Avrupa Birliği uğruna yıllardır tavizler veren Türkiye, nihayet AB gerçeğini görmeye başladı. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, üzerlerine düşen her şeyi yaptıklarını ancak AB‘den bir adım gelmediğini söyledi.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye‘nin AB üyelik süreciyle ilgili olarak, ‘‘ Bizler, Türk vatandaşları olarak Avrupa‘nın bize adil yaklaşmadığı, akılcı ve vizyoner davranmadığı ve AB‘nin gelecekteki ihtiyaçlarından çok bazı dar ajandalarla ve iç politik nedenlerle hareket ettiği hissine sahibiz. Türkiye, AB‘ye yönelik ‘Hristiyan Kulübü‘ algılamasını değiştirebilir ve AB‘yi gerçekten çoğulcu hale getirebilir, AB‘yi daha rekabetçi yapabilir‘‘ dedi.
AK Parti hükümetinin iktidara geldiği 2002 yılında AB üyelik sürecini ‘‘yüksek öncelik‘‘ haline getirdiğini hatırlatan Yılmaz, o dönem AB‘nin kendileri için zenginlik, özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi önemli değerleri temsil ettiğini söyledi.
O dönem Türkiye‘nin demokrasiye sahip olmasına rağmen, birçok darbe ve müdahalelerle demokrasi yolunda çok pozitif ilerlemeler sağlayamamış olduğunu anımsatan Yılmaz, Türkiye‘nin tüm bu ‘‘normal olmayan süreçlerden‘‘ kurtulması ve daha sivil yönetime sahip olması bakımından AB‘nin bu idealleri temsil eden yapılanma olarak görüldüğünü kaydetti.
Türkiye‘de o dönem halkın farklı kesimlerinin farklı nedenlerle AB üyelik sürecini desteklediğini ifade eden Yılmaz, ‘‘AK Parti olarak muhafazakâr demokratik partiyiz. Bizden önce muhafazakâr partiler AB‘ye daha şüpheci bakıyorlardı. AK Parti olarak AB‘ye bakışı değiştirdik, daha pozitif bir fikir haline dönüştürdük‘‘ diye konuştu.
Hükümet olarak bu süre içerisinde birçok reformlar hayata geçirdiklerini ve çok pozitif ilerlemeler katettiklerini belirten Yılmaz, Türkiye‘nin bu süreçten önemli faydalar sağladığını anlattı. Ancak zaman içerisinde AB‘de Türkiye‘nin üyeliğiyle ilgili ivmenin değiştiğini anlatan Yılmaz, açık bir şekilde Türkiye‘nin AB‘ye tam üyeliğinin sorgulanmaya, tam üyelik dışında seçeneklerin sunulmaya başlandığını hatırlattı. Daha sonrasında vda AB‘nin kendi iç problemlerine dönmeye başladığını ifade eden Yılmaz, ‘‘Tüm bu farklı nedenler sonrasında bizim üyeliğimize dair ivme kaybedildi‘‘ dedi ve bunun Türkiye‘de hayalkırıklığı yarattığına dikkati çekti.
Yılmaz, yine de AB üyelik sürecinin Türkiye için önemli olduğunu düşünerek, ‘‘ev ödevlerini‘‘ yapmaya devam ettiklerini bildirdi.