İçerideki muhalif vekilin analizi

Abone Ol

“Ben muhalefetin yerinde olsam ilk turda ortak aday göstermem. Bu durumda ilk turda CHP adayı 25, HDP 10, İYİ Parti 10 ve mesela platformun adayı Gül olursa sonuç daha da farklı olabilir. İkinci tura kalırsa da, burada çözülecek çok kişi var!”  Şok halimi belli etmemeye çalıştım ama… “İnşallah böyle yapmazlar!” diye ekledi.

*

Bu analizi, önemli bir iktidar vekilinden bizzat duyunca şok olmamak mümkün mü! Bu ifadelerden anlaşıldığı gibi, sadece dışarıda değil, içeride de muhalifler var.

SİYASETÇİYİ BATIRAN ÜÇ HIRS

Mal hırsı

Makam hırsı

Şöhret hırsı

MECLİS’İN  ZIT KUTUPLARI

Adeta zıt iki kutup. TBMM Genel Kurullarında AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş ile CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel oldu mu tartışma kaçınılmaz oluyor. Oysa Elitaş, diğer CHP grup başkan vekilleri ile gayet iyi.

Anlayacağınız bir makbul grup başkan vekili var, bir makbul olmayan!

ONLAR “MÜSLÜMAN” KILDI, BUNLAR DEİST!

Endonezyalılar ve Malaylar nasıl Müslüman oldu? Tabii ki ahlaklı tüccarlar sayesinde. 

İddia o ki! Günümüz etkin tüccar, ihaleci işadamı, cemaat, tarikat ve müfredatları sayesinde de deizm yaygınlaşıyormuş!

Çukurambar Müslümanlığından başka ne beklenebilirdi ki?

*

“Laiki”, “Dindarıyla” bütün ezberleri bozmanın… Sil baştan yenilenip Müslüman olmanın tam sırası değil mi? Aksi halde, o gençlerin ahı iflah etmez! Ey Müslümanlar, bu yol çıkmaz sokak!

MEDYADA DAMATİZM FURYASI

Dikkatinizi çekiyor mu hiç? Son zaman haberlerinde adeta bir Damatizm furyası var. Üçüncü sayfalarda damat haberlerinden geçilmiyor.

Belirli aralıklarla “Damatlar”bir yönüyle gündeme geliyor, getiriliyor.

*

Çok merak ediyorum. Bu damat haberlerini ön plana kimler çıkartıyor, kimler gündeme taşıyor? Niyetleri ne? Acaba bu damat halayının başı kim?

KÜLLİYE’NİN İSTEMEDİĞİ ADAY!

Geçen hafta Külliye’nin, kendisine rakip olarak çıkmasını istediği o adayı yazmıştık. Bir de istemediği aday profili var.

Tanınmayan, bilinmeyen, yüzü eskimemiş yepyeni ama siyasi yeteneği tartışmasız bir adayı Külliye istemiyor. Çünkü öyle bir rakibin olumsuz yönlerini bulup, millete anlatana kadar seçim gelip çatıyor. Muhalif cephe de zaten isim açıklamıyor. 

*

Tanınmayan bir isim bile olsa; eğer falsosu yoksa, artısı da çoksa, yüreklere de dokunabiliyorsa… Toplumu sürükler korkusunu ben gözlemledim.Diyeceksiniz ki, kim o isim? Bi bulsak, bi bilsek… Herkes “Kendisini” merak ediyor!

DİYANET’TEKİ DEĞİŞİMİ NASIL OKUMALI?

Diyanet’te önce sürpriz bi şekilde başkan değişti. Ardından biri hanım, beş yeni başkan yardımcısı atandı. Genel müdürlerin tamamı, 36 daire başkanının yaklaşık yüzde 70’i değişti.

*

Diyanet tarihinde bu bir ilk! Peki nedir, ne oluyor, amaç ne, nasıl okumalı?

*

Biraz araştırdım. Yeni kadroların benzer özellikleri, eğitimci, teşkilatçı ve araziden olmaları. Müftü, yardımcı, vaiz, vaize, daire başkanı gibi. Zaten Ali Erbaş Hoca da tam 6 yıl Diyanet Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü yapmıştı. Sonrasında dekan ve rektör. Sakarya İlahiyat’tan, Suat Yıldırım’a karşı Prof. İhsan Süreyya Sırma ekolünden. Göreve geldiğinde Diyanet’teki ilk konferansa da Sırma Hoca’yı davet etti.

*

Yeni yönetimin amacı, toplumun önünde görüntü vermektense, arazideki kökleşmiş sorunları çözmek ve faaliyet yapmak gibi görünüyor. Yani 130 bin din görevlisini, milletin ihtiyaçları doğrultusunda önce eğitmek, sonra dini hizmetlere katmak en büyük hedef. İşleri zor. Bir yandan eğitirken, diğer yandan hedefe tam uygun personel alsa daha hızlı yol alabilir Diyanet.

*

Eğer yeni yönetim “İmamın dediğini yap, gittiği yoldan da korkma git” sözünü bu topluma hakim kılarsa, çok büyük bir iş yapmış olur.

Eğer Diyanet hakkıyla görevini yaparsa, toplumu dinden soğutan sözde dini yapılanmalar bu kadar kolay alan bulamayacak. Bu zorlu süreçte en önemli kurumumuza hayırlı muvaffakiyetler diliyoruz.