Türkiye ve dünyada sıcak ve hareketli günler yaşanıyor.
Mısır da seçilmiş bir cumhurbaşkanına karşı İsrail ve ABD destekli askeri darbe
yapılması, Suriye yi işgal konusunun konuşulması durumun vahametini anlatmaya
yeterli. Komşularla sıfır sorun diyerek işe başlayan Hükümet in, yanlış
politikalar sonucu sorunsuz komşu bırakmaması Türkiye de çemberin gün geçtikçe
daraldığını gösteriyor.
Peki, bu olup bitenler de neyin nesi, diyeceksiniz!
Olayları, Siyonist İsrail in plânlarından ayrı düşünmek mümkün değil. 1897 de
Theodor Herzel başkanlığında Basel de yapılan Siyonist Kongre de 4 kademede 100
seneyi kapsayan hedefler belirlendi. 50 senelik ilk 3 kademesindeki; Sultan
Abdülhamit Han ın tahttan indirilmesi, Osmanlı nın yıkılması, İsrail devletinin
kurulması hedeflerine zamanında ulaştılar. 100 senelik hedefleri ise, Arz-ı
Mev ud a ulaşmak, Nil den Fırat a Büyük İsrail Devleti ni kurmaktı. Erbakan
Hoca liderliğindeki Millî Görüş hareketinin, onların niyetlerini ortaya çıkarıp
plânlarını deşifre etmesi, bugün için son hedeflerine ulaşmalarını 16 sene
geciktirdi. Hırçınlaşıp taşkınlık yapmalarının asıl sebebi bu.
Siyonistler sinsi bir tezgâh sonucu gerçekleştirilen
2001 deki İkiz Kulelerin vurulmasından sonra, lobi faaliyetleri ile
Siyonist-Haçlı İttifakı oluşturdular. ABD ve Batı yı mıknatıs alanlarına
çektiler. O kadar ki, ABD başkanlık seçimlerinde bütün adaylar, Ben daha çok
İsrail e hizmet ederim mesajı vererek oy istedi.
ABD; Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile İslâm ülkelerini
hedef aldı. İsrail in güvenliğini koruma görevini üstlendi. Dönemin ABD Dış
İşleri Bakanı Condolezza Rice, 7. 8. 2003 günü Washigton Post gazetesinde
yayınlanan yazısında şöyle diyordu: Endonezya dan Fas a kadar 22 İslâm
ülkesinin haritasını değiştirireceğiz. Bu plân sebebiyle BOP a, Büyük İsrail
Projesi (BİP) de denebilir. Bugün, Türkiye ve İslâm dünyasında yaşananları bu
plândan ayrı düşünemezsiniz.
Durum Değerlendirmesi Önemli
Olayları iyi tahlil etmeden sağlıklı çözüme
ulaşamazsınız. Gelişmelerin perde arkasını araştırmayan bazı kardeşlerimiz,
Siz de her şeyde Siyonist parmağı arıyorsunuz diyorlar. İsterseniz aramayın!
Adamlar, kutsal saydıkları kitaplarında anlatılan Arz-ı Mev ud a ulaşıp Büyük
İsrail Devleti ni kurmayı inanç haline getirmişler. Dahası, bu inanca uygun
planlarını yapmış, ABD ve Batı yı kendi eksenlerine çekmeyi başarmışlar.
İsterseniz bütün bunları yok sayın!
Daha yeniye kadar İhvân-ı Müslimîn mensupları da Müslüman
Topluluklar Konferansları nda Her taşın altında Yahudi arıyorsunuz
eleştirisini yapıyorlardı. Şimdi, İsrail ve ABD destekli bir darbeyle
karşılaşınca, Ne kadar doğru söylemişsiniz demeye başladılar. Erbakan Hoca,
bunu şöyle ifade ederdi: Biz her taşın altında bir Siyonist aramıyoruz; ama
Siyonistler hiçbir taşın ardını boş bırakmaz. Siyonizm gizli bir güç olduğu
için pek çok kişi bu gerçeği fark edemiyor.
Batı ve Siyonizm İslâm ülkelerinde ne yapıyor Plânlarına
engel olan ülkeleri sıraya koyarak bütün ayrılık unsurlarını kullanıyor; etnik
farklılık ve mezhep ayrılıklarını körüklüyor; aynı ülkenin insanlarını
birbiriyle karşı karşıya getirip çatışma ortamı oluşturuyorlar. İç çatışmayı
başlattıkları zaman kahvelerini içip sinsi sinsi gülüyorlar. Olaylar, Bundan
sonra ne olursa olsun dedirten bir bıkkınlık noktasına geldiği zaman, suret-i
haktan görünerek ABD ara bulucu oluyor, problem BM ve NATO ya havale ediliyor.
Onlar da kendi menfaatlerine uygun kararlar veriyor. Şimdiye kadar Afganistan,
Irak, Libya, Mali de uygulananlar; şu anda Mısır ve Suriye de yaşananlar bundan
başka bir şey değil.
Uyanık Olmalıyız
Siyonizm ve diğer emperyalist güçlerin nihaî hedefinde
Türkiye var. Şimdilik işbirlikçi yönetimleri devreye sokarak Türkiye yi İslâm
dünyasına karşı olta olarak kullanıyorlar. Oralara laiklik pazarlatmak, faiz
yasağını gevşetmek, zina serbestliği gibi yollarla manevî direnci kırmak için
işbirlikçilerine, Aslansın, kaplansın, büyüksün, İslâm dünyasına modelsin
gibi süslü ve aldatıcı sözlerle emirlerini yaptırıyorlar. Türkiye de Müslüman
ya! İslâm âlemine karşı, derenin taşı ile derenin kuşunu vurma yöntemini
uyguluyorlar.
Bu plân tutuyor mu Tutmasa, Türkiye Başbakanı nın BOP
Eşbaşkanlığı nda ne işi var Bu görevi
millet mi verdi ona Hayır! Sonra, kanunlar ülkenin ihtiyacına göre yapılır. AB
istedi, diye kanun çıkarmak o ülkenin bağımsızlığına darbe vurmak değil de
nedir Halk, Türkiye yi biz mi, yoksa AB mi yönetiyor, sorgulamasını daha ne
zaman yapacak Halkın hiçbir talebi olmadığı halde, tarihimizde ve hiçbir İslâm
ülkesinde benzeri görülmeyen Zinayı suç kapsamından çıkarmak da neyi nesi
oluyor
Kısaca; İslâm dünyasının problemleri bitmek bilmiyor;
Mısır ve Suriye de can pazarı yaşanıyor. Bu problemlerimizi can düşmanlarımıza
havale edemeyiz. Problemlerin çözümü AB Kongresi veya D - 20 Zirvesi nde değil;
İsrailsiz, NATO suz İslâm ülkeleri ile vakit geçirmeden yapılacak
toplantılardadır.
Rabbimiz uyarıyor: Müminleri bırakıp da kâfirleri dost
edinenler; onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar Bilsinler ki,
bütün izzet yalnız Allah a aittir. (Nisa, 139)
Çözüm bizde. İnancımızda. Müslümanların kendi arasında.
Bu iş için, Mehmet Akif in ifadesiyle, ölçülerimizi birbirimize hatırlatma ve
kardeşlerimizi uyarma (şuurlandırma) görevimizi yapmak için seferber olmalıyız:
Emr-i bi l mâruf imiş ehl-i İslâm ın işi. / Nehy edermiş bir kötülük görse
kardeş kardeşi.