

* Bize verilen her görevin bir “emanet” olduğunu bilmeliyiz.

* Lügatimizde kin, nefret, haset, düşmanlık ve husumete yer yoktur.

* Yıkmak için değil, yapmak için varız.

* Ucuz kahramanlık gösterilerine, işportaya düşmüş slogancılığa, serkeşliğe, havailiğe iltifat etmeyiniz.

*  Yaptıklarımızı şan, şöhret, ikbal için değil, bir gün kendisine döneceğimiz âlemlerin Rabbi’nin rızasını kazanmak için yapmalıyız.

*  İyilikleri istiyorsak, önce kendimiz iyi olacak, kendimiz değişeceğiz.

***

Yukarıdaki cümleler, 15 Mayıs 1999’da ebediyete uğurladığımız Milli Gençlik Vakfı’nın (MGV) efsane Başkanı Adnan Demirtürk’e ait… 

*  Daha 24 yaşında Refah Partisi (RP) Genel Merkez Seçim Karargâh Başkanlığı,

* 25 yaşında RP İlçe Başkanlığı - Vakfıkebir,

* 26 yaşında RP Genel Merkez Seçim Karargâh Bşk. Yrd. - Ankara,

* 27 yaşında RP M. İlçe Seçim Karargâh Bşk. - Trabzon,

* 29 yaşında RP Belediye Başkan Adayı - Vakfıkebir,

* 30 yaşında RP Milletvekili Adayı - Trabzon,

* 31 yaşında MGV İlçe Başkanlığı - Vakfıkebir,

*  32 yaşında RP İl Seçim İşleri Başkanlığı - Trabzon,

Ve 32 yaşında MGV Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu…

***

Adaşımdı...

Sadece adaşım ve ağabeyim değil, üniversite yıllarımda aynı evi paylaşma bahtiyarlığına erdiğim bir büyüğümdü, aynı zamanda...

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’nu kazandığımda elimizden tutan, bizi iyiye-güzele-doğruya yönlendirenlerden biri de Adnan Demirtürk idi...

Daima güler yüzlü, hoş sohbet, heyecanlı ve kıpır kıpırdı...

Özlemle, rahmetle anıyorum…

HATIRLATAYIM İSTEDİM!

Ahmet Özal, CNN Türk’te Hakan Çelik’in programında dedi ki;  “Bana hiçbir siyasi davet gelmedi. 2002’den bu yana hep uzak durmaya çalıştım ama bu saatten sonra davet gelse kabul ederim. Türkiye 2017’den sonra ekonomik olarak ciddi bir sıkıntıya girebilir. Birikimimle Türkiye’ye faydam olur.”

***

Ben mi yanlış hatırlıyorum; Haziran 2015 seçimlerinde Ahmet Bey Saadet Partisi Mardin milletvekili adayı değil miydi?

Sadece hatırlatayım istedim…

NOT: Bugün, 15 Mayıs 2017, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibarıyla asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlık’a bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!