Holiganlık Yaparak İmanımıza Zarar Vermeyelim

Abone Ol

ALLAHIN bir kuluna verdiği en büyük nimet iman nimetidir.

İmanlı olan ve imanla ölen kişi, bir miktar ve bir müddet ceza görse de sonunda

kurtulur, ebedî saadete nail olur.

İmanın kıymetini bilelim ve Cenab-ı Hakk a bize bu ni met-i

uzmayı verdiği için şükr edelim.

Bütün gücümüzle imanımızı korumaya çalışalım.

İman nasıl korunur .. Tashih-i itikad ile, yani

inancımızın Kur ana, Sünnete, Sevad-ı Âzam a uygun olmasıyla

Sonra beş vakit namazı dosdoğru kılmakla.

İhlasla Doğru ve dürüst bir Müslüman olmakla

Efendimizin Sünnetine uymakla Bid atlerden kaçınmakla İslamın hayata

uygulanmasında, ilk üç kuşağı yani Ashabı, Tâbiîni, Tebe-i Tâbiîni (Selef-i

Sâlihîni) örnek almakla Zekat vermekle Günahlardan tevbe etmekle Ahlaklı ve

faziletli bir Müslüman olmaya çalışmakla Nefs-i emmâremizi düşman bilip onunla

büyük cihad yapmakla

Hayırlı ameller imanın parçası ve şartı değildir ama kötü

ameller, günahlar, isyanlar, azgınlıklar imana zarar verir.

Küfür sözleri imanı giderir

Öyle ameller vardır ki, imanı götürür

Başına papaz veya Mecusi şapkası geçirmek, beline zünnar

bağlamak, Tevhid de hak Teslis de haktır, Ehl-i Kitab da Cennetliktir demek

imanı ortadan kaldırır.

Muteber ve güvenilir din kitaplarında küfür sözleri ve

küfre yol açan hareketler yazılıdır. Her Müslüman bunları okumalı ve imanını

korumalıdır.

Allah mü min kullarını tek bir Ümmet yapmıştır. Bütün

mü minler kardeştir. Ümmet birliğine ve iman kardeşliğine zarar vermek imana

zarar verir.

Kur anın emirlerini, yasaklarını, öğütlerini terk etmek,

hafife almak imana zarar verir, küfre götürür.

Efendimizin (Salat ve selam olsun ona) Sünnetini inkar

etmek küfürdür.

Müctehidlerin, büyük ulema ve fukahanın üzerinde icma

ettiği zaruriyat-ı diniyeyi inkar edenler küfre düşer.

Büyük günahları utanmadan, hayâ etmeden, azgınca,

küstahça ve edepsizce açıkta ve açıkça işleyenler imanlarını tehlikeye atar.

Bunları uyarmayan ve engellemeye çalışmayan diğer Müslümanlar, emr-i mâruf ve

nehy-i münker farizasını yapmadıkları için günahkar olur.

Bir insan için imansızlıktan veya imanını kayb etmekten

daha büyük bir zarar ve ziyan düşünülemez.

İmanını yitiren bir kimse ebedî azaba, felakete duçar

olur. Bundan kötü bir şey olamaz.

Her mü minin temel endişesi, ömrünün ölümüne imanla

bitişmesi, hüsn-i hâtime olmalıdır.

Allahın rızasını, hoşnutluğunu kazanmak için, ihlasla

sadaka vermeliyiz.

Sahih-i Buharî de ve Sahih-i Müslim de, aç bir köpeğe su

verdiği için kötü bir kadının affedildiğini bildiren bir hadîs yer almaktadır.

Yine Sahiheyn de, bir kediyi haps edip açlıktan ölmesine

yol açan acımasız bir kadının Cehennemlik olduğu haber veriliyor.

Mü min ve müslim kardeşlerini sevmemek, onlara hıyanet

etmek, onların gıybetini yapmak, onların gizli günah ve ayıplarını tecessüs

etmek imana zarar verir.

Ribanın=faizin helal olduğuna inanan kafir olur.

Müslümanların tek bir Ümmet olmaları gerektiğini inkar

eden kafir olur.

Ahir zamanda Mehdinin zuhur, İsa aleyhisselamın nüzul

edeceğini inkar eden, vahim bir bid ate düşmüş olur ve bu bid at onun imanına

zarar verir. Mehdi ve Hz. İsa hakkında mânevî tevatür ve icma vardır.

Kafirleri beğenenler, onları dost ve velî edinenler

imanlarına büyük zarar vermektedir.

Ulvî dini, süflî politikaya alet edenler; din sömürüsü

yapanlar, zekatları Kur ana, Sünnete, Şeriata aykırı olarak toplayanlar,

verenler, sarf edenler imanlarına zarar veriyor.

Ehl-i Sünnet ve Cemaati darbeleyenler imanlarına ve

kendilerine inanan halkın imanına zarar veriyor.

Yalan söylemek, iftira atmak, fitne ve fesat çıkartmak,

nifak ve şikaka sebep olmak, iman kardeşliğini zedelemek zarardır.

Gerçek mü min o kimsedir ki, din kardeşleri arasında

ihtilaf ve tefrika zuhur ettiği vakit onları barıştırmaya çalışır.

Müslümanlar arasındaki kavga ve savaşı körükleyenlerde,

bu savaştan zevk alanlarda, yangını körükleyenlerde nifak alametleri vardır.

Büluğ çağından ölüme kadar geçen zaman, Müslüman için

imtihanlarla doludur.

İktidarla Cemaat arasındaki bu son kavga ve savaş sadece

taraflar için değil, hepimiz için yaman bir imtihandır.

Kur andan, Sünnetten, Şeriattan, Ehl-i Sünnet ve

Cemaatten, taqvadan, ihlastan, adaletten, insaftan, kardeşlikten, Ümmet

birliğinden, ahlak ve faziletten, hikmet-i islamiyeden, mü minleri kardeş bilip

onları sevmekten yana olalım; mürüvvetli, âdil, insaflı Müslümanlar olalım.

Holiganlık, militanlık, fanatiklik, körü körüne

taraftarlık yaparak İslama, İmana, Ümmete, kardeşliğe ve kendimize büyük zarar

vermeyelim.

**

(İkinci yazı)

Korkunç Cehalet

Okuma yazma bilmeden şoför ehliyeti alabilir misiniz

Herhangi bir memuriyete tayin edilebilir misiniz Sokak levhalarına bakarak

aradığınız bir adresi bulabilir misiniz Bir ilacın nasıl kullanılacağını

prospektüsünü okuyarak öğrenebilir misiniz Yakınlarınıza ve dostlarınıza

mektup yazabilir misiniz

Okuma yazma bilmiyorsanız, birçok şeyi anlayamazsınız,

birçok hakkınızdan mahrum kalırsınız, karanlıkta kalırsınız.

Bu anlattıklarım 1928 den sonraki Latin harfleriyle

okumak yazmak iledir.

Bir de 1928 den önceki bin yıllık millî yazımızla okuma

yazma ile ilgili cahillikler, karanlıklar vardır.

Bu bin yıllık millî yazısını bilmemek, kişiyi gerçekten

cahil kılar, karanlıkta bırakır.

Yazılı dilinizi dosdoğru bilmezsiniz Edebiyatınızı

bilmezsiniz Tarihinizi doğru dürüst bilmezsiniz

Öylesine cahil olursunuz ki, kabristana gidip büyük

dedenizin mezar taşını bulamazsınız.

Beyazıt taki büyük anıt kapının üzerindeki Türkçe

kitabeyi okuyamazsınız.

Osmanlı devlet arşivindeki belgeleri okuyamazsınız.

1928 den önce yazılmış ve yayınlanmış on binlerce değerli

kitabı okuyamazsınız.

Velhasıl sizde korkunç bir amnezi=hafıza kaybı olmuştur.

1928 den öncesini hatırlamaz, bilmezsiniz.

Dinimizi doğru anlatan eski kitaplar sizin için sanki

Çince, Tibetçedir.

Millî yazımızı bilmemek zekaları körletir, IQ su yüksek

olanları bile özürlü yapar.

Öylesine aptallaşırlar ki, ne lüzumu var efendim derler.

Osmanlıca bilmeyen anne babalara sesleniyorum: Size

olanlar olmuş, bari çocuklarımızı kurtaralım, onları kurslara gönderip

Osmanlıca öğretelim.

İngilizce öğrenmeye evet, bilgisayar öğrenmeye evet,

cebir geometri öğrenmeye evet, body bulding kursuna gitmeye evet Bin yıllık

yazımızı öğrenmeye gelince ne lüzumu var, hayır Bundan büyük hamakat olur mu

Liseli, üniversiteli imanlı ve firasetli gençler, size

hitap ediyorum: Lütfen lütfen lütfen, en kısa zamanda Osmanlıca öğreniniz.

Öğrendikten sonra her gün en az bir sayfa okumak suretiyle ilerletiniz. Sakın

cahil kalmayınız.

Bilmemek şu anda ayıp değildir ama öğrenmemek çok

ayıptır.

Sadece Latin harfleriyle asla kültürlü bir Türkiyeli

olamazsınız.

İlle de Osmanlıca, bin yıllık millî yazımız.

15.01.2014