İçe karşı arslan; dışa karşı koyun

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

KIYMETLİ okurlarım! Önce sizlere bir soru yöneltebilir miyim: 50 sene dinimizi istismar eden, 15 yıl ÖSYM sorularını çaldığı Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tescil edilen, darbe girişimiyle Türkiye’yi bölmek isteyen, Türkiye aleyhinde nice sırları açığa çıkan FETÖ’nün -herhangi bir yoldan- affedildiğini duysanız, ne yaparsınız? Her birinizin, “Olur mu öyle şey”; “Bunu kabul edemeyiz”; “Türkiye’yi başına yıkarız” dediğinizi duyar gibiyim.

Evet, anlattığım olmadı ama FETÖ’nün onlarca kat fazlasını yapan ABD’li ajan Brunson Türkiye yargısınca affedildi. FETÖ kuklaydı; Brunson kuklacı. FETÖ emir alıyordu; Brunson emir veriyor. FETÖ ABD’nin amaçlarına hizmet ediyordu; Brunson ABD sömürgeciliği için yeni entrikalar üreten üst düzey yetkili.

Ülkemize böylesine zarar vermiş kişinin tereyağından kıl çekercesine affedilip ülkemizden ayrılmasına ne dersiniz? Brunson’ın ciddi bir tepkiyle karşılaşmamasının sebebini hiç düşündünüz mü? Bu oyuna “algı operasyonu” diyorlar. Kitle psikolojisini maksada uygun yönlendirme. Bilimsel adı “toplum mühendisliği”. Önemli olaylar “cambaza bak” yöntemiyle böyle örtülüyor.

15 Temmuz kalkışmasında tutuklanan İzmir Diriliş Kilisesi Papazı Brunson’a öylesine suçlar isnat edildi ki! Duyana, “Brunson’a idam bile az” dedirtecek kadar. Brunson FETÖ üyesiydi. Türkiye’den terör örgütlerini koordine ediyordu. 20 yıldır misyonerlik yapıyordu. Türkiye’de ABD ajanı olarak bulunuyordu.

Brunson, Evangelistlerin Siyonizm hizmetçisi Hıristiyanlar için kullandığı “Pastör” ünvanına sahipti. Brunson suçsuzsa, Türkiye’de FETÖ’cü bir tek suçlu olmaması gerekirdi.

BU NASIL ENTRİKA

TÜRKİYE aleyhine gizli amaçları, ajanlığı, pastörlüğü tescillenmiş bir kişi elini kolunu sallaya sallaya nasıl evine dönebilir? 3 senedir FETÖ ile “takas” edileceği konuşulan bir ajan konusunda, toplumun dut yemiş bülbüle dönmesini nasıl izah edersiniz?

Her şey AKP Genel Başkanı’nın ABD ziyaretinde pişirildi. Başkan Türkiye’den giderken halka, “Kriz mriz yok” diyordu. ABD’de farklı konuştu: “Türkiye’de kriz var, ama Brunson’la ilgili değil.” Bu söz, Brunson’a karşı tepkinin ateşini düşürmeye bir hazırlıktı.

Başkan Türkiye’ye dönünce, Brunson’la ilgili yargı kararı konuşulmaya başladı. Yine Başkan, yargının vereceği karara Türkiye’yi alıştırmaya çalıştı: “Yargı nasıl karar verirse, biz ona uyarız.”

ABD’nin NBC televizyonu, mahkeme kararından 1 gün önce (11 Ekim 2018) şu haberi geçti: “Trump Türkiye’nin üst düzey yöneticileriyle görüştü. Brunson 14 Ekim’de serbest bırakılacak.” Öyle de oldu. Yargı ABD emellerine alet edildi. Daha da ötesi, 1 Ekim’den itibaren Beyaz Saray Brunson’ı karşılama konseptini hazırladı. Trump’ın Brunson’ı kabul edeceği gün ve saat bile belliydi.

Olaya karşı kamuoyu tepkisini kırmak için uygulanan “algı yönetimi”ne dikkat ettiniz mi? Her şeyi ters yüz etmekle görevli troller faaliyete başladı. TV’lerinde güya belgesiyle(!) “Brunson’ın gizli Müslüman(!) olduğu”nu yaydılar. Tarihçi(!) geçinen biri yalanı pekiştirdi. Söz konusu tarihçi(!) Obama’nın da Müslümanlığını anlatmış; Trump’a “Davut” yakıştırması yapmıştı.

HALK FERASETLİ OLMALI

BRUNSON’IN affedilme kararı sonrası günlerdeki gündem bombardımanı dikkatinizi çekti mi? Kaşıkçı olayı, Danıştay 8. Dairesi’nin “Andımız” kararı, Cumhur İttifakı’nın “şok etkisi” yapan açıklamaları vd.

Kamuoyunun amaca uygun nasıl yönlendirildiğini görüyor musunuz? Uluslararası güçlerle birlikte çalışan karanlık “zihniyet”, “kirli” insanları “akladı”; “temiz” insanlara da “çamur” attı. Ferasetli olmalı; böylesi kirli oyunlara aldanmamalı.

Geçtiğimiz Mart, Nisan aylarında halk Saadet Partisi ve Temel Karamollaoğlu’nu konuşuyor; problemlerimize sunduğu isabetli çözümlere dikkat kesiliyordu. Karamollaoğlu’nun FOX TV’deki konuşmasıyla Başkan’ın 3 büyük TV kanalındaki konuşması aynı saate rastlamıştı. Reyting ölçümlerinde Karamollaoğlu’na ilginin daha yüksek olduğu görüldü.

Başkan kısa süre önce, “Erken seçim ihanet olur; Anayasa’ya aykırı” demesine rağmen; Saadet Partisi zihinlerde daha fazla yer etmeden MHP ile birlikte alelacele “baskın seçim” kararı aldı. Troller Saadet Partisi’ne karşı hakaret, iftira, yalan, kara propaganda kampanyasına girişti. TRT, karalamanın hedefi olan Saadet Partisi Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Adayı Karamollaoğlu’nu bir kerecik bile stüdyolarında konuk etmedi. Hakikatin açığa çıkmasından korktu.

Erbakan Hoca her fırsatta AKP’nin “işbirlikçi” olduğunu söylerdi. Tutarsızlık ve aldanmalarının sebebi bu! Unutmayın ki, Türkiye’ye ihaneti açık olan Brunson’ı “aklayan zihniyet”; Saadet Partisi’ni “karalamıştı”. Yargının “Andımız” kararı karşısında “arslan” kesilen AKP; yargının Brunson kararında niçin “koyun” rolünü oynadı dersiniz?