Gündem

Hükümetin, ekonomi politikalarında istikrar yok

Hükümetin, ekonomi politikalarında istikrar yok

Abone Ol

Prof. Dr. Yusuf Tuna, "Kamu maliyesi iyi yönetilmiyor. IMF‘yle anlaşma yapılmadı ama ekonominin sorunlarıyla ilgili trend aynen devam ediyor. Hükümetin ekonomi politikalarında bir istikrar yok" diye konuştu.

Ekonomist-Yazar Süleyman Yaşar, Türkiye‘nin sağlam bir bütçe yapısına sahip olduğunu ifade ederek, "Daha önce krizlere kamu maliyesi açığından dolayı girmiştik. Ama, bugün kamu maliyesi disipline edildi" dedi.

Doç. Dr. İbrahim Öztürk ise yaşadığımız krizlerin bir medeniyet kayması olduğunu belirterek "Kontradief dalgalarından bir sonraki dönemin avantajlarını çıkarabilmeliyiz" açıklamasını yaptı.

ASKON, üyelerine yönelik bilgilendirme ve enformasyon toplantılarında bu hafta "Kriz Sonrası Ekonominin Duyarlılıkları" konulu bir panel düzenledi. ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu, ASKON Genel Sekreteri Mehmet Akif Bayramoğlu ve çok sayıda ASKON üyesinin katıldığı panelde, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yusuf Tuna, Ekonomist Yazar Dr. Süleyman Yaşar ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztürk konuşmacı olarak yeraldılar.

Panelin açılış konuşmasını ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu yaptı. 2008 krizi olarak tarihe geçmiş bir sürecin içinde olduğumuzu belirten Sıtkı Abdullahoğlu, "Kimine göre krizden çıktık, kimine göre ise çıkmadık. Dünyada kriz nasıl algılanıyor? Biz bunu işimize nasıl yansıtabiliriz? Bunları düşünmemiz ve konuşmamız gerekiyor. Makro ekonomik dengeler sarsılıyor, ülkemizi de etkiliyor. Başka paradigmalar yer değiştirecek mi? Bugün bu panelde bunları tartışacağız" diye konuştu.

Kriz yangını söndürüldü

Paneli yöneten Prof. Dr. Yusuf Tuna, ekonomik krizle birlikte bir yangının başladığını, yangının çıktığını, fakat söndürüldüğünü, yangın alanına hala müdahale edilmediğini belirterek, "Önümüzdeki G-20 zirvesinde para sisteminin tartışılmaya açılacağının söylenmesi, dolar üzerinden ticaret yapılması, ABD ekonomisinin kötü yönetiminin faturasının dünyaya çıkarılması , uluslar arası para finans hareketlerinde fon transferlerinde istikrarsızlık hep üzerinde konuşulması gereken konulardır" dedi.

Dünyadaki ekonomik krizin neden çıktığını geniş bir çerçevede ortaya koyan Dr. Süleyman Yaşar, Amerika‘dan yayılan bu krizin temelinde, "Düşük faiz politikası, risklerin önemsenmemesi, hesap verilebilirlik ve şeffaflığın zayıflaması, aile tasarruflarının düşük borçların yüksek olması, federal bütçe açığı" olduğunu ifade etti. Amerikan Mortgage sisteminin neden çöktüğünü anlatan Yaşar, "Matematiksel hesaplar realiteyle uymadı. Ortaya çıkan devasa borç yükünü sırtlayacak bir sistem ortaya konulamadı" diye konuştu. Amerikan kaynaklı krizin Türkiye‘de nasıl algılandığı konusunda ise Yaşar şunları söyledi: "Krizin derinleştiği günlerde İstanbul‘daki statükocu sermaye Avrupa‘da büyük paralar kaybetti. Kriz sanki bizim ülkemizde çıkmış gibi göstermeye çalıştı. O günlerde IMF‘yle görüşmeler sürüyordu ve "IMF‘den anında 35 milyar dolar" almamız gerektiği fikri kamuoyuna pompalandı. IMF vesayetini sürdürmek için bir askeri vesayet gerekiyor. Hükümet, bu sermayenin isteklerini yerine getirmedi ve milletin sırtına yeni bir borç yükü yüklemedi"

Ekonominin işleyişinin tüm yönleriyle devam ettiğini belirten Yaşar, "Türkiye daha önceki krizlere kamu maliyesi açısından girmişti. Ama bugün kamu maliyesi disipline edildi. Sağlam bir bütçe yapısı ortaya konuldu. Özel sektörün borçları ise back to back alacaklardan kaynaklanıyor. Şu andaki cari açık kamu açığı olmadığı için risk taşımıyor. Türkiye ekonomisi Amerikan ekonomisine göre mali göstergeleri daha iyi durumdadır" açıklamasını yaptı.

Krizler aslında medeniyet kayması

Doç. Dr. İbrahim Öztürk ise yaşadığımız krizlerin dünya medeniyetinde bin yılda bir yaşanan bir medeniyet kayması olduğunu belirterek, "Bana göre bu insanlığın tabi kaderidir. Ben yaşanılan krizleri Kontradief dalgaları olarak niteliyorum. 1780 yılından beri tanımladığım bu dalgaların ortalama ömrü 30 ile 60 yıl arasında. Dalgaların etkisinin geçtiği anlar dünyanın mutlu olduğu, ekonomilerin büyüdüğü, insanların huzur bulduğu anlar, dalgaların daha etkin olduğu anlar ise kriz dönemlerini yansıtıyor. Kontradief dalgalarının çıkış döneminin yükselen bir sektörü, bir de kritik girdisi oluyor. Bu dönemde yaşadığımız bu dalganın oyunbozan sektörlerinin ne olduğunu bulmak ve ekonomiye kazandırmamız gerekiyor" dedi.

IMF varmış gibi  yapıyorlar

Prof. Dr. Yusuf Tuna ise Türkiye‘de kamu maliyesinin iyi yönetilmediğini, IMF‘yle anlaşma sağlanmamasına rağmen, sanki IMF varmış gibi bir trendle yola devam edildiğini belirterek, "Hükümetin ekonomi politikalarında bir istikrar yok. Bütçeyi hükümet değil, bürokratlar yapıyor. AKP hükümeti Türkiye‘ye yönelen ilgi ve alakayı, şu anda mevcut konjonktüre dua etsin. İyi yönetilmemiştir derken ben de aslında iyi yönetemeyenlerden birisiyim. Sosyal bütçe olarak tarif edilen bu yıl ki bütçenin inde 48 milyar liralık bir faiz, 39 milyarlık borçlanma öngörülüyor. Bunun neresi Sosyal bütçe?" açıklamasını yaptı.