Hocanın dediğini tut

Abone Ol

"Hocanın dediğini tut, yaptığını yapma" diye bir atasözümüz vardır.

Bu söz, bir çok insanımız tarafından tek yönlü olarak hocaları tenkit için kullanılır.

Halbuki her sözün nerede nasıl ve niçin söylendiği araştırılmadan akla gelen şekliyle yorumlanıp anlatılırsa eksik olur.

Yüzme hocası, öğrencilerine su üstünde durmayı ve bir kaç kulaç atmyı öğrettikten sonra denize götürüp "Şuradan ileri gitmeyiniz ve buradan deniz kenarına doğru yüzünüz" dedikten sonra kendisi şöyle bir denizin derin yerlerine kulaç atsa, öğrencilerden biri de "Biz de gidelim" dediğinde öbür öğrenci "Hocanın dediğini tut, yaptığını yapma" dese atasözü bir başka anlaşılır.

Tefsir usulü derslerinde bir ayete en az on altı yönden bakmanın yolları öğretilir:

1-     Dal bil ibare

2-     Dal bil işare

3-     Dal bil delale

4-     Dal bil iktiza

Bu yönlerin de dörder yönü vardır ki on altı eder.

Aslında Edebiyat öğretmenleri, şiir, nesir, atasözü gibi önemli sözlerin bir kaç yönünden bakmasını öğreterek öğrencilerin at gözlüğü gibi tek yönden görmelerini değil çok yönlü anlamalarını sağlamış olur.

"Amelsiz alim, elinde fener bulunduran köre benzer. Başkasına yol gösterir ama kendisi görmez" sözümüz de tek yönlü anlaşılan kelamı kibarlardandır.

Bu atasözünün kaynağı bir Hadisi şeriftir.

Taberaninin Mucemi Kevirinde, Cündüb bin Abdullahtan rivayet ettiği bu anlamdaki hadiste "Kendini yakar başkasına ışık verir" diye rivayet edillmiş.

Bakara süresinin 44 üncü ayetinde Rabbimiz: "Siz, insanlara iyiliği emreder de kendinizi mi unutursunuz" buyurur.

Bu atasözü hailine gelen Hadisi şerif daha fazla amelsiz alimleri tenkit için söylenir.

Halbuki aynı sözün içinde amelsiz alimin de o ışıktan yararlanması anlatılır.

Rabbimiz, Nisa süresinin 85 inci ayetinde bir iyiliğe aracılık yapana o iyilikten pay vardır" ayetiyle , Sevgili peygamberimizin "Hayra delil olan o hayrı işlemiş gibidir" hadisi, yol gösterenlerin de o yol göstreme işinden sevabını alacağını haber verir. Ayrıca Şeyh Sadi Şirazi, Gülistan isimli eserinde bu atasözünü verdikten sonra "Alimin ışğıyla yolu bulanlar, körü de aynı yola götürürler" diyor.

Asıl olan ilimle amel etmektir.

Buna bir örnek de Hadisçi Ameş ile Ebu Hanife hazretleri arasında geçen bir oldır:

Ebu Hanife, sorulan bir sorunun cevabını verir.

Ameş, bu cevabın delilini sorunca Ebu Hanife "Senden dinlediğim filan Hadis" der.

Bunun üzerine Ameş. "Bizler eczacıyız, sizler dotorsunuz" der.