Hokkabazlık devri!

Abone Ol

Hokkabaz; izleyeni şaşırtan, bazen güldüren bazı

düşündüren, genelde icat ortaya koyar gibi görünen ama kamuoyunda olmadık işler

yapıp hata eden zattır. Bu cümle asla ve asla sözlükten alınmamış, tamamen

bendeniz tarafından uydurulmuştur.

Şimdi gelelim sadede... Dr. Ahmet Çakar, yani resmen

Hipokrat yeminli zat, tuttu ekranlarda eski bir hokkabazlığını yeniden

sahneledi. Ne mi yaptı Sözüm ona UEFA nın organize ettiği kupalardaki kura

çekiminde hile olduğunu vurguladı. Güya kanıtladı. Tabii ki o televizyonun

sahibi de, kamuoyundaki bazı kişiler de inandılar. Programın elemanları

inandılar mı bilemem ama en azından bir tanesinin, içinden, Git be dediğine

bahse girerim. Hangisi mi O da bende saklı kalsın da işinden olmasın...

Dr. Ahmet Çakar benzeri palavraları bugüne kadar çok

atmıştır da, benden başkası foyasını ortaya dökmemiştir. Örnek mi Selçuk Dereli nin,

Denizlispor-Fenerbahçe maçından sonra UEFA ca A klasmanından B ye düşürülmesi

gibi... Fransa-İrlanda maçında Fransızların elle attığı golü veren İsveçli

Martin Hanssen in lisansının yırtıldığı gibi... Dr. Çakar bu yalanları atarken

yanındakilerden tek birinin dahi müdahale etmemesi ise bu ülke adına büyük

utançtır. Çünkü onlar bilgisiz kişiler olarak ekrana çıkmaktadırlar. Acaba

diyorum, Hipokrat mezarında bu tabloları izlediğinde acılar içinde kıvranıyor

mudur

Devam edelim... Disiplin Kurulu Gökhan Zan a iki maç

veriyor. Tahkim, birini kaldırdıktan sonra ikinciyi de erteliyor. Yuh artık!

Kırmızı kart iptal olur mu Olur. Ancak şahısta hata varsa olur. Yani hakem

kırmızıyı Ahmet e göstereceğine Mehmet e göstermişse o kart düşer. Ama Gökhan

da en azından bir olarak onanmış ise bunun ertelemesi olur mu hiç. Bu,

hokkabazlığın doruk noktasıdır artık. Tıpkı, Meireles in cezasının hakemi

yalancı olarak gösterip yüzde seksen indirilmesi gibi...

Şimdi sonuç... Bu federasyon, lig bittikten hemen ertesi

günü basın toplantısı ile görevi bıraktığını açıklaması gerekir. Baksanıza o

kadar uçtular ki, Fenerbahçe ve Galatasaray ın Avrupa daki başarısını bile

kendilerine bağlıyorlar. Televizyonlara gelince, onlar özel, biz karışamayız.

Ama toplumu daha fazla kandırmalarına izin verenler vicdanlarında eninde

sonunda hesaplaşma durumunda kalacaklardır.