*Müslümanları parçalamak, bölmek, birbirine düşürmek için
hiçbir kötü ve yıkıcı şey yapmıyor ama birleştirmek, tek bir Ümmet olmalarını
sağlamak için de çalışmıyor, Ümmet birliğini istemiyor Bu konudaki pasiflik
bir günahtır.
*Elinde imkan var, ilmi ve kültürü var, bir medya
organına sahip, çevresi var, kendisi namaz kılıyor ama Müslüman halkın ve
gençliğin namaz kılması için propaganda yapmıyor. Bu da bir günahtır, büyük bir
ihmaldir.
*Gerekli gereksiz bir yığın bilgi, kültür veya
anti-kültür öğreniyor ama bu coğrafyada bin yıl boyunca kullanılmış olan
İslam-Kur an yazısıyla Türkçe okumayı öğrenmiyor. Büyük ayıp, büyük noksanlık
*Kendi şeyhine veya cemaat reisine saldırılınca çok
şiddetli reaksiyon gösteriyor ama Peygamberimize (Salat ve selam olsun ona) ve
İslam mukaddesatına saldırılınca o kadar tepki göstermiyor ve savunmuyor. Büyük
bir dengesizliktir bu.
*Müslüman patronun fabrikası var. İşçilerine türlü,
bulgur pilavı, erik hoşafı yediriyor; kendisi kuyu kebabı, fıstıklı tereyağlı
iç pilavı ve künefe yiyor. Olmadı olmadı olmadı!.. Adaletsizlik ve eşitsizlik
*Beş vakit namaz kılan dindar bir baba Parası çok.
Oğlunu yaz tatilinde İngilizce öğrenmesi için Maltaya gönderiyor ama Arapça
öğrenmesi için hiçbir çalışma ve masraf yapmıyor. Büyük gaflet.
*Kendisini bilgili bir dindar olarak gösteriyor ama
Allahın on dört sıfatını sayınız denilince dut yemiş bülbül gibi susuyor. Büyük
cahil!
*Müslüman geçiniyor ama sabah ezanları okunurken leşler
gibi yatıyor. Bu nasıl bir Müslümandır
*Din gayreti yok ama hizip fırka parça gayreti çok.
Futbol kulübü tutar gibi cemaat holiganlığı yapıyor. Bu adam dini bütün bir
Müslüman mıdır, yoksa noksan bir Müslüman mıdır
*Cuma ezanı okunuyor, bizimki camiye gidiyor, dükkanı
veya atölyesi açık, ticaret alış veriş devam ediyor. Dindar Müslüman bir
esnafa, tâcire yakışır mı bu
*Bizim sofu, zinanın suç olmaktan çıkartılmasını tenkit
etmiyor, partiye zarar verir diyor. Din mi daha önemli, parti mi
* (İkinci yazı)
Bu Kaçıncı Uyarı
Türkiyede çoğunluğu oluşturan Ehl-i Sünnet Müslümanları
tek bir Ümmet çatısı altında yer almadıkça, bu Ümmetin nâfiz ve etkili bir
teşkilatı olmadıkça, Ümmetin başında mü minlerin biat ve itaat ettiği ehliyetli
bir İmam bulunmadıkça; Müslümanlar zilletten zillete, esaretten esarete,
rezillikten rezilliğe uğrayacaklardır.
Bugünkü Ümmetsiz ve İmamsız, birbirinden kopuk cemaatler,
gruplar, hizipler, fırkalar, parçalar, İslamcılıklar mozaiği; Kur anın,
Sünnetin, Şeriatin, hikmetin ruhuna aykırıdır.
Mü minlerin oluşturduğu topluluğun adı Ümmettir.
Allah, iman eden kulları için Ümmeti beğenmiştir.
Resulullah (Salat ve selam olsun ona) Ümmeti beğenmiştir.
Kur an Ümmet diyor, Sünnet Ümmet diyor.
Ümmet birliğinin ve teşkilatının olmaması en büyük
bid attir.
Müslümanlar İmamsız, bir gün bile haysiyetli bir hayat
süremez.
Ümmet ve İmam iki türlü inkar edilir.
Birincisi söz ve yazı ile ki, küfürdür.
İkincisi dolaylı şekilde Ümmet birliğinden, ehliyetli
bir İmama biat ve itaatten hiç bahs edilmez, sanki İslam dininde bu iki kurum
ve değer yokmuş gibi davranılır.
Kur an Allaha, Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine
itaat ediniz buyuruyor. Bu bir farzdır.
Allaha ve Resulüne hakkıyla itaat etmek için
Müslümanların başında âlim, ârif, fazıl, ehliyetli, liyakatli, muhlis, muttaqi,
müeyyed min indillah, mustaqim, firasetli, âdil, müteverri, halka şefkatli,
asla haram yemez ve zulm etmez gerçek bir İmamın bulunması gerekir.
Dünyada insan, hayvan, böcek türünden topluluk halinde
yaşayan bir taife olsun da başında bir reis bulunmasın, böyle bir şey
görülmemiştir. Sadece 1924 ten beri Sünnî Müslümanlar Onların da hali mâlum.
Ümmet teşkilatını ve İmama biat ve itaat etmeyi açıkça
veya dolaylı şekilde inkar edenler gerçekleri, zaruretleri inkar etmiş olur.
Türkiye Müslümanları en kısa zamanda toparlanmaz,
birleşmez, yukarıda sıfatlarını ve özelliklerini zikr ettiğim gerçek bir İmama
biat ve itaat edip tek bir Ümmet olmazlarsa büyük belalara, afetlere duçar
olacaklardır.
Ümmet ve İmamet vesile-i rahmet ve necattır.
Tefrika gazab ve azab getirir.
Ey Kur ana ve Sünnete inanan Müslümanlar, Ümmet çatısı ve
teşkilatı altında ehliyetli bir İmama biat ve itaat ederek bir an önce
birleşiniz!
En azından, Ümmet ve İmamet şuuruna sahip olunuz.
Somut bir birleşme olmasa bile yüreklerimizde birleşme
hasreti olmalıdır.
Kafirler ve münafıklar bizim parçalanmış, bölünmüş
olmamızı ve kalmamızı istiyor.
Niçin onların istediği gibi oluyoruz
İttihad yaşatır, tefrika öldürür.
Ümmet birliğine ve Hilafete karşı olanlar Allahtan
korkmuyorlar mı
Birleşemesek bile bari birleşelim diyelim.
09.09.2013