1999 yılında "Diplomatik Güvence" alınarak Özbekistan‘a iade edilen Askarov Zayniddin, gördüğü işkence yüzünden 11 yıl sonra hayatını kaybetti. Zayniddin‘in 11 yıl boyunca işkence gördüğü öne sürülüyor. Türkiye‘nin AİHM tarafından mahkum edildiği iadeden 11 yıl sonra hayatını kaybeden Zayniddin, 2003 yılında İngiliz BBC‘ye verdiği röportajda "ağır işkence altında" olduğunu söylemişti.
Özbekistan‘da yaşanan insan hakları ihlallerinden dolayı 1998 yılında Türkiye‘ye gelen 1971 doğumlu Özbek vatandaşı Askarov Zayniddin, Özbek devletinin isteği üzerine 1999 yılında "Diplomatik güvence" alınarak iade edilmişti. 11 yıldır hapis hayatı yaşayan Zayniddin hayatını kaybetti. Hapishanede hayatanı kaybeden Zayniddin‘in işkence gördüğü belirtildi.
1999 yılında, Zayniddin‘in Türkiye‘de bulunduğu sırada, Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov‘a yönelik bir bombalı saldırı gerçekleştirilmişti. Taşkent‘te gerçekleştirilen suikast girişiminin Özbekistan devletinin bir tertibi olduğu yönünde çok ciddi şüphelerin olduğu ifade edilirken, söz konusu suikast girişiminin Kerimov tarafından muhaliflerini tasfiye etme amaçlı olduğu söylenmiş ve o süreçte yüzlerce muhalif tutuklanmıştı.
Suikastın yapıldığı tarihte suçlananlar arasında yer alan Rustam Mamatkulov Kazakistan‘da, Askarov Zayniddin Abdurrasuloviç ise Türkiye‘de olduğu belirlenmişti. Bombalamanın yapıldığı gün Zayniddin‘in Türkiye‘de İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım ile Kırgızistanlı bakan ve heyeti arasında tercümanlık yaptığı birçok delil ve şahitle ispat edilmişti.
"İç hukuka ayrılık" mı vardı?
Özbekistan‘ın iade istemi sonrası Bakanlar Kurulu‘nun onayı ile Dışişleri Bakanlığı tarafından açılan davada görülen mahkemede, Askarov‘un kendisine isnat edilen suçlarla hiçbir ilgisinin olmadığını ispat etmesine ve avukatlar tarafından hazırlanan 100 sayfalık dosyada "talebin tamamen siyasi olduğu," "Askarov‘un muhalif olduğu için istendiği" ve "iade edilirse ağır işkencelere uğrayacağı" anlatılmasına rağmen iadesine karar verildi. Mazlumder‘den yapılan açıklamada, iade işleminin İç hukukun gerektirdiği yargısal prosedürün çeşitli hukuki eksiklik ve aykırılıklarla tamamlandığı öne sürüldü.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı AİHM‘ne Özbekistan‘ın da insan haklarına bağlı ve işkenceye karşı bir ülke olduğu ve bundan dolayı da tutukluların iade edilmesinin ciddi bir mağduriyete neden olmayacağını belirten bir yazı yazdı ve AİHM‘nin cevabını beklenmeden 26 Nisan 1999‘da Özbekistan‘a iade işlemi gerçekleştirildi. Askarov‘un iade edildikten sonra Özbekistan‘da insan hakları ihlalleri ve işkencesiyle meşhur Taşturma Hapishanesine konulurken, yargılaması sırasında hiçbir savunma imkanına sahip olmadığı bilindiği gibi adil bir şekilde yargılamadığı ifade ediliyor.