Başkalarının
hikayelerinde kendimizden bir şeyler bulur ve kimi zaman hüzünlenir kimi zaman
elimizi masaya vururuz. Birisi bir derdini anlatırken biz zihnimizin
labirentlerinde dolaşır ve benzer olayların içinde kayboluruz. Çünkü insan
hayatı müşterek yaşanmışlıkların eşliğinde devam ediyor. Bu hikayede eminim
kendinizden bir şeyler bulacaksınız: Olay iki kardeş arasında geçer. Babanın
hayattaki en değerli servetim dediği iki kız kardeşin arasından su sızmaz. Öyle
ki abla kardeşinin sesini bir gün duymasa uykuları kaçar ve sanki uzun yıllar
görmüyormuş gibi özlemini çeker. İki kardeş birlikte aynı tabaktan yemek yemiş,
aynı bardaktan çay içmiş ve neredeyse bütün eşyaları müşterek kullanmışlardır.
Küçük kız ablanın küçülen giysilerini giyerken ablamın
kokusu var deyip koklaması arkadaşları arasında alay konusu dahi olur.
Kardeşleri birbirine bağlayan sevgi ve saygının gelişmesinde babanın büyük
etkisi vardır. Büyük kız yirmi dördünde küçüğü yirmisinde evlenirler. İki
kardeşi ayıran deniz neredeyse haftada bir onları buluşturur. Kadıköy de
yaşayan abla, haftada bir Silivri de yaşayan kardeşini ziyaret eder ve
kardeşler hasret giderirler. Kardeşlerin birbirlerine olan düşkünlüğü konu
komşunun dilinde dolaşırken anne aman nazar değmesin diye insanları
susturmaktadır. Aradan yıllar geçer ve annenin korktuğu başına gelir. Anne
aniden vefat eder eşinin ölümünden üç yıl sonra da babanın vefat haberi gelir.
Kardeşler anne babanın vefatından sonra sessizliğe gömülür ve onların yokluğuna
alışmaya çalışırlar. Fakat anne babanın acıları küllendikten sonra her şey
değişir. Babanın iki evi, bir dükkanı
bir arsası, bir yazlığı bir de arabası vardır. İki kardeş miras konusunda
tartışmaya başlarlar. Büyük kız, babam hayatta olsaydı yazlığı bana verirdi sen
göz koyamazsın diye çıkışır. Diğeri babamın en güzel evine sen talip
oluyorsun, buna hakkın yok diye savunmaya geçer. İki kardeşin kavgası
mahkemede biter ve miras mahkeme kararı ile paylaşılır. Fakat kardeşlerin
arasına çelik zırhlar çekilmiş ve artık birbirlerine bakmaz olmuşlardır. Uzunca
süren kavgaların ardından iki kardeş bir daha görüşmemeye yemin ederler ve
babanın serveti kardeşlerin yollarını ayırır.