İçerden ve dışardan devleti çökertme çabaları

Abone Ol

Bu söz, eski devlet adamlarımızdan, merhûm Keçecizâde Fuad Paşa ya ait.

Uluslararası bir toplantıda söylenmiş. Batılı diplomatlar kimin devleti daha güçlü diye bir tartışmaya girişmişler. Hepsi de kendi devletinin güçlü olduğu hususunda ısrar ediyormuş. O dönemlerde Osmanlı Devleti ne "Hasta adam nazarıyla bakıldığı cümlenin mâlûmu. Bir batılı diplomat bu konuda ne düşündüğünü Fuad Paşa ya da sormuş. Paşa şu mânâlı cevabı vermiş:

Eh güçlü devlet, devleti Âli Osman dır, çünkü sizler dışardan bizler içerden çaba sarfettiğimiz halde hâlâ çökertemedik...

Sonunda ne oldu Dış devletlerin bilinçli olarak dışardan, iç ihtilafların bilinçsiz olarak içerden sarfettiği çabalar neticesinde Abdülhamid Han a karşı darbe yapıldı, ülke önce Balkan harbine, sonra Birinci Cihan Harbi ne sürüklendi işler acemi yönetici ve politikacılara havale edildi. Çökertilmesi imkânsız sanılan Osmanlı çökertildi, arazisi paylaşıldı...

Aziz milletimiz esâreti kabul etmedi. Sevr i yırttık, İstiklâl savaşını yaptık. Genç Türkiye Cumhûriyeti ni kurduk. Elimizde bu vatan parçası kaldı. Ama bu genç cumhuriyetin başına gelenler, Osmanlı nın başına gelen, getirilen yıkıcı ve yıpratıcı çabalardan pek farklı değil.

Önce devletimizi bu dönemde yıpratan ve çökertmeye yönelik bilinçsiz veya bilinçli faktörlerden söz edelim:

Milletimiz lâikliğe karşı olmadığı halde suni olarak laik -Antilaik kutuplaşmasına itildi. Devlet millet kaynaşması zedelendi. Milletin çoğunluğuna rağmen, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleri yapıldı. Hayatiyet dolu ve tarihi tecrübeye sahip insanımız, bütün bu devleti zaten darbeleri serinkanlılıkla ve sabırla karşıladı, tek arzusu devletin yıpranmasını önlemek oldu.

Şu günlerde ise yine bir krizin eşiğine getirildik. Etnik farklılıkları kapsıyan, mezhep ayrılıklarını kışkırtan dış tahrikler yetmiyormuş gibi, karşımıza, devleti ayakta tutan Yasama-Yürütme ve Yargı erklerini birbirine düşüren beklenmedik bir krizle karşı karşıyayız.

Anayasa Mahkemesi nin, TBMM de Cumhurbaşkanı seçiminde toplantı nisabını 367 ye yükselten içtüzüğüne ve kanunlara kararına ilâveten, şimdi de Meclis in 411 rakamına erişen çoğunluğunu hiçe sayan bir karar ortaya çıktı.

Eğer bu garip içtihatların doğrultusunda karar verilirse AKP ve DTP kesin olarak kapatılmış olacak.

Şayet CHP nin Kanal Türk ile ticari ortaklık kurduğuna dair belgelere dayanılarak bir dava açılırsa CHP nin de kapatılması gündeme gelecektir.

Bu ne demektir TÜMDEN TBMM nin KAPATILMASI demektir.

Bütün şu saydığımız olaylara rağmen devletimiz hâlâ ayakta duruyorsa (ki öyledir) bilesiniz ki bunun temelinde, aziz milletimizin engin sabır ve müsamahası mevcuttur.

Dışarıda devletimizi çökertmeye, vatanımızı bölmeye yönelik faktörlere gelince:

Başka misale hâcet yoktur. ABD bize dost görünüp aleyhimize tuzak kuruyor. İSRAİL-ABD ikilisi, güney Doğumuz da Barzâni ve Talabâni aşiretlerine destek vererek, bir kukla devlet kurdurdu. Çevik güç dedi, Çekiç Güç dedi, havadan kontrol dedi, İncirlik üssümüzü kullandı, bu kukla devleti tanıma aşamasına getirdi.

Batılılar Osmanlı toprakları üzerinde Yunanistan ı nasıl ve niçin kurdularsa ABD de bu hileli taktiği uyguluyor. Yunanistan ın, Bulgaristan ın Sırbistan bizim aleyhimize kullanarak, imparatorluk, bu taktikle bölünmüştür. ABD sırası geldiğinde Ermenistan ı da aleyhimizde kullanmak tasavvurundadır. Ama şimdilik bize bu iki komşu ile iyi geçinmemizi tavsiye ediyor. Bize sus payı olarak PKK yı vurma tâizini vererek, ileride Barzani yi, Yunanistan modelinde olduğu gibi aleyhimizde kullanmayı düşünüyor.

Biz ise bu telkinlere kapılarak, Kuzey Irak taki bataklığı kurutma politikasından vazgeçtik. Teker teker sivrisinekleri avlamak gibi bir çabanın içine girdik, hatta hatta Kuzey Irak yönetimi ile ilişkilerimizi geliştirmek için komisyonlar bile kurduk.

Netice: Silkinmeliyiz, uyanmalıyız, derhal devleti ayakta tutan yasama yürütme ve yargı erklerini kaynaştıran yani bir ANAYASA yapmalıyız. Kısa vadeli krizleri aşarak DEVLETİMİZİ ve MİLLETİMİZİ İLELEBED YAŞATACAK BİR İÇ BARIŞ ORTAMINA ERİŞMELİYİZ.