İhtiyarlığın Tadına Doyum Olmuyor

Abone Ol

Yaşlılık güzel şeydir.

Bu güne kadar hiç tatmadığınız güzel şeyleri görüyor ve

yaşıyorsunuz. Yaşadığınız zaman içinde saçtığınız sevgileri, saygı olarak geri

geldiğini görüyorsunuz. Yanaklarından öptükleriniz, sizin ellerinizi öpüyorlar.

Kucak açtıklarınız kucak açıyor, hiç tanımadıklarınız size yer veriyor.

Yaşlılığı tarif etmek için 60, 65, 70 gibi rakamlar vermek doğru değil. Zamana,

mekâna, ülkelere, kıtalara, ırklara göre bu rakamlar değişebilir. Bu gün

Moğolistan ve bazı Afrika ülkelerinde 50 yaşına ulaşanlar yaşlı sayılmaktalar

ve saygıyla karşılanmaktalar. Hâlbuki şu anda dünyanın en yaşlı adamı bile

Hazreti Nuh aleyhisselam dönemi insanlarına göre çocuk sayılır. Rabbimiz bunu

şöyle haber verir: And olsun, Nuh u kavmine peygamber olarak gönderdik.

Onların arasında bin seneden elli sene eksik (dokuz yüz elli sene) kaldı. Onlar

zu-lüm ederlerken, tufan onları yakalayıverdi. (Ankebut Suresi, ayet: 14).

Saçlarına düşen her bir ak, kişiyi parasız uyaran hizmetçi gibidir. Saçına ak

düştü, yüzünü pak eyle diye devamlı uyarır. Tenimiz kocasa bile canımız

kocamaz. Gözün görmesindeki zayıflık, harama bakmayı azaltır. Dışa değil iç

dünyaya bakmaya yöneltir. Kaslar zayıflarken toprağa doğru bakmaya başlar ve

ibadet azmin de kuvvetlenme başlar. Eklemlerde takırtılar başladığında acılar

ve sızılardan çıkan her inilti Rabbi katında zikir olarak yazıldığından sevabı

artar. Kalbinin teklemeye başlaması, bir kalbinin olduğunu hatırlatır ve onu

bakıma alırken kalbin tik taklarına göre tespih, tahmid, tehlil (Sübhanellah,

elhamdü lillah, La ilahe illallah) demeye başlar. Bir adam, Sevgili

Peygamberimize gelerek, İnsanların en hayırlısı kimdir diye sorar. Sevgili

Peygamberimiz: Kimin ömrü uzun olur, ameli güzel olursa o en hayırlısıdır.

Kimin ömrü uzun olur, ameli kötü olursa o da en kötüsüdür buyurmuş. (Tirmizi,

Sünen, K. Zühd, babü ma cae fi tul il umr).

Ayaklar koşamaz olur, eller tutamaz olur ama ihtiyar, iki

ayağıyla koşmanın zevkini, çocukların ve torunların on yirmi ayağıyla koşuşunu

seyrederken alır. Kendinizden küçük olanlara sevginiz, ihtiyarlığınızda size

saygı olarak dönecektir. Ona göre kimseden saygı beklemeyin, sevmeye devam

ediniz. Mekke nin fethi günü Hazreti Ebubekir, babasını sırtına alır ve Sevgili

Peygamberimize getirir ve o da Müslüman olur ama Sevgili Peygamberimiz: Keşke

getirmeseydin de biz ona gitseydik der. (Ahmet, Müsned, Enes bin malik hadisi)

Rabbimiz buyurur: Rabbin, kendinden başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya

iyiliği emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık

çağına ulaşırsa onlara öff deme, onları azarlama, onlara güzel söz söyle. Her

ikisine de rahmetten tevazu kanadını indir, (kucak aç) ve Ey Rabbim, bunlar

beni küçükken nasıl terbiye ettilerse sen de bunlara merhamet et de. (İsra

Suresi, ayet: 23-24).

Gençlik çiçek ise ihtiyarlık çiçeklerin meyveye dönüşmesi

gibidir. Tenimizi aldığımız toprağa, aldığımızı geri vermeye başlarız.

İnsanlara olan borçlarımızı ödediğimiz gibi topraktan ödünç aldığımızı da yavaş

yavaş öder ve öyle gideriz. Ağız tadımız azaldıkça cennetin nimetlerine göz

dikeriz. Bir musibet anında: Onlara bir musibet geldiğinde, Biz Allah a aidiz

ve elbette O na döneceğiz derler  ayetini okuruz. (Bakara Suresi, ayet: 156). O na giden yolda çocukluk

da, gençlik de, ihtiyarlık da bizim için en büyük şereftir. Mevsimlerden baharı

severiz ama yazın, sonbaharın ve kışın da kendine göre güzellikleri vardır.

İhtiyarlık, hamlıktan olgunluğa geçmeyi başarmaktır. Bilgiyle beceriyi, tecrübe

imbiğinden geçirerek yavrularına helva gibi sunarken onların hayatlarında görmekten

zevk alma zamanıdır.

Yeter ki yolun sonu onun rahmetine, rızasına ve cennetine

çıksın. İhtiyar, tek başına yaşasa o yalnız değildir. Rabbi ve onun

görevlendirdiği meleklerle beraberdir. Gözünün görmeyi yitirmesiyle gönül

gözünün ufku dünyayı aşar ve cenneti âlâya kadar görmeye başlar. Sevgili

Peygamberimiz: Size sizin en hayırlınızı haber vereyim mi dedi.

Evet ya Resulûllah dediler.

Sizin en hayırlınızı ömrü uzun, ameli güzel olandır

buyurdu. (Ahmet, Müsned, Ebu Hüreyre hadisiİbni Hıbban, Sahih, hadis no 2971).

Ömrünüz uzun, ameliniz güzel, diliniz zikir, gönlünüz fikir, son nefesiniz

Kelime-i Şehadet olsun.