Çernobil patlar,
Türkiye etkilenir,
Kanser vak’aları artar.
Sert bir grev olur,
Babalar iş kaybeder,
Aile bütçeleri alt üst olur.
LGS’ye hazırlanan çocuklar kurslara gidemez.
Gelinlik kızların çeyizi yarım kalır,
Darbeler, gençlerin kaderini allak bullak eder.
Tutuklamalar, ailelerin iflahını keser.
Çocuklarından haber alamamalar,
Yaşayıp yaşamadığına dair kaygılar,
Sonra ulaştırılan o tek cümle,
“İyiyim, merak etmeyin.”
Yaşıyor olması, hayatta kalması,
Yeniden doğum günüdür o akşam.
O kutlama da hayatın sıradanlığında erir gider.
Sigara, para ulaştırmaya çalışmalar,
Lakin hayatı gencin, öylesine sarsılır ki,
Üniversite sınavına katılamamıştır.
Yaşamı bir çentik daha almış,
Siciline işlemiştir aldığı ceza,
Hayatının her safhasında karşısına çıkacaktır,
En fazla iş ararken onu zorlayacaktır.
Asıl anlamakta zorlanan annesi olacaktır.
O melek evladı, hiçbir suç işlememişken,
Nasıl bunca yıldır işsiz kalabilmektedir,
Kalkışma, darbe, tankların tepesinde kaygılı askerler,
Kör kurşunların yok ettiği canlar,
Bir daha kurulamayan sofralar,
Solan, asla diriltilemeyen güller.
Şu garip dünyalı, delilerden neler çekmedi ki,
Ukrayna Rusya savaşı yetmedi,
Binlerce annenin öldürülen evladı ile
Bin parçaya bölünen yaralı kalbi.
Gelen haberler hiç güzel değil,
“Paralı asker şirketi Wagner, kalkışma ile
Moskova’ ya harekete geçti”,
Bu sert rüzgâr en çok bizi örseleyecektir,
Dünya bir kez daha yüreğini tuttu,
Nükleerin anahtarı bu delilerde.
Sokaklarda görülen zırhlı araçlar.
Tepesinde annelerin çocukları.
Dünya iki kişiliktir artık,
Çernobil patlar,
Anne, çocuğunu en ağır hastalıktan kaybeder.
Gezi kalkışmasında gençler yiter gider,
Darbeler sadece taze canları söküp götürmez,
Annelerin ciğerini öyle bir koparır ki,
Ardında mutluluk, sağlık, huzur bırakmaz.
İki kişilik dünyası öyle bir yıkılır ki,
Sıfırlanır, hiçlenir, yoklanır, yoksullanır,
Ölümlere belenir.