HÜKÜMET HÜKÜMSÜZDÜR, İKTİDAR SORUMSUZDUR

Abone Ol

Yola Milli Görüş hareketini bölerek çıktılar. Aslında 28

Şubat sürecinin mağduru değil meyvesi idiler.

Merhum Erbakan Hocamız bir yandan hakiki 28 Şubatçılarla

tek başına mücadele edip, bir yandan da ordumuzun üzerine tir tir titrerken

Onlar Ergenekon ve Balyoz davalarıyla ülkemizin yegâne

koruyucusu olan Türk Silahlı Kuvvetlerini hedefe koyup zayıflattılar.

Kendilerine, Yapmayın etmeyin, kurunun yanında yaşı da

yakmayın diyenleri, Ergenekoncu yaptılar.

Suçluları tespit edin, cezasını verin, masumları bu işe

bulaştırmayın diyenleri, Balyozcu ilan ettiler.

Bu davaların tek amacının Amerika karşıtı generallerin

tasfiye süreci olduğunu söyleyen Milli Görüşün önde gelen isimlerine bile,

ulusalcı iftirasını attılar.

Şimdi de kalkmış sebep oldukları bütün o tahribatlardan,

aldatıldık yalanlarıyla sıyrılabileceklerini sanıyorlar.

Sözüm ona Milli orduya kumpas kurulduğunu itiraf

ediyorlar

Ama bütün o projelerin baş aktörünün, on bir yıl boyunca

ne istedilerse verdikleri paralel yapı olduğunu söylüyorlar.

Oysa var olduğunu söyledikleri o paralel yapının mimarı

da kendileriydi.

***

Milli ordunun yıpratılmasının ardından, bu sefer de çözüm

süreci safsatasını başlattılar.

İmralı daki bebek katilini en yetkili ağızlarla övdüler.

Hiç utanmadan bölücü başının kendilerine yol gösterdiğini

söylediler.

Tekmili birden otuz iki televizyondan bebek katilinin

mektuplarını bu millete dinlettiler.

Gazetelerinden ve köşelerinden, ellerinde binlerce vatan

evlâdının kanı olan bir caniyi barış güvercini diye pazarladılar.

Teröristin ayağına helikopterle hâkim gönderdiler

Dağdan inen eşkıyalara miting yaptırdılar, otobüslerle

şehir turu attırdılar.

Aman çözüm sürecimize zarar gelmesin diye operasyon

yetkisini askerden aldılar, kendilerine bağlı bürokratlara verdiler.

Ardından o bürokratlara talimatlar gönderdiler

Teröristlere operasyon yapılmamasını sağladılar.

Süreç boyunca PKK nın şehirlere silah ve bomba yığmasına,

yolların altına mayın döşemesine, üzerine bir de sıcak asfalt atılmasına bile

göz yumdular.

Üstelik bütün bunların hepsini de yine kendi ağızlarıyla

itiraf ettiler.

Tünelin ucunun karanlık olduğunu söyleyenlerin, Milli

birliğe kasteden hainler olduğunu açıkladılar.

Şimdilerde yine sorumluluktan kurtulmak için, talimat

yolladıkları bölgedeki kamu yetkililerinin, görevlilerini layıkıyla

yapmadıklarını söylüyorlar.

Uyguladıkları hatalı politikalar sonucu, otuz beş yıldır

kafasına silah dayandığı halde, terör örgütünü ve uzantılarını kendi temsilcisi

olarak kabul etmeyen Kürt halkını, göz göre göre kanlı örgütün kollarına

ittiler.

Sürecin sonunda PKK nın askeri alanda, uzantılarının da

siyasi alanda tarihin en güçlü dönemini yaşamasına sebep oldular

Şimdi de kalkmış zaten varlık sebebi bu millete hainlik

etmek olan bir çeteyi, çözüm süreci dedikleri yalana ihanet etmekle

suçluyorlar.

Bu kadar şehit ailesinin, bu kadar yetim çocuğun

gözlerinin içine baka baka yine aldatıldık demeyi de ihmal etmiyorlar. 

Hâlbuki on üç yıldır bu toprakları tek başlarına

yönetiyorlar, dikensiz gül bahçesinde istedikleri gibi at koşturuyorlar.

Fakat sebep oldukları yıkımların sorumluluğunu da bir

türlü üstlenmiyorlar.

Sürekli suçlayacak birilerini arıyorlar.

Ellerindeki o devasa medya gücüyle önlerine geleni

sürekli yaftalıyorlar.

Hiç durmaksızın yeni yeni hainler üretiyorlar.

Galiba bütün bunların ardından bizlere de, on üç yıllık hükümetimiz

hükümsüzdür, şanlı iktidarımız da sorumsuzdur demek düşüyor.

ÇOCUKLARA KIYMAYIN

EFENDİLER

23 Nisan çocuk bayramı dolayısıyla ülkemizin 81

vilayetinden seçilen çocuklar itibar sarayında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğanı

ziyaret etmiş.

Çikolatalar yenmiş, şarkılar söylenmiş, hatta Erdoğan,

"Çocuklara kıymayın efendiler" bile demiş.

Kim ister ki çocuklara kıyılmasını

Çocuklara kıymayın efendiler!

Pekâlâ, 13 yıldır Irak ta, Afganistanda ya da Libyada

bu beylerin stratejik ortakları tarafından kaç çocuk öldürüldü

Ülkemizin de müttefik olarak yer aldığı bütün bu

operasyonlarda kaç çocuğun hayatı söndürüldü

Hiç saydınız mı

Adını NATO koydukları ve içinde olmaktan gurur duydukları

küresel şer ittifakı tarafından, İslam coğrafyasında kaç çocuk yetim bırakıldı

Akdeniz in karanlık suları neden Libyalı veya Suriyeli

çocukların sonu oldu

Hiç düşündünüz mü

Ya da Körfez sermayesinin petro-dolarları hatırına

kutsanan Yemen bombardımanlarında kaç çocuğun kanı akıtıldı

Hiç çetelesini tuttunuz mu

***

Anlaşılan salonlarda, saraylarda, törenlerde ya da miting

meydanlarında çocuklara kıymayın efendiler demek kolay geliyor.

Ama iş icraata gelince

Reel politik hesaplar, kanlı pazarlıklar ya da stratejik

ortaklıklar çok daha ağır basıyor.

B-52

Amerika Hava Kuvvetleri ne ait B-52 ağır bombardıman

uçakları, aralarında bizim de olduğumuz müttefiklerle varılan anlaşmaların

ardından, terörle mücadele etmek amacıyla yeniden bölgemize gönderilecekmiş.

Üstelik B-52 lerin konuşlanacağı muhtemel üslerden biri

de Adana daki İncirlik üssü olabilirmiş.

İktidara iliştirilmiş medya sanki müjde verir gibi

bildirmiş haberi.

Oysa biz B-52 ağır bombardıman uçaklarını Bağdat tan,

Felluce den, Kâbil den ya da Kandahar dan gayet iyi hatırlıyoruz.

Yaklaşık yirmi kilometre yüksekten uçtuğu için, hiçbir

uçaksavarın etki edemediği B-52 lerin özelliklerini gayet iyi biliyoruz.

B-52 lerin hiçbir hedef ayrımı gözetmeyen, aşağıdaki

kilometrelerce alanda canlı namına hiçbir şey bırakmayan, böylece askeri

literatüre de halı bombardımanı şeklinde geçen saldırılarını hiç unutmuyoruz.

Fakat durun bir dakika

Yine iktidara ilişik medyamızın bildirdiğine göre

endişelenmemize hiç gerek yokmuş.

Evet, sivil katliamları açısından B-52 lerin sicili çok

bozukmuş

Ama artık stratejik ortağımız Amerika, masum insanların

mümkün olduğunca öldürülmemesi için azami gayret sarf ediyormuş.

Bu amaçla aradan geçen zamanda B-52 ağır bombardıman

uçakları hayli geliştirilmiş.

İktidara ilişik medyamıza göre bu bilgilerin kaynağı da,

baş müttefikimizin askeri sözcülerinden biri olan Albay Steve Warren mış.

Albay Steve Warren, B-52 lerin artık yeni sistemlerle

donatıldığını söylemiş.

Albay Warren e göre, B-52 ler artık son sistem hassas

cihazlarla yönetiliyormuş

Dolayısıyla gerek görüldüğünde halı bombardımanı yerine

güdümlü füzeler de kullanılabiliyormuş.

Albay Warren, dünyadaki çeşitli üslerden kalkan

B-52 lerin 2014 ün Ağustos ayından beri Irak taki terör operasyonlarında

kullanıldığını

Güdümlü füzeler sayesinde sivil kayıpların da geçmişe

oranla hayli düşük kaldığını söylemiş.

Hatta Warren, geçmişe oranla sayısı hayli düşük kalan ve

söz konusu operasyonlarda hayatını kaybeden sivillerin sayısını bile büyük bir

övünçle açıklamış.

Ama ben, o siviller bu alçakların masasındaki birer

istatistik olmadığı için

Tam tersine her birinin bizim gibi ayrı ayrı dünyaları

olduğu için

Söz konusu rakamları buraya yazmaktan hayâ ediyorum.

Amerika yı kendilerine müttefik olarak seçenler ise

ballandıra ballandıra o istatistiklerle övünç duyabilir.

Stratejik ortaklıkları da, pek kıymetli dostlukları da,

ağır bombardıman uçakları da

Mübarek olsun.