İdam fermanı

Abone Ol

Küresel sistem, Müslüman ülkelerin milli liderlerine

geçit vermiyor. Yakın tarihimiz bu duruma tanıklık eden örneklerle dolu:

Afganistan da Mücahit Liderlere geçit verilmedi.

Cezayir de Abbas Medeni ye geçit verilmedi.

Türkiye de Necmettin Erbakan a geçit verilmedi.

Mısır da Muhammed Mursi ye geçit verilmedi.

Kendilerine sadakatle bağlanmayan kimseye geçit

vermiyorlar. Bu iş için en çok kullanılan askerler oluyor. Onların eliyle darbe

yapılıyor; halkı sindirip diktatörlük düzeni kuruyorlar. Son kurban Mısır dan

seçildi. Mursi nin şahsında Mısır halkı cezalandırılmış oldu. Mısır ın seçilmiş

Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, önce darbeyle görevden uzaklaştırıldı; şimdi de

darbeciler tarafından idama mahkûm edildi. Bu karar aslında küresel sistemin

kararı. Onlara bağlılık yemini etmeyen Mursi yi önce görevden uzaklaştırdılar,

şimdi de idam etmek istiyorlar. Önce, şu meselenin altını kalın bir kalemle

çizelim; bu karar Muhammed Mursi nin gözünü korkutamaz. Ölümü ve hayatı

yaratan O dur. İnancına sahip olan müminler Allah tan başka kimsenin önünde

eğilmez, diz çökmez, yardım dilenmezler. Onlar, yardımı yalnız Allah tan bekler

ve bildikleri dosdoğru yolda yürümeye devam ederler.

Hak ve özgürlükler başta olmak üzere kendisinden medet

umulan Batı, diğer konularda olduğu gibi, bu mevzuda da samimi değildir. Onlar,

ikiyüzlülüklerini bir kere daha ortaya koydular. Evvela, Mısır daki darbeye

darbe diyemediler. Medeni Batı(!) dedikleri tam bir dilsiz şeytan. Darbeci Sisi nin

onların kuklası olduğunu ve darbenin arkasında Batılıların bulunduğunu bilmeyen

yok. Kuklacının ürettiği ve kulağa hoş gelen; demokrasi, insan hakları, hukukun

üstünlüğü gibi ne tür kavram varsa hepsi palavra! Dünya insanlığı, Mısır da

yaşananlar vesilesiyle bu acı gerçekle bir kez daha yüz yüze gelmiş oldu.

Irkçı Emperyalizm son 300 yıldan beri dünyayı kendi

esareti altına almış durumda. Her şey onların kontrolünde; servete, silaha,

medyaya onlar hâkim. Kimseye göz açtırmıyorlar. Küçük bir mutlu ve putlu

azınlık dışında, dünyada herkesi inim inim inletiyorlar. Haksızlıkta ve

hukuksuzlukta sınır tanımayan, terbiye edilmemiş bu yaratıklar her alanda

cinayet işlerken deşifre olmamak için de azami gayret gösteriyorlar. Onun için

kötülükleri işbirlikçileri aracığıyla işliyorlar. Son olarak Mısır da işlemiş

oldukları cinayet umarız dünya milletlerinin gözünün açılmasına ve gerçekleri

görmelerine vesile olur.

Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar; onların

ikiyüzlü ve sahtekâr olduklarını, dünyada işlenen kötülüklerde onların elinin

ayağının bulunduğunu bilmeyen kalmayacak. Mısır pes etmeyecektir. Mısır,

direnişin sembolü olacak, dünya mazlumlarına umut ışığı yakacaktır. Zaman,

vazgeçme, değişme, dönüşme zamanı değil; zaman, hak ve hakikat uğruna cihad etme

zamanı. Zaman, vites büyütme, zulme başkaldırma zamanı. Küresel sistem ve onun

sahipleriyle iş tutma, işbirliği yapma değil; itiraz etme ve onlarla mücadele

etme zamanı.

Muhammed Mursi ve arkadaşları hakkında verilen haksız

idam kararı, aslında Küresel sistemin kendi hakkında verdiği idam fermanı

olmuştur. İdam fermanı

KÜRESEL sistem, Müslüman ülkelerin milli liderlerine

geçit vermiyor. Yakın tarihimiz bu duruma tanıklık eden örneklerle dolu:

Afganistan da Mücahit Liderlere geçit verilmedi.

Cezayir de Abbas Medeni ye geçit verilmedi.

Türkiye de Necmettin Erbakan a geçit verilmedi.

Mısır da Muhammed Mursi ye geçit verilmedi.

Kendilerine sadakatle bağlanmayan kimseye geçit

vermiyorlar. Bu iş için en çok kullanılan askerler oluyor. Onların eliyle darbe

yapılıyor; halkı sindirip diktatörlük düzeni kuruyorlar. Son kurban Mısır dan

seçildi. Mursi nin şahsında Mısır halkı cezalandırılmış oldu. Mısır ın seçilmiş

Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, önce darbeyle görevden uzaklaştırıldı; şimdi de

darbeciler tarafından idama mahkûm edildi. Bu karar aslında küresel sistemin

kararı. Onlara bağlılık yemini etmeyen Mursi yi önce görevden uzaklaştırdılar,

şimdi de idam etmek istiyorlar. Önce, şu meselenin altını kalın bir kalemle

çizelim; bu karar Muhammed Mursi nin gözünü korkutamaz. Ölümü ve hayatı

yaratan O dur. İnancına sahip olan müminler Allah tan başka kimsenin önünde

eğilmez, diz çökmez, yardım dilenmezler. Onlar, yardımı yalnız Allah tan bekler

ve bildikleri dosdoğru yolda yürümeye devam ederler.

Hak ve özgürlükler başta olmak üzere kendisinden medet

umulan Batı, diğer konularda olduğu gibi, bu mevzuda da samimi değildir. Onlar,

ikiyüzlülüklerini bir kere daha ortaya koydular. Evvela, Mısır daki darbeye

darbe diyemediler. Medeni Batı(!) dedikleri tam bir dilsiz şeytan. Darbeci

Sisi nin onların kuklası olduğunu ve darbenin arkasında Batılıların bulunduğunu

bilmeyen yok. Kuklacının ürettiği ve kulağa hoş gelen; demokrasi, insan

hakları, hukukun üstünlüğü gibi ne tür kavram varsa hepsi palavra! Dünya

insanlığı, Mısır da yaşananlar vesilesiyle bu acı gerçekle bir kez daha yüz

yüze gelmiş oldu.

Irkçı Emperyalizm son 300 yıldan beri dünyayı kendi

esareti altına almış durumda. Her şey onların kontrolünde; servete, silaha,

medyaya onlar hâkim. Kimseye göz açtırmıyorlar. Küçük bir mutlu ve putlu

azınlık dışında, dünyada herkesi inim inim inletiyorlar. Haksızlıkta ve

hukuksuzlukta sınır tanımayan, terbiye edilmemiş bu yaratıklar her alanda

cinayet işlerken deşifre olmamak için de azami gayret gösteriyorlar. Onun için kötülükleri

işbirlikçileri aracığıyla işliyorlar. Son olarak Mısır da işlemiş oldukları

cinayet umarız dünya milletlerinin gözünün açılmasına ve gerçekleri görmelerine

vesile olur.

Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar; onların

ikiyüzlü ve sahtekâr olduklarını, dünyada işlenen kötülüklerde onların elinin

ayağının bulunduğunu bilmeyen kalmayacak. Mısır pes etmeyecektir. Mısır,

direnişin sembolü olacak, dünya mazlumlarına umut ışığı yakacaktır. Zaman,

vazgeçme, değişme, dönüşme zamanı değil; zaman, hak ve hakikat uğruna cihad

etme zamanı. Zaman, vites büyütme, zulme başkaldırma zamanı. Küresel sistem ve

onun sahipleriyle iş tutma, işbirliği yapma değil; itiraz etme ve onlarla

mücadele etme zamanı.

Muhammed Mursi ve arkadaşları hakkında verilen haksız

idam kararı, aslında Küresel sistemin kendi hakkında verdiği idam fermanı

olmuştur.