Hükümetin kültür halkası zayıf

Abone Ol

Sonunda Cumhurbaşkanı seçildi, hükümet kuruldu. Yeni hükümet dün itibariyle kendisine millet çe emanet edilen vekillerin oylarıyla güvenoyu da aldı. Böylece ülkenin siyaset işleri Nisan ayında bırakılan rutin noktasına dönmüş oldu.

Gelinen nokta AKP nin ilkbaharıdır. Sonbaharda yaşansa da bahar bahardır denilebilir!

Bu zamansız bahar halinin halka yansıyışı ile ilgili bir şeyler söylemek ise şimdilik erken. Dilek ve temennimiz millet için hayır yolunda olsa da, bunu ancak AKP iktidarıyla geçireceğimiz gelecek süre içerisinde görebileceğiz.

Tabii bazı halleri önceden tahmin etmek zor değil. En azından eldeki verileri kullanarak yorum yapmak mümkün. Sözgelimi Başbakan ın meclise sunduğu program bizim için önemli bir malzemedir.

Bu yazıda sözkonusu programa bakacağız. Fakat, 60. Hükümet Programı nı bütünüyle ele almak bizim işimiz olamaz. Kendimizi, programın kültür bölümünde sunulan hususlarına odaklayacağız

AKP nin kültürle bağlantılı cümlelerini değerlendirmeye almadan önce, konunun programdaki yerine, konumuna bakalım. Pembe kurdeleli cümlelerle takdim edilen onlarca ana mevzudan sonra geliniyor kültüre: Demokrasi, laiklik, hukuk, kamu yönetimi, yoksulluk, güvenlik, savunma, ekonomi, AB, kamu harcamaları, vergi, bankacılık, sanayi, enerji, ulaşım, kırsal kalkınma, tarım, KOBİ ler, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, aile, gençlik, din işleri, istihdam, plânlı kentleşme, spor ve nihayet "kültür"! Bu sıralamanın ne önemi var denilir mi bilmem Sonuçta kara kamuyla girişilen arz talep ilişkileri göz önünde bulundurulmuştur deyip içinden çıkabilir önemsiz bulanlar. Hadi öyle olsun diyeceğim ama, beni AKP programı tekzip eder. Zira kültür bölümünün ilk cümlesi şudur: "Kültür, bir toplumun kimliğinin en önemli unsurudur."

Perhiz ile lahana turşusu hikâyesini bir tarafa bırakıp programın kültür bölümünü daha detaylı inceleyebiliriz: Giriş satırlarında kültürün medeniyet içindeki yeri, milli oluşu, evrensel platformlardaki konumu üzerinde kurulan parlak cümleler beylik tabir ettiğimiz niteliklere haizdir. "Bir toplumun medeniyet tasavvurunu anlamak için kültürel kimliğine ne kadar sahip çıktığı, özgünlüğünü ve farklılıklarını ne kadar koruduğu özellikle küreselleşen çağımızda büyük önem kazanmıştır. Türk kültür ve sanatının milli kimliğini muhafaza ederek evrensel platformlara taşınması, öncelikli hedeflerimiz arasındadır."

Programda devlete biçilen kültür görevi ise daha ilginçtir: "Zengin ve rekabetçi bir kültür hayatının oluşması için ortam hazırlamak ve kültür mirasını korumak ve geliştirmek" Buradaki rekabetçi den kasıt açık olmamakla birlikte akla mâlî altyapısı olan bir kavramı getirmiyor değil Yani, bu alanda hizmet görenlerin âlî menfaatleri mi kışkırtılıyor burada Yoksa kaliteli sanat (eseri) yapabilmek için sanatçıların birbirleriyle girişecekleri rekabeti mi geliştirecek Hükümet!

Kültürün engelsiz ve özgür bir ortamda yeşerip yaygınlaşacağını söyleyen AKP, böylece, yasaksız bir dünya vaadinde bulunmuş oluyor. Bu hoş vaat umarız rafa kaldırılmaz.

AKP, program boyunca yer yer önceki dönemde yapıp ettiklerini de hatırlatıyor. Sözgelimi, " hükümetimiz, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının, kültür ve sanat insanlarının kültür alanında etkin rol oynamasını teşvik etmiş ve bu alanda pek çok yeni girişimin öncülüğünü yapmıştır." deniliyor. Bu cümleye bakılırsa, ortalık güllük gülistanlık olmalı. Fakat nerede Niçin fark edilmiyor Yoksa, kasaba panayırlarına, karpuz kavun festivallerine, deve güreşlerine, şiir gecelerine, işbilir bazı yayıncılara, sözde sivil sanat edebiyat derneklerine, restorasyon adı altında işlenen cinayetlere yapılan ödemeler pek mi mühim görülüyor

Hükümet programında kültür ile ilgili söylem ler yer yer o kadar karmaşıklaşıyor ki, şaşırmamanız mümkün değil. Lütfen şu ifadeye bakın: "Kültür alanında aynı anda hem milli hem de evrensel bir vizyona sahip olan hükümetimiz, "  Devamı var. Fakat biz hemen soralım: "Hem milli hem evrensel bir vizyon" sahibi olmak mümkün mü Değil, fakat bu ifadedeki evrensel lik sahiden evrensellik mi Yoksa milli olanın bir başka hâli mi kastedilmiş Anlamak için devamını aktarıyorum: " Türkiye dışındaki tarih ve kültür eserlerinin korunması, restorasyonu ve tanıtımı için üç kıtada titiz çalışmalar yapmış ve ortak tarihi mirasımızı güvence altına alacak projeler gerçekleştirmiştir." Sözkonusu evrensel liğin özürlü oluşu ortak tarihi mirasımız tamlamasıyla da pekiştirilmiş

Şu sonuçla yazımızı noktalayalım: AKP nin kültür programı pek çok bakımdan, büyük bir milletin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte değildir