"10 Mayıs 2012 perşembe 13:30 Yalova - Yenikapı seferini yapan İDO feribotunda deyim yerindeyse utanç sahneleri yaşandı..
Eşim , 5 yaşındaki oğlum ve yüzlerce yolcunun önünde feribot balkonunda bir erkek ve kadın uluorta sevişmeye başlıyorlar. Alt alta kucak kucağa her türlü öpüşme ve koklaşma halinde tam 1 saate yakın sevişiyorlar. Bazı bayanlar bu durumu kendi aralarında kınıyor ve homurdanıyorlar. Hatta eşim ve bazı başka bayanlar, çocuklarının ayağa kalkmaması ve arkalarını dönmesi için çaba gösterip çocuklarını azarlıyorlar. Tabii ki bu arada güvenlik elemanları ortalarda yok; olanlar da görmezden geliyorlar.
Artık yolculuğun sonuna iskeleye yaklaşınca insanlar da çıkış kapılarına yöneliyorlar. Sevişmeye devam eden ahlaktan yoksun olanlar en önde ve hâlâ ayakta aynen devam ediyorlar. Erkekler yine suskun ve ahlaksızca izlerken kadınlar artık yüksek sesle söyleniyorlar. Güvenlik görevlisi duyuyor; bir sevişenlere bir de şikayetçi olan kadınlara ve olayı gören küçücük çocuklara bakıyor.
Eşim düşünüyor ki güvenlik müdahale edecek. Ama ne gezer, izlemeye devam ediyorlar. Tam iskeleye yanaşırken ayakta 7-10 dakika kadar daha devam eden bu utanç tablosu karşısında eşim güvenliği uyarıyor; "Çocuklar ve aileler var ayıptır günahtır müdahale edin.." diyor. Güvenlik ne cevap verse beğenirsiniz; "Hanımefendi yasalar böyle, bir şey yapamam." Ayrıca, "Ben ahlak polisi miyim beğenmiyorsanız binmeyin feribota" cümlesini de ekleyerek..
Kadınlar durumu ayıplıyorlar.
Eşim artık patlıyor, hemen 6-7 metre önünde hâlâ sevişen çifte bağırmaya başlıyor.
Bu arada belki de sevişenlerin arkadaşı olan başka bir bayan ve yaşlıca bir erkek "Ülkede özgürlük var, yasalar böyle, bakma kardeşim sen de! Artık alışın bunlara, çağdaş olun.." anlamına gelecek cümlelerle eşime çıkışıyor.
Bu arada iskeleye yanaşıldığından yolcular iniyorlar ve eşim de iniyor.
Ben onları 14:50 de karşıladığım zaman eşim üzgün ve ağlamaklı idi.. Bazı bayanlar yanımıza gelip eşimi tebrik ettiler. Ben o anda "hayırdır" dedim. Ve bana yukarda yaşananları aktardı...
Hemen İDOyu aradım, Nuray adında bir bayan şikayetimi aldı.. "Bu çok önemli bir durum, hemen yetkili amirlerime bildirip 30 dakika içinde size döneceğiz" dedi. Aradan bir saat geçmesine rağmen dönülmeyince bir daha aynı numarayı aradım, yetkili birini istedim. Müşteri ilişkileri müdiresi olduğunu söyleyen bir başka bayan (adı sanırım Yılmaz veya Yüksel) kaptana ulaşamadıklarını hemen döneceğini, beklememi ifade edince sert bir şekilde uyardım ve "Kaptan iskelede ama siz bir saat oldu hâlâ dönmediniz" dedim.
Aradan saatler, günler geçti hâlâ ne arayan ne soran var...
Şimdi sormak istiyorum;
* İDO feribotlarında sigara içmek yasak ama sevişmek serbest mi
* Tepkisiz bir şekilde olayı izleyenler acaba kendi eş ve kızlarının da sevişmesine böyle umarsızca göz yumarlar mı
* Bilgi çağında iskeledeki kaptana ulaşmak bu kadar zor mu
* Çalışan personellerinize hizmet içi eğitim olarak ne veriyorsunuz
* Ortalama bir dindar, sırf kanun serbest etti diye toplu ulaşım araçlarındaki ahlaksızlıklar yüzünden yolculuk yapamayacak mı
* 5 yaşındaki çocuklar daha ne kadar ifsat edilecek
* Çağdaşlık ölçüsü sevişmek mi
* İdarecilerimize seslenmek istiyorum "BU GİDİŞ NEREYE" (MURAT GÜL)
Bunlar okurumuz Murat Gülün ailesinin yaşadıkları...
Bir de resmi ağızlardan dillendirilen şikayetler var...
Unuttunuz mu
Bursa Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya, muhtarların park, bahçe ve ormanlık alanlarda fuhuş yapıldığına ilişkin şikayetlerini dinledi ve aynen şu ifadeleri kullandı: "Tarafların isteği olunca yasal olarak müdahale etmemiz mümkün değil. Dolaşmak için ben de evimden dışarı çıkınca, Kültürparkta her ağacın altında bir çift var, her çalının dibi yatak odası gibi. Her şey meydanda. Bunlar benim de kanıma dokunuyor. Ama iki taraf gönüllü olunca yapacak bir şey yok. Yasalar buna izin vermiyor. Biz kolluk kuvveti olarak sadece uyarıyoruz."
Tam da tuzun koktuğu yer işte burası..Murat Gül haksız mı; bu gidiş nereye
Bağ-Kurun makina hatasının bedelini bana ödetiyorlar!
"13/04/2011 tarihinde 6111 Sayılı yasadan faydalanıp Bağ-Kura olan borçlarımı taksitlendirdim.
18 eşit takside bölüp elime taksitlendirme formu verdiler. 2 ayda bir 451,24 TL ödenecek şekilde idi.
6. takside kadar ödemelerimi vadesinde yaptım. Bağ-Kura başka bir sebepten dolayı gittiğimde 6111 borç yapılandırma planımın iptal olduğunu söylediler.
Sebebi aylık taksitlerimin 587,75 TLden ödemem gerekiyormuş. Sebebini sorduğumda makina hatası oluşmuş dediler, itiraz ettim.
750 TL fark yatırmam için yazı gönderdiler
(20/04/2012-7030083 sayı) 750 TL ödedim, kuruma gittiğimde "bir hafta sonra gelin, yeni taksitlendirme evrakı vereceğiz, ödemeleriniz 587,75 TL olacak." dediler.
Henüz o süre dolmadı.
Ne hizmetimde artış var ne basamağımda..
"Makina hatası" dediler, durumu bekliyorum.
Borcumu toptan ödeyip emekli olacaktım. Toplam borcum 5.500 TL kalmış iken şimdi kaç para olacak acaba Bağ-Kurun demesine göre 8.000 TLyi bulabilirmiş. Parayı ödeyemediğim için de emekli olamıyorum. Mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum" (SEFER TOKAÇ)
Galatasaray Süper Ligin, Fenerbahçe gönüllerin şampiyonu
Galatasaray Süper Ligi zaten 9 puan farkla kapamıştı..
Play Off gibi ooof dedirten bir garabet çıkardılar ortaya..
Ama Galatasaray bu engeli de aştı ve ezeli rakibi Fenerbahçe ile üstelik Saraçoğlunda 0-0 berabere kalarak 1 puan farkla 2. Kez şampiyonluğu göğüsledi..
Dünkü yazımda "Umuyorum iyi olan, hakkı olan kazanmış olsun... Kazanan/şampiyon olan takıma hayırlı olsun..." demiştim..
Galatasaray bir sezon boyunca üstün götürdüğü oyununun semeresini aldı, şampiyon oldu, üstelik de kupayı Fenerin evinde kazandı.
Ama Fenerbahçenin de hakkını teslim etmek lazım; onca sorunların üstesinden gelerek final oynadı ve sarı kanaryalar da gönüllerin şampiyonu ünvanını haketti..
NOT: Bugün 14 Mayıs 2012. Demirbank iyi günler diler. 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 4 ay 14 gün daha eksildi. Oysa, yeni sivil anayasa adına atılan en küçük bir somut adım henüz yok. Şaka gibi... Takipçisiyiz..