Dinin kaynağı nakil ve nastır, akıl değildir.
1. Akıl kaynak değil alet ve vasıtadır. Aklı olmayanın dini
de yoktur.
2. İctihad kapısı kilitli değildir, kapalı tutulması uygun
görülmüştür.
3. Şeriat elden gitmiş, din ve iman tehlikede, böyle bir
devirde ictihad yapmaya yeltenmek cinnettir.
4. Müctehid, tabakat-i fukahanın en üst derecesidir.
5. İcazeti olmayan kişiden din alimi ve fakih olamaz.
6. Alimliğin ve fakihliğin en alt derecesi ve rütbesi olan
müftüler ancak muteber kitapları kaynak göstererek fetva verebilirler, asla
ictihad yapamazlar.
7. İcazeti, ehliyeti, liyakati olmayan bir kişiden fetva
alınmaz.
8. Dinî bir meseleyi öğrenmek isteyen Müslümanın niyeti şu
olmalıdır: Bu konuda Allah, Kur’an, Peygamber, Sünnet, Şeriat ne diyor
9. İctihad, dinin hükümlerini öğrenip onlara uymak
maksadıyla yapılır. Dini kendimize uydurmak için yapılacak ictihadlar,
verilecek fetvalar batıldır.
10. Mevrid-i nasta ictihada mesağ yoktur yani kesin dinî
konularda ictihad kesinlikle yapılamaz.
11. Fıkhı inkar edenlerin ictihadları da fetvaları batıldır,
onlara kulak asılmaz.
12. Bu devirde müctehid derecesinde alim ve fakih yoktur.
13. Mezhepsizlik İslam dinini ve Şeriatini tehdit eden en
vahim ve yıkıcı bid’attir.
14. Şu anda dört hak mezhep (fıkıh sistemi) vardır,
beşincisi yoktur.
15. Hak mezhepler usûlde, temelde, esasta bir ve beraberdir,
sadece ayrıntılarda farklılık ve çeşitlilik vardır ki, o da rahmanî bir
zenginliktir.
16. Mezheplerin hükümleri ve kolaylıkları karışık olarak
uygulanamaz. Bu, dini oyuncak etmektir ve sapıklıktır.
17. İslamın ana caddesi, Sevad-ı Âzamı, doğru yorumu olan
Ehl-i Sünnetin ulema ve fukahası ictihad kapısının kapalı tutulmasına karar
vermiş, mezhepsizliği ve telfik-i mezahibi kötülemiştir.
18. Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona) Kur’anı kendi
re’y ve hevası ile yorumlayan kimseler Cehennemliktir buyurmuşlardır.
19. İslam düşmanları fıkhı bazı beyinsiz Müslümanlara
yaktırmak istiyor. Fıkhı yıktırmak için de Sünneti inkar ettiriyor veya hafife
aldırıyor. Sünnet gidince fıkıh da elden gider.
20. Türkiyenin Sünnî çoğunluğu, Osmanlı İslam anlayışı
yolunda gitmelidir.
21. Sapık reformcular Sünniliği yıkmak için en fazla Ebu
Hanife hazretlerine ve Hanefî fıkhına saldırıyor.
22. Sünnî Müslümanlar
bütün reformcuları, modernistleri, bid’at cereyanlarını, ılımlı İslam
projelerini, Fazlurrahmancılığı, BOP’çuluğu, Kemalist ilahiyatçıları reddetmelidir.
23. Bir reformcu, bin doğru bilginin yanına on bozuk inanç
ve bilgi koyduysa, ona asla güvenilmez.
24. Kader, imanın altı temel şartından biridir. Kaderi inkar
eden sapıktır.
25. Allahın izniyle yapılacak şefaati reddenler bid’atçidir,
onlara güvenilmez.
26. Ashab-ı kiramın (Allah onların hepsinden razı olsun)
bazısını tenkit eden, onları tahkir eden, küçülten kimseler en azından
bid’atçidir.
27. Âhir zamanda Mehdi’nin çıkacağı, mânevî tevatürle
sabittir, inkar edenler bid’atçidir.
28. Âhir zamanda İsa aleyhisselamın nüzul edeceği de mânevî
tevatürle sabittir, inkar edenler bid’atçidir.
29. Zalim diktatörlere velî diyenler sapıktır.
30. Zaruriyat-ı diniyeyi inkar edenler sapıktır.
31. Allah katında tek hak ve doğru din İslamdır kesin
hükmünü inkar ve tekzib edenler kafirdir.
* (İkinci yazı)
Seçkin Dindar bir Gence
Senin için en istifadeli, en kârlı, en kazançlı işi
söyleyeyim mi .. Sadece Müslüman olarak kalma, aynı zamanda İslam’ın ve Ümmetin
has hizmetkarlarından biri olmaya çalış.
Nasıl mı olabilirsin Has hizmetkar olmak için sadece
istemek yetişmez. Nasibin olması gerekir.
Şunu hiç unutma: Bir koltuğa iki karpuz sığmaz. Has
hizmetkar olmak istiyorsan âhıreti seçeceksin.
Sen gördün mü bilmem ama bu fakir İslam’ın bazı has
hizmetkarlarını görmüşümdür. Ehl-i dünya onları görseler deli derlerdi. Asıl
deli kendileriydi de haberleri yoktu. Dünya delileri…
Has hizmetkarın aklı fikri İslam, İman, Kur’an, Şeriattır.
Muhlis=ihlaslı olmadan has hizmetkar olmak mümkün değildir.
Dünyayı, onun makam ve mevkilerini, zenginliklerini,
aldatıcı keyif ve zevklerini ayaklarının altına almadan, bırak has hizmetkar
olmak isteyen kişi, bırakın has hizmetkarlık herhangi sıradan bir hizmetkar
bile olamaz.
Resulullahı (Salat ve selam olsun ona) görmüyor musun,
elinden bunca dünya serveti geçerdi de, onların hepsini Allah yolunda dağıtır,
kendisine bir şey ayırmaz, bazen aç kalırdı.
İslam’ın has hizmetkarlarının seçkinlerinden, maneviyat
aleminin güneşi Mevlana hazretlerine “Bugün evde hiçbir şey yok. Kiler
tamtakır, ocakta tencere kaynamıyor…” dedikleri vakit; oh çok şükür Rabbim,
evim Peygamber evine döndü buyurmuş olduğunu hiç duymadın mı
Bırak şu boş emelleri!.. Şahane müzeyyen bir evin olacak…
Bir de havuzlu yazlığın… Lüks otomobilin… Lüks eşyaların ve giysilerin… Manken
gibi güzel bir karın… Pahalı okullarda okuyan çocukların… Bol gelirin… Haftada
dört gün lüks restoranlarda tıkınmak… VIP kapılarından gururla geçip VIP
salonlarında ağırlanmak… Uçakların ön tarafındaki lüks mevkide seyahat… Beş
yıldızlısı kurtarmaz, yedi yıldızlı en lüks otel… Bir oda kurtarmaz, kral
süiti… Umreye mi gittin, Zam Zam Tower’in bilmem kaçıncı katından Kabeye
yukarıdan bakmak…Şanlar, şerefler, tantanalar, ihtişamlar, velveleler… Bir
yığın şöhret-i kâzibe…
Hem bunlar olacak ve hem sen hizmet edeceksin… Şaşırdın mı
sen
Bilmez misin ki, hizmet ile çile birlikte olur.
Peygamber ne çileler çekmişti duymadın mı
Has hizmetkar şöhretten ve alkıştan hoşlanır mi hiç
Has hizmetkardan bir keramet zuhur etse, utanır da yerin
dibine girer. Veliler kerametlerinin açığa çıkmasından hiç mi hiç hazzetmezler.
Has hizmetkarın lüks ve müzeyyen sofralarda işi ne… Ona bir
tas çorba ile bir tabak bulgur pilavı yetişmez mi Bunların üstüne bir de üzüm
hoşafı olursa bundan büyük ziyafet olamaz.
Evet bendeniz has hizmetkarlar gördüm ve tanıdım. Üstleri
başları düzgün değildi. Elbiseleri eski ve ütüsüz, ayakkabıları
boyasızdı…Yüzlerinin rengi soluktu, bir gözleri parıldardı rahmanî nurlarla.
Bilmeyenler onlara deli derdi.
Öyle birini görürsen dua iste ondan. İnşallah duaları makbul
ve müstecaptır onların.
Olabilir misin onlardan biri, kesin konuşamam. Olamazsan
bari, onları sev, onların dualarına talip ol.
Ehl-i Kehf’ten olamaz herkes. O saltanat herkese kısmet
olmaz. Yedi uyuyanlardan olamazsak bari onların Kıtmir’i olalım.
Büyüklerle birlikte olmakta ne feyizler, bereketler,
saadetler var ki, Kıtmir bir kelp iken, mağaradakilere katıldığı için adı
unutulmadı., ihtiramla anıldı hep.
Senden bir ricam var:
Günün birinde saadet ve talih kuşu başına konar ve sen has
bir hizmetkar olursan beni unutma emi.
Dünya rütbelerine bakma, onlar fanî ve boş. Rütbelerin
yükseği ve kalıcısı İmana, İslama, Kur’ana, Sünnete, Şeriata has hizmetkarlık
rütbesidir. Yüksek makamdır o.
Has hizmetkar yaratıklardan ücret istemez ve almaz. Onun
ücreti Yaratana aittir.
Has hizmetkar dünyada ücret istemez. Âhiret ücretidir kalıcı
ve hayırlı olan.
Selam olsun onlara!..
22.12.2012