Hep aynı soruyla giriyorlar mevzuya. Soru, Demirelin ünlü sorusu:- 11 Eylülde akan kan, 12 Eylülde neden durdu Demirel, 11 Eylülün başbakanıdır. Sorusuna muhatap aldıklarını/saydıklarını tayin eden ve onların icraatlarından sorumlu olan kişidir. Bu ülkede kimse 11 Eylüle kadar Demirele, akan kan niye durmuyor Diye sormadığı için veya Demirel 11 Eylüle kadar böyle bir soruya cevap vermeyi aklına getirmeyi abesle iştigal saydığından, bu ülke 12 Eylülü yaşamıştır.Akan kanları durdurmamayı "olgunlaşmasını beklemek"le açıklayan ihtilal mensubu ile "Bana sağcılar cinayet işliyor, dedirtemezsiniz." Diyen başbakan Demirel arasındaki fark kaç milimetredir 11 Eylüle kadar akan kanlardan haberdar olan Demirel, kanları kimlerin akıttığının raporlarına muhatap değil mi idi Olgunlaşmasını bekleyenleri emekli edip, evlerinde bekletemez mi idi Mahkeme kayıtlarına idamlık suçların hafifletici sebebi olarak neden girmedi Demirelin demem dediği o kışkırtıcı cümleler Galiba savunma makamı unuttu bunu. Yada Demireli bir kere daha getirme hazırlığının telaşına düştü.12 Eylül mahkeme salonlarına taşınırken, kardeşinin ricasıyla (!) Evreni kucaklayan T.Özal ve yargılamanın neden o zaman başlatılmadığı da sorgulanmalıdır.Aslında bir mecburiyetti 12 Eylül. Mecburiyetin kaynağını, akan kan olmasında aramasın hiç kimse. Yani bir sebebi mutlaka olacaktı 12 Eylülün. Çünkü 27 Mayısı ve 12 Martı vardı bu ülkenin. Ve bunların muhasebesini yapan/hesabını soran bir iktidarı olmamıştı Türkiyenin.27 Mayısın neticelerine bakıldığında, ihtilalci yüzbaşı, binbaşı ve albayların "Tabi senatör" sıfatıyla Mecliste oturdukları görülür.Dışarda kalan diğer bulaşmışların durumları/konumları da çok iyidir. Kimi ticarette başarılı olurken, kimileri partilerde ya başkan, ya da tercihidir delegelerin."İhtilalciler kendilerini garanti altına almak mecburiyetindedirler." Gibi bir İsmet Paşa desteği arkalarında iken kim tutar bu ülkede ihtilalcileri Yahut sorumuzu şöyle soralım:Generaller niçin ihtilal yapmıyor İhtilal yapma üstünlüğü alt subaylarda mı kalacak 12 Mart, bu soruya cevap aranması idi. Lakin başarılı olamadı. Koltuk isteyen bir İsmet Paşanın olmamasının yanısıra, ihtilale bağışıklık kazanmış sivillerin varlığının hesabı iyi yapılamamıştı. 12 Eylül, 12 Martın rovanşı ve ispatı olarak düşünülmüş ve planlanmıştır.Generaller de başarılı olur icabında...İnandırıcı olması için kan akacaksa, akıtılıcaktır. Binaenaleyh akacak kan damarda durmaz, diyen politikacılar dahi varken elde.27 Mayısa ancak 30 Mayısta katılabilen gazeteciler geç kalmamak için çoktan karşılamaya çıkmışken 12 Eylülü, olgunlaşma artık tamamdı.K.Evren ve arkadaşları, 12 Mart generallerinin başarılı olamamasını tashih ederlerken, sivil iktidarların yıllarca cesaret edemediği 27 Mayısı bayram olmaktan çıkarmayı ve tabi senatörleri evlerine göndermeyi yazdırmışlardı başarı hanelerine.Peki, bu ülkede 28 Şubat niçin oldu 12 Eylülde doyurulmamış mı idi tatminsizlik. Cevap, biraz da sivil kuvvetler emrini veren ve bu ülkeyi soyup, soğana çeviren işbirlikçilerin kimler olduğu sorusunun altında yatar.Umarız bir gün buralara da sıra gelir.
Yavrum mesut ve the şapgalı baba
Ne gömersen, o çıkar
- ALO! Buldular The şapgalı baba, buldular yahu!- Neyi buldular yavrum Mesut Binaenaleyh senin zaman aşımından kaybettiğini mi buldular - Beni bırak The Şapgalı Baba. Sana buldular diyorum yahu.- Kim, nerede kaybetmişti Binaenaleyh İETT otobüslerinde mi unutmuşlar Hafıza-i beşer...- Hafızın oğlu Beşarı bırak yahu.-Seni bırak, onu bırak.. Binaenaleyh ben kiminle konuşacağım Baharın gelmesi de fevkalade gecikti.- Sana da mübarek bir bahar ayarlarlar The şapgalı baba. Silivriye pikniğe gidersin yahu.- Ayarımla oynama, kumar değildir. Binaenaleyh ince ayar yapmak hüner değildir.- Radyoyu kapat the şapgalı baba. Gel bulunanlara bir bak yahu.- Kaybedilenlerin envanterini kim çıkardı yavrum mesut. Binaenaleyh fevkalade bulunan ne var - Kafatası var. Kafatasları bulmuşlar yahu.- Senin kırılan kafanın parçalarını mı bulmuşlar Binaenaleyh Viyanada kırıldı, parçası burada mı bulundu Eksik tahtaların tamamlanması fevkalade iyidir, hoştur, güzeldir.- Benim kafamın tasını attırma the şapgalı baba. Topraktan kafatasları çıktı yahu.- Kafanın tası atarsa ne olur yavrum Mesut Binaenaleyh gider, tankları mı görürsün Toprağa ne gömersen, karşına fevkalade o çıkar. Küp, küp altın mı çıkacaktı yavrum Mesut - Gel bir bak the şapgalı baba. Taze, taze.. Korkuyorum yahu.- Dişlerine mi bakacağım, yaşlarını mı anlayacağım yavrum Mesut. Binaenaleyh hangi sokakta topal karınca var bilirim.- Bunlar karınca kafatası değil, insan kafatası the şapgalı baba. Sanki bana bakıyorlar gibi. Korkuyorum yahu.- Korkma yavrum Mesut korkma. Binaenaleyh devlet durup dururken kafatası çıkarmaz. Ne gömülmüşse fevkalade o çıkmıştır.- Sen onları tanıyor musun the şapgalı baba. Sanki seni duyuyorlar yahu.- Onlar beni duysa ne olacak yavrum Mesut. Binaenaleyh beş artı beş yapın dedik, duyan oldu mu Devlet ara sıra rutin dışına çıkar, topraktan pancar yerine kafatası çıkar. Fevkalade bir şey yok burada. Herkes işine baksın.- Sen nereye bakıyorsun the şapgalı baba. Kafatasları burada yahu.- Al götür bunları yavrum Mesut, al götür. Binaenaleyh ben bunlara canlı iken bakmadım. Nizamiyede fevkalade işim vardı.- Tanısa tanısa bunları the şapgalı baba tanır diyorlar yahu.- Senin gözlerin mi bozuldu yavrum Mesut. Binaenaleyh tankları tanıyan, tankları gören ela gözlerine ne oldu Kör numarası yapmak fevkalade ayıptır, günahtır, yazıktır.- Korkuyorum the şapgalı baba, bak korkuyorum yahu.- Kafatasları topraktan çıkar, sen tankların arasından çıkarsın. Zaman aşımına uğramış yolsuzluk dosyaların çıkarken de korkmuş mu idin yavrum Mesut. Binaenaleyh korkunun ecele faydası yoktur. İndir ellerini kafandan, fevkalade yorulmuştur.
Büyük dava yükü
BU ülkede karteldeki kalemşorların başörtülü veya türbanlı haklarından yana olmadığını, aksine onlara uygulanan haksızlıklardan, zulümlerden zevklendiklerini herkes bilir.(Bir bilmeyen terörle mücadeleciler mi yoksa)Kartel gazetecilerinin türbanlı veya başörtülü diye tanımladığ iki üniversite öğrencisi kızı, terörle mücadele ekipleri sabahın 4ünde evlerinden götürmüşler, başlarını açtırmışlar, örtülerini almışlar.
Kartelcilerin yazdığı haber bu!Neden, sorusunu sorduklarını, "kendilerini asmasınlar diye" cevabını aldıklarını da vurguluyor kalemşorlar. (Üniversitelerdeki ikna odacılara neden demek hiç akıllarına gelmiyordu, nedense..)Bu ülkede terörle mücadele edenler, kartel kalemşorlarının akıllara düşürmek istediği "Orada, kendilerini asma noktasına mı getiriyorlar " sorusunun oluşturacağı terörle de mücadele etmek zorundalar.Dikkatlerini çekelim, istedik.
Sığırcıklar
BİR rüya bu ya, güya mekan bizim kilermiş;İçerde küçük kuşlar var, "sığırcık"mış gibi,Yemiş içmiş şişmişler, meğer "Bizimkiler"mişDışarı bir çıktılar ki, sığır çıkmış gibi...EKREM ŞAMA
Cezacı
Sağlık Bakanı diyorki: Her ilaca bir nüfus cüzdanı vereceğiz! (Nüfus cüzdanı olan vatandaşların durumu ortada iken..) İlaçlara bu eziyet niye, suçları ne
Oraya oraya
Fransanın Cezayirde yaptığı zulümleri seslendirmemize bozulmuş başbakan Ahmet Oyahya.Hizb-i Fransaya mensup, Frankofon Partizanı Ahmet Oyahyaya, ressamımızın tarihi tesbiti ile doğru yolu gösteriyoruz.
Ayarcıbaşılar hep var
12 Eylülü anlatan bir generalin (Bedrettin Demirel) "Olgunlaşmasını bekledik!" demesini şimdi gündeme getiren medya kalemşorlarının gözlerinden ve gözlerden kaçırdıkları bir şey var.AKPnin Bayraktarının, FBnin yargı ile imtihanını kastederek, "İnce ince ayar yapıyoruz" demesini...Olgunlaşmasını beklemek veya ince ince ayar yapmak, o beyanatcıları aynı tatminde buluşturup, aynı neticeleri verdirmiyor mu
Dr. Noel
Tedavi ettikleri hastalarına Noel baba kıyafetiyle moral ziyaretleri yapan doktorlara soruşturma başlatan Sağlık Bakanlığına duyulan tepkiler dinmiyor. Mesailerini bırakarak Noel baba kıyafetiyle yollara düşen doktorlara, Tabip odaları da destek verdi. Yayınlanan bildiride özetle, mesleğimizin yapılması engelleniyor, denildi.Noel baba kıyafetlerinin, sağlık giderlerini artırmayacağını savunan Tabip odası, çağdaşlığın hesabı yapılmaz, tezini savundu.Tabip odasına bir destek de Kültür Bakanından geldi. Son günlerde müftüleri gözüne kestirmekte zorlanan Kültür Bakanı, Noel Baba doktorlarının bakanlığının bünyesine alınabileceği müjdesini verdi.
Olaylardan haberdar edilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Noel Baba Hakları Masası hakimlerinin ülkemizde inceleme yapmak ve miadı geçmiş aşı satmak için Sağlık Bakanı ile görüşmeye gelmesi beklenmektedir.
Çocuklar bizim
Çocuklarımızı camiye çeken her sevgi gösterisine, teşviğe karşı çıkıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığının lise öğrencilerini umreye götürmesini engellemek istiyorlar. İkramiyeli ibadet olur mu, gibi saçmalık ötesi gerekçeler gösteriyorlar. Fakat, "Liseliden çirkin tuzak" başlığını her gün kullanıyorlar: Liseli öğrencilerin kameralı, fotoğraf makineli, internetli gayri ahlaki eylemlerini haberleştirirken.. Sanki istemiyorlarmış gibi.. Her halükarda çocuklarımızın onlar için değeri ve manası, haber malzemesi olmasıdır. Zira en üzüntülü haberlerinin altından dahi zil sesleri yayılıyor.
19 Mayıs
Kaç gün önceden başlardı o haber hatırlayan var mı Sansumdan yola çıkarılan bayrak, yol üstündeki illerin sporcu gençlerinin ellerinde Ankaraya doğru ilerliyor!Bayrak işlemeli beyaz formalı koşucu gençleri görüyorsunuz.Veya, filan ilin sporcu gençleri, falan ilin gençlerine bayrağı teslim ederlerken...Gazetelerde resimler, resimler..12 Eylül iktidarının bayan bakanının buluşunu kim hatırlar bugün. (Demirelin de bakan yaptığ hiç seçilemeyen kadın Türkan Akyolu.)Samsunda limana yanşan gemiden indirilen büst, ağır adımlarla ilerliyor taşıyıcısının kucağında.Karşılayıcılar, en başta Samsun valisi... Büstü o alacak.. Sonra nutuklar, nutuklar.. Aynen böyle çıkmıştın Samsuna.
İngilterede okuyan bir öğrencinin bir gazetede yayınlanan mektubundan sonra mı son verilmişti bu acemi tiyatro oyununa Ne diyordu o öğrenci Dünyanın en gülünç olayları arasında gösterdi tvler Samsuna çıkışın büstlü canlandırılmasını. Herkes güldü, biz üzüldük.Hatırladık, işte.Milli Görüşün Tescilli Mizah Sayfasıdır