İhlâsınız gül bahçesi kazandırır

Abone Ol

İhlâslı mü’min olmak çok önemlidir.

İhlâs kelimesinin ikinci harfini (noktasız) ha harfiyle, sonundaki harfi de sin ile kullanacak olursak, bu kelimelerle yazılan ihlâs: Müşteriyi aldatmak, müflis olmak mânâsına gelir. Allah böyle konumlarda hepimizi korusun ve kurtarsın...

İhlâs kelimesinin ikinci harfini (noktalı) hı, son harfini de sad ile yazıp kullanacak olursak böyle bir kelime:

Kalbini sâfi etmek,

İçten samimi,

Riyasız sevgi,

İçten gelen sevgi ile doğruluk ve bağlılık.

Sırf Allah emrettiği için ibâdet etmek.

Yapılan ibâdet ve işlerde hiçbir karşılık ve menfaati, hakiki ve esas gaye etmiyerek yalnız ve yalnız Allah rızasını esas maksat ve gaye edinmek.

İnsanlara riyâkârlıktan, gösterişten uzak olmak... mânâlarına gelir.

Allah (CC), hepimizi bu özelliklere sahip kulları arasında olmaya muvaffak eylesin...

Bizim burada ele alacağımız husus bütünüyle ikinci olarak ifade ettiğimiz şekilde yazılan ihlâs olacaktır. Birinci şekilde yazılan şekliyle kendilerini “ihlâs”lı lânse edenlerin çok yakın geçmişte bu ülkeye, Müslümanlara ve insanlığa ne büyük musibet çorapları ördüklerini hem gördük, hem de utanarak şâhidleri olduk. Hafazahumullah (= Allah hepimizi böyle olmaktan ve böyleleriyle birlikte olmaktan muhafaza eylesin...)

Burada şu sözü de aktarmalıyım. Ebu Yakûb es-Sûsi diyor ki:

“Hâlis amellerinde ihlâs görenlerin ihlâsları da ihlâsa muhtaçtır.”

Ne müthiş söz değil mi

İhlâs kazanmak dünya metaı kazanmaktan daha zordur.

Zamanın birinde Müslüman bir cemaat ülkenin hükümdarının emriyle hapse atılır ve kafalarının kesilmesi emredilir.

Cellât elinde baltası ile hükmü infaz etmeye gelir. İçlerinden biri kendi nefsiyle konuşmaya başlar.

Ey nefsim! Bu zamana kadar başına birşey gelince bu Allah’ın takdiri derdin. Şimdi bu iş başına geldi. Buna da sabredip Allah’ın takdiri olduğunu kabul edecek misin Nefsinden şu cevap geldi:

Ne yapalım, Allah’ın takdiri buymuş. Elbette râzıyım, demiş.

Neticede hükümdarın haksızlığı anlaşılmış. Onlar da kurtulmuşlar. Sonra o adam demiş ki:

Vallahi o hadiseden halâsımı o andaki ihlâsıma borçluyum. İhlâs böyle bilinmelidir.

İhlâs, hangi amel olursa olsun, kendisiyle Allah’ın kastedildiğidir. İhlâsla yapılan amel, meleğin yazmak için bilmediği, düşmanın bozmak için tanımadığı, nefsin de kendisinden haberi olmadığıdır.

Hz. İbrahim gibi davrananlar için Allah (CC), Nemrut ateşinden bir gül bahçesi yapacaktır.

Haydi sizin de bir gül bahçeniz olsun.