HEP futbolun cilvesinden söz eder dururuz. Bu kadar
oynadık kalemize bir top geldi maçı kaybettik diye yanar tutuşuruz. Bazen de
hiç bir şey oynamadık, ama maçı aldık deriz. İşte bu defa da ikincisi bize
güldü. Galatasaray hemen hemen hiç pozisyona giremeden maçı, hem de rakip
sahada İtalya şampiyonu Juventus karşısında 2-2 bitirdi. Böylece de Real Madrid
faciasından sonra grupta rahat bir nefes aldı, itibarını da geri getirdi.
Hiç bir şey oynamadan, pozisyona dahi girilemeden puan
kapıldı ama, burada teknik direktör Mancini nin hakkını da teslim edelim.
Futbolda her zaman tedbirli olacaksınız. Sizden daha iyi durumda bir takım
karşısında kapınızı, bacanızı açık tutmayacak, evinizin her yerinin havayla
dolmasına izin vermeyeceksiniz. Ben de takımım, büyüğüm demekle, yani peynir
ekmekle gemi yürümez... İşte Mancini yi burada kutlamak gerekir.
Çünkü Galatasaray iyi durumda değildi. Galatasaray kriz
yaşıyordu. Fatih Terim gitmiş, başkan Aysal la Galatasaray ın arası buz gibi
olmuştu. Tribün keyifsiz, spor medyası köşeden çıkacak her adamın kafasına
sopayı indirmeye hazırdı. Yani Juventus karşısında da bir Real Madrid
faciasının beklentisi içindeydi diyebiliriz çoğunluk... Ama Galatasaray ın
başında bu defa bir İtalyan vardı. Yani önce sırtını sağlam duvara yaslar, oyun
alanını neredeyse ikiye bölerek oynar, kontrada da yakalarsa takar, yoksa
golsüze kilitler.
Yani Galatasaray Yürüyün aslanlar. Zaten bittik, burada
da beş yesek ne olur. Ama ya tutarsa demedi. Topun arkasına tam takım
geçilerek İtalyan takımının ne yapabileceği rahatlıkla izlenir oldu. Böylece
savunma arkasına top kaçırılma şansı da rakibe pek sunulmamış oluyordu. İlerde
Drogba topu tutabilir de, ona da yaklaşabilen birilerini ortaya çıkarsa, kim
bilir belki de gol de atarız.
Şunu demek istedi Mancini, Haddimizi ve son durumumuz
bilerek oynayacağız. Hele hele takımı daha tam tanımadan asla ve asla riske
girerek oynamam... dedi. Bir de şu vardı, Galatasaray takımı, hele hele
deplasmanda böylesine rakipler karşısında çift santrforla oynayamazdı.
Sonuç mu Drogba bir defans ve kaleci hatasını affetmedi.
Aynı Drogba bir de kafayla Umut u golle buluşturdu. Haa bu arda Umut un sakın
ikinci santrfor alarak oyuna girdiğini sanmayın. O, artık yürüyemeyen
Sneijder in yerine Pirlo nun karşısına dikildi. Amrabat da Riera nın yerine
karşılama komitesinde yer aldı.
Özel paragraf... Gökhan Zan muhteşem idi. Hakan Balta
da... Hani fukara spor medyasına göre şu teneke Galatasaray savunmasının
elemanları... Ve de yine aynı medyanın küçük elli kalecisi de iyi oynadı be...
Galatasaray gruptan çıkar, çıkmaz. Ama çok hayati bir
süreçte İtalya da Juventus la 2-2 berabere kaldı.
Önemli not: Dün akşam izlediğiniz Trabzonspor-Lazio
maçının hakemiyle ilgili size yarın önce çok güleceğiniz sonra da çok
düşüneceğiniz ve de ne yazık ki Türkiye de yorumcu sandığınız insanların
bilgilerini sergileyeceğim.