İçindekiler

Abone Ol

BİZLER bir emanetçiyiz ve bize verilen birçok emaneti bir

gün sahibine geri vermek üzere, üzerimizde taşırız. Sahip olduğumuzu sandığımız

her şey bize verilmiş bir emanettir. Bedenimiz, kalbimiz, nefsimiz, aklımız,

çocuklarımız, mallarımız, tabiat, vaktimiz... Gözümüzü açtığımız zaman etrafta

gördüğümüz her şey, aklımızı yokladığımız zaman zihnimizde canlanan her şey

bize verilmiş ve vakti geldiğinde de hepsinden tek tek hesaba çekileceğimiz

birer emanettir.

Bunlardan belki de en önemlisi sağlığımızdır. Fakat

ihmalkârlığımız yüzünden önemli listemizin en alt sıralarında kalır sürekli.

Mesela yeni bir eşya edineceğimiz zaman o bizim için en önemli gündem maddesi

haline geliverir. Bir araba alacağımızda yahut ev sahibi olacağımızda günlerce

araştırır, soruşturur, gecemizi gündüzümüze katar en iyisini, bizi en rahat

ettirecek olanını ararız. Bir hasarı olup olmadığına bakarız, kullanışlı

olduğundan emin olmak isteriz ve kalbimiz tam olarak mutmain olmadan da

kesinlikle karar vermeyiz. Çünkü o çok önemlidir bizim için. Gerekirse çok daha

fazla ücret ödemeyi göze alırız. Yeter ki bizi rahat ettirsin, uzun süre idare

etsin ve güzel bir şey olsun. Bunun illa büyük bir eşya olmasına gerek yoktur;

telefon, bilgisayar, beyaz eşya hatta alacağımız bir kazak için bile bir hayli

düşündükten sonra karar veririz.

Fakat nedense bunların hepsinden daha önemli olan ve bizi

sağlıklı bir şekilde uzun yıllar idare etmesi gereken bedenimiz olduğu halde,

onun rahatını yeterince düşünmeden hareket ederiz. Tutarız çocuğumuzun elinden,

alırız ailemizi yanımıza ve marketlere koşarız. Canımız ne istediyse alırız,

çocuğumuz elini neye uzattıysa onun elini kesinlikle boş çevirmeyiz oradan. Bir

kez de çevirip arkasını bakmayız aldığımız şeylerin. Herhangi bir şeker,

çikolata, sakız, cips, içecek hiç fark etmez. Tek önem verdiğimiz şey bizim

canımızın o an onu istemiş olması ve alabilecek imkânımızın olmasıdır.

Sahi hangimiz marketlerde, bakkallarda ya da evimize

hediye gelmiş olan yiyecek, içeceklerde Bunun içinde ne varmış acaba deyip

de içindekiler bölümüne bakıyoruz Hangimiz can parçamız olan, bir zarar

gelmesin diye üzerine titrediğimiz yavrularımızın eline, birkaç dakika içinde

yiyip bitireceği bir yiyeceği verirken Acaba bu çocuğuma zarar verir mi

endişesi taşıyoruz Canımız çekmiş, çok mu önemli Çocuğumuz ağlıyormuş, onun

sağlığından daha mı kıymetli Artık her yer bu tür yiyeceklerle doluymuş,

Allah ın buyruğundan daha mı değerli

Şüphe yok ki helal gıda tüketmek, haram olanlarını terk

etmek, şüpheli olanlarından uzak durmak, günümüzde hem mevcut sisteme karşı hem

de kendi nefsimize karşı vermemiz gereken çok önemli bir kavga haline

gelmiştir.

Evet, sağlığımız bize emanettir. Kendileri akledip

düşünemeyen çocuklarımızın sağlığı da bize emanettir. O halde öne süreceğimiz

hiçbir bahane geçerli değildir. Tek tek her aldığımızın içinde ne olduğunu

inceleyeceğimiz için market alışverişlerimizin vakti uzamak zorundadır. Ama

yazılanlardan hiçbir şey anlamıyoruz gibi bir bahanenin de ardına sığınmadan

telefonlarımıza E kodlarını kolayca sorgulayabileceğimiz programları yüklemek

zorundayız. Gözümüzü dört açmak ve seçeceğimiz ürünlerin üzerinde Helal

sertifikası aramak zorundayız. Velev ki diğerlerinden daha pahalı olsun, helal

olanı tercih etmek zorundayız.

Hiç kimseye hiçbir şeye güvenimizin kalmadığı bu dünyada

Onların helal olduğuna nasıl inanacağız peki gibi sorular zihnimizde

dolanabilir, haklı olarak. Fakat biz elimizden geleni yapmakla mükellefiz. Biz

temiz kalmak için uğraşmakla, Rabbimizin bize verdiği bedeni korumakla

sorumluyuz. Ve Helal gıda konusunda da elimizden gelen tüm titizliği

göstermek ve elimizden gelmeyenler için de Allah a sığınmak zorundayız.

Son yıllarda ülkemizde de çok ciddi çalışmalar yapılan,

sebepsiz hastalıklarımız, küçücük çocuklarda bile psikolojik travmalara varan

asabiyetimiz arttıkça ve artık Acaba biz ne yiyoruz da böyle oluyor diye

düşünmeye başladığımız bu önemli konuda bilgi sahibi olmamız ve çevremizdeki

herkesi uyarmamız, bilinçli bir tüketici ve şuurlu bir Müslüman olmanın bir

gereğidir.