İçimiz mi dışımız mı önemli

Abone Ol

Küpün içinde bal varsa bal sızar, sirke varsa sirke

sızar.

Haydi şimdilerde küp kullanmıyoruz, söyle diyelim, Temiz

su kanalından temiz su akar, pis su kanalından pis su akar veya sızar.

Malum hikâye, kediyi eğitmişler, gelen misafirlerine

kapıyı açmış, elinde mumla önden gitmiş ve her birini yerine oturtmuş.

İkinci bir toplantıda gelen misafirlerden biri,

beraberinde fare getirmiş ve tam yemek masasına oturduklarında fareyi

salıvermiş.

Kedi, mumu fırlattığıyla farenin peşine düşmüş ve yangına

sebep olmuş.

Adam, kurbağayı kendine alıştırmış ve çarşıya çıkarken

onu omuzunda taşırmış.

Bir gün omuzda giderken su birikintisini görünce fırlamış

kirli suyun içinden sahibine bay bay diye el sallamış.

İçimizle dışımız bir olmadığı sürece geçici parlatmaların

faydası yoktur.

Rabbimiz, imandan sonra İstikametin geldiğini şöyle haber

verir:

Şüphesiz Rabbimiz Allah dedikten sonra, dosdoğru

olanlara korku yoktur, onlar üzülmezler de.

Onlar Cennet yaranıdırlar. Yaptıklarının karşılığı olarak

orada ebedi kalıcıdırlar. (Ahkaf süresi ayet 13-14)

Rabbin varlığına ve birliğine iman kalpte olur.

Kalpteki imanın varlığı da doğruluk olarak dışa sızar.

Doktorlarımız, hastalarıyla ilk karşılaştıklarında

yüzlerine dikkatle bakarlar.

Ege Üniversitesi Profesörlerinden Saffet Solak beyefendi,

1972 veya 73 yılında Karaman da konferans vermişti.

Konferansında Gelen hastamın yüzüne baktığımda kan gurubunu

bile tahmin eder hale geldim.

Bir ilim adamı olarak her defasında tahlile gönderdim.

Tahminlerimin yüzde doksan beşin üzerinde doğru çıkmasına rağmen kesin bilgi

için yine de tahlile gönderirim demişti.

Yani içimiz dışımızı, dışımız içimizi gösterir aslında.

Buna işaret eden Sevgili Peygamberimiz:

Kulun kalbi düzelmeden imanı düzgün olmaz, dili

düzelmeden de kalbi düzgün olmaz. Kişinin komşusu komşusunun zararından emin

olmadıkça cennete giremez buyurmuş. (Ahmet, Müsned, Enes hadisi)

Midedeki uyuşturucunun etkisiyle, gözün biri iki

göstermesi, doğruyu eğri, eğriyi doğru göstermesi ne ise inkârcının kalbi de

kişinin tabiatı ve insanları kendine ne kadar faydalı veya faydasız olarak

ikiye ayırıverir.

Dışımızı ve içimizi temizleme konusunda da içimizi ve

dışımızı yaratanın kurallarına uyalım.

Kur an ın, Tevbe süresinin 28 inci ayetinde Neces

dediği insanların koyduğu kurallarla temizlik olmadığını,

Gökyüzüne çıkan çocuk feryatları,

Deniz kenarındaki bebe cesetleri,

Atmosfere dolan kan, kin, barut, kimyasal silah kokusu,

Medeni diye yutturulan devletlerin ajanları gözetiminde

devletlerin soyulması,

Her saat ve saniyede internet üzerinden her insanın

cebindeki parasının değerini Amerikan Merkez Bankası ndaki tek adamın tek

parmağıyla soyması yeterli delildir.

Onun için, içimizi ve dışımızı yaratanın kurallarına

uyarsak iki dünyamız güzel olur.

Namazlarımızın son oturuşunda okuduğumuz Rabbena atina

fiddünya haseneten... Rabbimiz, bize dünyada güzellikler ver, ahirette

güzellikler ver ve bizi ateşin azabından koru diye duaya devam ederken biz de

onun bize gönderdiği Kitaba, Rasülünün uyduğu şekilde uymaya devam edeceğiz

Not: Dünkü yazımda Müddessir 20 dediğim ayetin doğru

numarası Müzzemmil 20 nolu ayettir. Düzeltir, dikkatsizliğim için özü dilerim.